<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Av. Talip Ersöz &#8211; Hak Yolu Haber</title>
	<atom:link href="https://www.hakyoluhaber.com/category/kose-yazilari/talip-ersoz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.hakyoluhaber.com</link>
	<description>Hak Yolda, Doğru Haberle.</description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 Mar 2026 07:45:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.hakyoluhaber.com/wp-content/uploads/2025/09/hak-yolu-haber-1-1-150x150.jpg</url>
	<title>Av. Talip Ersöz &#8211; Hak Yolu Haber</title>
	<link>https://www.hakyoluhaber.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kızıl İksirin İzinde: Şehadet Destanı- Av. Talip Ersöz Yazdı</title>
		<link>https://www.hakyoluhaber.com/kose-yazilari/kizil-iksirin-izinde-sehadet-destani/</link>
					<comments>https://www.hakyoluhaber.com/kose-yazilari/kizil-iksirin-izinde-sehadet-destani/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Talip Ersöz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 07:42:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Av. Talip Ersöz]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hakyoluhaber.com/?p=4129</guid>

					<description><![CDATA[I. Kuruluş: Kanla Yoğrulan Temel Güneşin henüz icat edilmediği karanlıklardan geldik; avuçlarımızda köz, sırtımızda dünya yükü&#8230; Bu yol ki sıradan bir geçit değil, varlığın Hüdaya açılan kapısıdır. Biz o taşların arasına kum değil, şahdamarımızdan süzülen kızıl nehirleri kattık. Her bir taş, &#8220;Lâ&#8221; tokmağıyla dövüldü ve &#8220;İllâ&#8221; mührüyle yerine sabitlendi. Biz bu yolu döşerken gökyüzünü yorgan, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>I. Kuruluş: Kanla Yoğrulan Temel</p>



<p>Güneşin henüz icat edilmediği karanlıklardan geldik; avuçlarımızda köz, sırtımızda dünya yükü&#8230; Bu yol ki sıradan bir geçit değil, varlığın Hüdaya açılan kapısıdır. Biz o taşların arasına kum değil, şahdamarımızdan süzülen kızıl nehirleri kattık. Her bir taş, &#8220;Lâ&#8221; tokmağıyla dövüldü ve &#8220;İllâ&#8221; mührüyle yerine sabitlendi. Biz bu yolu döşerken gökyüzünü yorgan, yeri döşek belledik; her bir adımı Tevhid’in sarsılmaz sütunları üzerine bina ettik.</p>



<p>II. Vazgeçiş: Masivadan Hicret</p>



<p>Duyun ey dünya hırslıları! Bu mukaddes yola niyet eden, önce kendi nefsini kurban sofrasına yatırır. Öyle bir vazgeçiş ki bu; gözün gördüğü, gönlün tutulduğu ne varsa –evlat, ayal, mal ve dahi hayal– hepsini eşikte bırakır. &#8220;Geç!&#8221; diyor hakikat; sevginden geç, benliğinden geç, aynadaki aksinden geç&#8230; Çünkü bu yol, iki kişilik bir yükü kaldırmaz. Ya O kalacaktır kalbinde, ya da sen kapının dışında!</p>



<p>III. Vuslat: Kibrit-i Ahmer ve Dönüş</p>



<p>Ve ey Aşk! Sen ki dokunduğun her bakırı altına çeviren o gizemli Kibrit-i Ahmer’sin. Varlığımızı senin potanda erittik, küle döndük de yine de sitem etmedik. Ey Sevgili! Sen; dervişin devranı, gurbetin sılası, dönüşlerin en muazzamısın. Ruhumuz senin iklimine doğru esen bir rüzgârdır artık.</p>



<p>IV. Hatime: Feda ve Şükür</p>



<p>Bir can dediğin nedir ki? Avuçta tutulan bir nefeslik emanet&#8230; Bizim katımızda hesabın hükmü yoktur. Göğsümüzde bin can çarpsaydı eğer, binini de senin yolunun tozuna toz eylemeye ant içmişiz. Her bir zerremiz feryat değil, şükür bestesi fısıldar.</p>



<p>Talip Ersöz</p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hakyoluhaber.com/kose-yazilari/kizil-iksirin-izinde-sehadet-destani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TEKFÎRCİ İBN-İ TEYMİYE -1</title>
		<link>https://www.hakyoluhaber.com/kose-yazilari/tekfirci-ibn-i-teymiye-1/</link>
					<comments>https://www.hakyoluhaber.com/kose-yazilari/tekfirci-ibn-i-teymiye-1/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Talip Ersöz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2026 15:42:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Av. Talip Ersöz]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hakyoluhaber.com/?p=3676</guid>

					<description><![CDATA[Av. Talip Ersöz Bir rivayete göre, Moğol hükümdarlarından Olcayto, sinirlenerek bir celsede hanımını üç talakla boşar. Öfkesi yatıştıktan bir müddet sonra pişman olur. Sünni âlim ve fakihlerini toplayarak verdiği talak hükmünü onlara sorar. Âlimler, talakın sahih olduğunu ve hanımıyla bir daha da evlenemeyeceğini ifade ederler. Vezirlerinden biri hükümdara şöyle der; “Hille fakihlerinden biri, bu talakın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Av. Talip Ersöz </p>



<p>  Bir rivayete göre, Moğol hükümdarlarından Olcayto, sinirlenerek bir celsede hanımını üç talakla boşar. Öfkesi yatıştıktan bir müddet sonra pişman olur. Sünni âlim ve fakihlerini toplayarak verdiği talak hükmünü onlara sorar. Âlimler, talakın sahih olduğunu ve hanımıyla bir daha da evlenemeyeceğini ifade ederler.</p>



<p>Vezirlerinden biri hükümdara şöyle der; “Hille fakihlerinden biri, bu talakın batıl ve geçersiz olduğunu iddia ediyor.” Hükümdar Olcayto, hiç zaman kaybetmeden allameyi sarayına davet eder. Allame, İrana geldiğinde hükümdar bir toplantı tertip ederek bütün İslam âlimlerini davet eder. Allame iki adil şahit olmadan padişah eşini boşadığı için; boşanmaya geçersiz fetvası verir. Padişah Olcayto, Allame Hilli’nin delillerini, bilgisini ve açıklamalarını duyunca oldukça etkilenir ve ona karşı özel bir ilgi duymaya başlar.</p>



<p>Bu olaydan sonra Olcayto, farklı mezheplerin alimlerini bir araya getirdi ve bazı ihtilaflı konuları tartışmaya açtı. Allame Hilli, Moğol hükümdarının kurduğu münazara oturumlarında hilafet makamının Hz. Ali&#8217;nin (a.s) hakkı olduğunu güçlü ve sağlam delillerle ispatladı. Bu münazaranın bitiminde Moğol hükümdarı, Caferi fıkhını kabul etti. Daha sonra da Hükümdar Mahmut Hudabende lakabını takındı. Daha sonra, İran genelinde Cuma hutbelerinde 12 imamın (a.s) adının anılmasını ve onların adına para basılmasını emretti. Bu arada, Allame Hılli, imamet hususunu ele aldığı &#8220;Minhacu&#8217;l Keramet fi Marifeti’l İmamet” adlı değerli kitabı sultan Olcayto için kaleme aldı.</p>



<p>Bunun üzerine Memlük sarayı, bu kitaba karşı bir reddiye yazması için İbn-i Teymiye&#8217;yi görevlendirir ve karşılığında bolca ihsanda bulunur. O da bu eseri çürütmek amacıyla “Minhacüs-Sünnetin-Nebeviyye fi nakdi kelamiş-Şîati vel-Kaderiyye” adlı kitabı kaleme alır.</p>



<p>İbn-i Teymiye&#8217;nin, İmam Hüseyin (as) hakkındaki hezeyanı;</p>



<p>“Hüseyin b. Ali&#8217;nin kıyamı ne dinin ve ne de dünyanın ıslahı için değildi. Hüseyinin kıyamında ve kıyam ederken öldürülmesinde o kadar fesad vardı ki eğer evinde otursaydı insanlar arasında onun kıyamının fesatları yayılmazdı.” (İbn-i Teymiyye, Minhacus-sünne, 4/530)</p>



<p>Devam edecek                                                                                                                                                                      </p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hakyoluhaber.com/kose-yazilari/tekfirci-ibn-i-teymiye-1/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
