Av. Talip Ersöz
Bir rivayete göre, Moğol hükümdarlarından Olcayto, sinirlenerek bir celsede hanımını üç talakla boşar. Öfkesi yatıştıktan bir müddet sonra pişman olur. Sünni âlim ve fakihlerini toplayarak verdiği talak hükmünü onlara sorar. Âlimler, talakın sahih olduğunu ve hanımıyla bir daha da evlenemeyeceğini ifade ederler.
Vezirlerinden biri hükümdara şöyle der; “Hille fakihlerinden biri, bu talakın batıl ve geçersiz olduğunu iddia ediyor.” Hükümdar Olcayto, hiç zaman kaybetmeden allameyi sarayına davet eder. Allame, İrana geldiğinde hükümdar bir toplantı tertip ederek bütün İslam âlimlerini davet eder. Allame iki adil şahit olmadan padişah eşini boşadığı için; boşanmaya geçersiz fetvası verir. Padişah Olcayto, Allame Hilli’nin delillerini, bilgisini ve açıklamalarını duyunca oldukça etkilenir ve ona karşı özel bir ilgi duymaya başlar.
Bu olaydan sonra Olcayto, farklı mezheplerin alimlerini bir araya getirdi ve bazı ihtilaflı konuları tartışmaya açtı. Allame Hilli, Moğol hükümdarının kurduğu münazara oturumlarında hilafet makamının Hz. Ali’nin (a.s) hakkı olduğunu güçlü ve sağlam delillerle ispatladı. Bu münazaranın bitiminde Moğol hükümdarı, Caferi fıkhını kabul etti. Daha sonra da Hükümdar Mahmut Hudabende lakabını takındı. Daha sonra, İran genelinde Cuma hutbelerinde 12 imamın (a.s) adının anılmasını ve onların adına para basılmasını emretti. Bu arada, Allame Hılli, imamet hususunu ele aldığı “Minhacu’l Keramet fi Marifeti’l İmamet” adlı değerli kitabı sultan Olcayto için kaleme aldı.
Bunun üzerine Memlük sarayı, bu kitaba karşı bir reddiye yazması için İbn-i Teymiye’yi görevlendirir ve karşılığında bolca ihsanda bulunur. O da bu eseri çürütmek amacıyla “Minhacüs-Sünnetin-Nebeviyye fi nakdi kelamiş-Şîati vel-Kaderiyye” adlı kitabı kaleme alır.
İbn-i Teymiye’nin, İmam Hüseyin (as) hakkındaki hezeyanı;
“Hüseyin b. Ali’nin kıyamı ne dinin ve ne de dünyanın ıslahı için değildi. Hüseyinin kıyamında ve kıyam ederken öldürülmesinde o kadar fesad vardı ki eğer evinde otursaydı insanlar arasında onun kıyamının fesatları yayılmazdı.” (İbn-i Teymiyye, Minhacus-sünne, 4/530)
Devam edecek