<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Analiz ve Röportaj &#8211; Hak Yolu Haber</title>
	<atom:link href="https://www.hakyoluhaber.com/category/analiz-ve-roportaj/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.hakyoluhaber.com</link>
	<description>Hak Yolda, Doğru Haberle.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 18 Feb 2026 06:40:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.hakyoluhaber.com/wp-content/uploads/2025/09/hak-yolu-haber-1-1-150x150.jpg</url>
	<title>Analiz ve Röportaj &#8211; Hak Yolu Haber</title>
	<link>https://www.hakyoluhaber.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Batı Asya savaşın eşiğinde mi, yoksa stratejik bir çıkmazda mı?</title>
		<link>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/bati-asya-savasin-esiginde-mi-yoksa-stratejik-bir-cikmazda-mi/</link>
					<comments>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/bati-asya-savasin-esiginde-mi-yoksa-stratejik-bir-cikmazda-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakyolu Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 06:39:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz ve Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hakyoluhaber.com/?p=4058</guid>

					<description><![CDATA[ABD-İsrail konuşlanmalarının genişlemesiyle Batı Asya’da gerilim yükseliyor; senaryolar statükonun sürmesinden sınırlı saldırılara ya da topyekün savaşa kadar uzanıyor. Ne olacak?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em>ABD-İsrail konuşlanmalarının genişlemesiyle Batı Asya’da gerilim yükseliyor; senaryolar statükonun sürmesinden sınırlı saldırılara ya da topyekün savaşa kadar uzanıyor. Ne olacak?</em></p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://ydh.com.tr//images/logo2.png" alt=""/></figure>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p><strong>YDH-</strong>&nbsp;Ali Jezzini, el-Meyadin için kaleme aldığı analizde, Amerika Birleşik Devletleri’nin işgalci İsrail ile İran arasında artan gerilimler ortamında Batı Asya’daki askeri duruşunu inceliyor. Yazar, önceki bir değerlendirmeden hareketle ayrıntılı kuvvet konuşlandırmalarından ziyade daha geniş stratejik tabloya odaklanıyor; mevcut konuşlanmaların ne anlama geldiğini irdeliyor ve önümüzdeki günlerde en olası senaryoları ele alıyor.&nbsp;Makale, güç analizi, tırmanma dinamikleri ve oyun teorisi çerçevesini bir araya getirerek, her aktörün kararlarını şekillendiren siyasi, ekonomik ve stratejik kısıtlamaları dikkate alıyor. Statükonun sürmesinden sınırlı saldırılara ya da tam ölçekli bir savaşa uzanan olası sonuçlar değerlendiriliyor.</p>
</blockquote>



<p>***</p>



<p><strong>Kuvvet konuşlandırma güncellemesi</strong></p>



<p>Şu ana kadar Körfez’de büyük ölçekli bir üs tahliyesi gerçekleşmedi. Yakıt ikmal uçakları, büyük insansız hava araçları, elektronik harp platformları ve sinyal istihbarat unsurlarının önemli bir bölümü konuşlandırılmaya devam ediyor. Muvaffak es-Salti Hava Üssü’ndeki uçak sayısı şu şekilde artırıldı:</p>



<p>24 adet F-15E: Büyük olasılıkla ilerleyen aşamalarda önleme veya taarruz uçağı olarak kullanılacak.</p>



<p>30 adet F-35A: Yer hedeflerine saldırı ve özellikle hava savunmasını imha etme amaçlı gizli uçaklar.</p>



<p>6 adet EA-18G: Elektronik harp uçakları.</p>



<p>12 adet A-10C: Yavaş hızları ve 30 mm’lik toplarıyla saldıran insansız hava araçlarını önlemek üzere kullanılacak kara saldırı uçakları.</p>



<p>36 adet F-16: F-15’lerle benzer görevlerde kullanılacak.</p>



<p>12 adet F-22: Derin nüfuz ve öncü sorti görevleri için hava üstünlüğü sağlayan savaş uçakları.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="http://ydh.com.tr/resimler/images/1111111111111111(4).jpg" alt=""/></figure>



<p>Ayrıca, İran’ın kısa menzilli balistik füzelerine karşı savunma amacıyla Körfez ülkelerine birkaç ek Patriot füze bataryası konuşlandırıldı. Katar’daki el-Udeyd Hava Üssü’nde bir Patriot füze bataryasını gösteren bir görüntü dolaşıma girdi. Çevredeki Körfez ülkeleri, Amerikan üslerini hedef alan İran insansız hava araçlarının önlenmesinde büyük olasılıkla rol oynayacak.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="http://ydh.com.tr/resimler/images/222222222222222222(3).jpg" alt=""/></figure>



<p>ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln, Arap Denizi’nde kalmaya devam ediyor ve İran kıyılarına 500–600 kilometreden daha yakın bir mesafede seyrediyor; zaman zaman bu mesafeyi 800–1000 kilometreye kadar çıkarıyor. Bu mesafeler, JASSM ve benzeri havadan fırlatılan uzun menzilli mühimmatlar dışında, uçak gemisinden havadan yakıt ikmali yapılmadan taarruz operasyonlarına izin vermiyor.</p>



<p>USS Gerald R. Ford uçak gemisiyle ilgili olarak ise henüz kesinleşmiş bir bilgi bulunmuyor. Batı Asya’ya doğru yelken açmaya başladığı ve Akdeniz’e ulaşmasının yaklaşık bir hafta süreceği ifade ediliyor. İşgal altındaki Filistin kıyılarının batısında kalması halinde, muhtemelen muhrip gemileri ve füze saldırıları yoluyla hava savunma operasyonları için konumlanacaktır.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="http://ydh.com.tr/resimler/images/333333333333333333333.jpg" alt=""/></figure>



<p>Rusya ve Çin’den İran’a çok sayıda tanımlanamayan ekipman sevkiyatı gerçekleştirildi. Bunlardan bazılarının, intihar dronlarını engelleme ve iniş durumunda hızlı müdahale açısından önemli olacak şekilde modernize edilmiş Mi-28NME helikopterleri olduğu doğrulanmış olsa da sevkiyatların büyük kısmının tam entegre sistemlerden ziyade radar sistemleri, elektronik harp ya da genel olarak hava savunma kabiliyetleriyle ilgili olması muhtemel görülüyor.</p>



<p>Geçtiğimiz günlerde Amerikan kuvvetleri, İslam Devrim Muhafızları Ordusu tarafından Şahid-129 olarak tanımlanan ve Arap Denizi’nde Abraham Lincoln uçak gemisi grubunu takip ettiği bildirilen bir insansız hava aracını düşürdü.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="http://ydh.com.tr/resimler/images/44444444444444.jpg" alt=""/></figure>



<p>Dikkat çekici olan husus, bu insansız hava aracının İran kıyılarından yaklaşık 700 kilometre uzakta, yaklaşık 200 kilometrelik görüş hattı yönlendirme sınırlarının ötesinde uçuyor olmasıydı. Bu durum, insansız hava aracının ya bir dizi röle insansız hava aracına bağlı olduğunu ya da bu mesafede operasyon yapmasını sağlayan uydu iletişim sistemleriyle donatıldığını düşündürüyor.</p>



<p>İran’ın hedefleme stratejisinde şu anda eksik olan en önemli unsurun, özellikle uzun menzilli istihbarat, gözetleme ve keşif kabiliyeti olduğu belirtilmelidir. Çin’in sivil uydu görüntülerini düzenli olarak yayımlaması, bu alanda gelecekte olası bir Çin desteğine işaret edebilir; Çin bu desteği resmen inkâr edebilir. Pratikte, bu tür bir yardım, büyük olasılıkla eğitim gerektirecek herhangi bir silah sisteminden daha değerli olacaktır.</p>



<p><strong>Bir oyun teorisi modeli</strong></p>



<p>Yukarıda belirtilen veriler ile her tarafın beklediği ya da kaçınmaya çalıştığı riskler ve getiriler kullanılarak bir oyun teorisi modeli uygulandığında sonuçlar şu şekildedir:</p>



<p>A seçeneği, ABD’nin varlığı ve baskısı da dahil olmak üzere mevcut durumun devamıdır.</p>



<p>B seçeneği, fiyat artışı potansiyeline sahip sınırlı saldırıları içermektedir.</p>



<p>C seçeneği ise topyekûn bir savaştır.</p>



<p>Kazançlar minimum -10 ile maksimum +10 arasında değerlendirilmektedir.</p>



<p>Model, İsrail’in zaman kısıtlamalarına duyarlılığını ve stratejik fırsatın bir daha ortaya çıkmayabileceği yönündeki endişelerini (Trump’ın istisnai konumu, ABD’nin doğuya yönelen stratejik odağı, azalan kamuoyu desteği gibi unsurlar) dikkate almaktadır. Sonuçlar, ABD’nin A seçeneğini tercih ettiğini, ancak bu senaryoda İsrail’in sınırlı bir kayıp yaşadığını göstermektedir.</p>



<p>B seçeneği, rejim değişikliği olasılığı hesaba katılmaksızın, İsrail rejimine bir miktar, Amerika Birleşik Devletleri’ne ise daha az fayda sağlamaktadır. Rejim değişikliği olasılığı iki şekilde modellenmiştir: sınırlı saldırılar altında yüzde 10 ve karar alıcıların bu olasılığın yüksek olduğuna inanması durumunda yüzde 50. Genel hesaplamalar, bu özel senaryo dışında, açık savaşı tercih eden İran haricinde önemli ölçüde değişmemektedir.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="http://ydh.com.tr/resimler/images/555555555555555555555.jpg" alt=""/></figure>



<p><strong>Olası savaş senaryoları</strong></p>



<p>23 Ocak’ta yayımlanan önceki makalenin kaleme alındığı dönemde, Amerikan varlığının sınırlı olması ve 14 Ocak’ta olası bir saldırıya dair söylentiler arasında, İran’daki yüksek alarm durumuna rağmen, İran hava sahası dışından yapılan kalkışlar haricinde ABD uçak sayısı yetersizdi.</p>



<p>O dönemde büyük ölçekli hava savunma sistemleri ve elektronik istihbarat unsurları tam olarak konuşlandırılmamıştı. O zamanki değerlendirme, bir saldırı olasılığının orta düzeyde olduğu ve İran’ın Ürdün’deki Muvaffak es-Salti üssünü hedef alan bir yanıtının, üssü sınırlı bir çatışma için “kum torbası” olarak kullanırken İsrail rejimini sonuçlardan koruyarak, muhtemel Amerikan tercihleriyle örtüştüğü yönündeydi.</p>



<p>İran’ın mesajı açıktı: Herhangi bir saldırı, topyekün savaş anlamına gelecekti. Bu mesaj Amerikan tutumunu değiştirdi ve Trump’ın yeniden düşünmesine neden oldu.</p>



<p>Şu anda, Körfez Savaşı ya da Irak işgali sırasında olduğu gibi beş uçak gemisi grubunun veya 1991 Körfez Savaşı’ndaki altı uçak gemisinin konuşlandırıldığı ölçekte bir Amerikan gücü bulunmuyor. Ancak mevcut durum A ve B senaryolarını mümkün kılmakta ve ABD her ne kadar kaçınmaya çalışsa da C senaryosuna yol açabilecek bir zemin oluşturmaktadır.</p>



<p>Trump’ın savaşsız tavizler koparmayı tercih ettiği açıktır; ancak İran’ın nükleer programının tamamen durdurulması konusunda taviz vermesi olası görünmemektedir. Daha muhtemel senaryo, önceki aşamaların sonuçlarına bağlı olarak ardışık aşamalar ve hedefler etrafında yapılandırılmış, birkaç gün ya da hafta sürecek bir kampanyayı içermektedir:</p>



<p>İran hava savunmasının imha edilmesi yoluyla operasyonel özgürlüğün sağlanması.</p>



<p>Balistik füze fırlatmalarının engellenmesi, fırlatma kapasitesinin mümkün olduğunca azaltılması ve özellikle işgal altındaki topraklardaki hassas bölgeleri hedef alan füzelerin çoğunun önlenmesi.</p>



<p>İlgili ekipmanları imha etmek için istihbarat birimlerinin harekete geçirilmesi.</p>



<p>İnternet kesintileri sırasında daha önce yapılanlara benzer suikast veya sabotaj operasyonlarının gerçekleştirilmesi.</p>



<p>İran’da rejim değişikliği için çalışılması ya da Lübnan’dakine benzer şekilde istikrarsızlaştırıcı koşulların dayatılması; iç parçalanma ve meşruiyet kaybının teşvik edilmesi.</p>



<p>Tüm bu adımlar son derece zor ve belirsizdir. İran’ın direncini koruması, fırlatma kabiliyetini muhafaza etmesi, hava savunmasını tüketmesi ya da özellikle güçlü istihbaratın bu tür eylemleri mümkün kılabileceği Körfez’deki hava savunma radar sistemlerini imha etmeyi başarması durumunda sonuçlar felaket olabilir.</p>



<p>Senaryo henüz net değildir ve bir saldırı gerçekleşirse üç ana olasılık bulunmaktadır:</p>



<p>Önceki 12 günlük savaşta olduğu gibi İsrail’in ilk saldırıyı gerçekleştirmesi. Bu durumda ABD, İran’ın Körfez ve Ürdün’deki havaalanlarını hedef almayacağını ummaktadır; zira bu havaalanları istihbarat görevleri yürütmekte, yakıt ikmali yapmakta ve İran insansız hava araçlarını önleyecek uçaklar için kalkış noktası işlevi görmektedir. İran’ın bunu yapması son derece düşük bir ihtimaldir; çünkü bu, bir eli arkadan bağlı şekilde savaşmak anlamına gelecektir.</p>



<p>Eğer İsrail iyi sonuçlar elde ederse, ABD müdahale eder ve daha önce belirtilen adımları asgari maliyetle uygular. Başarısız olması ve karşı saldırıya uğraması halinde ise ABD, daha önce yaptığı gibi arabulucu rolü üstlenerek ve yalnızca petrolü koruduğunu söyleyerek ateşkes sağlamak için güç kullanma tehdidinde bulunur. Bu senaryo, Amerika ve müttefikleri için en az zarar verici, ancak başarılı olması halinde İran için en yıkıcı senaryo olduğu için muhtemel görülmektedir.</p>



<p>Baştan itibaren kapsamlı bir ABD-İsrail ortak operasyonu yürütülmesi. İran güçlerinin imhasında erken başarı sağlanamazsa, özellikle Körfez’deki Amerikan güçlerine karşı ayrılan cephanelik ile İsrail’e karşı ayrılan cephaneliğin farklı olması nedeniyle, bölge genelinde kapsamlı bir İran yanıtı gündeme gelecektir.</p>



<p>Bu senaryonun İran tarafından tam bir rejim değişikliği savaşı olarak algılanmaması ve nihayetinde C seçeneğine yol açmaması son derece düşük bir ihtimaldir. Bu, İsraillilerden çok Amerikalılar için tehlikeli bir sonuçtur ve Trump’ın geçmişi, yüksek riskli eylemlerden kaçınmaya çalıştığını göstermektedir. Bu durumu “İsrail’in savaşı” olarak görüp “onlar saldırsın, biz savunalım” yaklaşımı benimseyebilir; bu da ilk senaryoyu güçlendirmektedir.</p>



<p>“Salam dilimleme” stratejisi; İran’a yönelik kuşatmanın kademeli olarak sıkılaştırılması ve İran petrol gemilerine el konulmasının başlatılması. İran petrol ihracatının yüzde 80’inin Çin’e gittiği dikkate alındığında, bu strateji Venezuela örneğine benzemektedir.</p>



<p>Wall Street Journal’a göre, bu senaryo daha önce Trump’a sunulmuş, ancak İran’ın karşı önlemleri ve petrol fiyatlarını yükseltme riski nedeniyle reddedilmiştir. Petrol burada hassas bir konudur; zira varil başına 90-100 dolara doğru uzun süreli bir yükseliş, ABD’yi ekonomik durgunlukla karşı karşıya bırakabilir ve bu da ara seçimler öncesinde felaket bir tablo anlamına gelir.</p>



<p>Bu strateji, İran’ın karşılık vermesi halinde kaba kuvvet tehditleriyle ya da İran’ın karşılık vermemesi durumunda ABD’nin İran elitleri içindeki bölünmeler olarak algılayabileceği unsurlar üzerinden uzlaşma vaatleriyle desteklenebilir. Biden yönetimi, El-Aksa sürecinden sonraki ilk yılda İranlılarla benzer bir yaklaşım denemiş ve sonuç genel olarak açık olmuştur. Bu nedenle İranlılar, bu senaryonun, kapsamlı bir savaşa yol açsa bile misilleme doğuracağını göstermeye devam etmektedir.</p>



<p>Şu ana kadar İranlılar, tüm yolların ya bir anlaşmaya ya da C seçeneği olan ve herkesin kaybettiği, kayıpların büyük farklılıklar gösterdiği tam bir savaşa çıktığı mesajını vermektedir. Rakamlar konusunda uzlaşma olmayabilir; dolayısıyla mesele, bazı Batılı analistlerin öne sürdüğü gibi bir çılgınlık ya da yalnızca bir şehitlik zihniyeti değil, rasyonel bir hesaplama meselesidir.</p>



<p><strong>Savaş modellemesinin sınırları ve stratejik kesinlik yanılsaması</strong></p>



<p>Modelin sunduğu şey, çeşitli aktörlerin önündeki seçenekleri özetlemeye yönelik basit bir girişimdir; kaçınılmazlık anlamına gelmez. Bu tür modeller, özellikle İran halkının direncini, birlik olma kapasitesini ve fedakârlığa dayanma gücünü ölçemez.</p>



<p>Sayısal modeller tamamen güvenilir olsaydı, ABD Savunma Bakanı Robert McNamara Vietnam Savaşı sırasında istifa etmezdi. Veriye dayalı bir yaklaşımla hareket eden McNamara, hesaplamalarının Vietnamlıların özgürlükleri ve bağımsızlıkları için fedakârlık yapma isteğini dikkate almaması nedeniyle utanç içinde görevinden ayrıldı.</p>



<p>İsrail’in özgüveninin önemli bir bölümünün yalnızca İran içindeki istihbarat ağlarından ya da belirli bilgilere erişimden kaynaklanmadığına inanıyorum. İran’ın kayıpları yaşanacaktır ve bunlar neredeyse kaçınılmazdır. Ancak bu özgüven, aşırı özgüveni, son başarıların ardından gelen büyüklük duygusunu ve bunun Batı Asya’ya hakim olunacak belirleyici savaş olabileceğine dair dini bir inancı, mevcut fırsatın bir daha ortaya çıkmayacağı yönündeki gerçek bir korkuyla birleştiriyor olabilir.</p>



<p>Amerikalılar ise tam tersine çok daha az ihtiyatlı görünmektedir. İranlıların önemli bir bölümünün saldırılara destek vereceğini ve bunu hevesle karşılayacağını varsaydıklarını düşünüyorum. Bu eğilim, bireylerde olduğu kadar büyük güçler arasında da yaygındır: hayalperestlik. Bu tür varsayımlar çoğu zaman felaketle sonuçlanan yanlış hesaplamalara yol açar; liderler kendi beklentilerinin projeksiyonlarına aşırı güvenir ve bir düşmanın zorluklara dayanma isteğini ve yeteneğini hafife alır.</p>



<p>Savaş ihtimali kesin değildir; ancak şu anda yüzde ellinin üzerindedir. Askeri konuşlanma tamamlanmak üzeredir; özellikle Boeing RC-135 keşif uçaklarının Katar’dan Girit’e çekilmesi ve E-3 AWACS uçaklarının bölgeye konuşlandırılmasıyla bu durum daha da belirginleşmiştir.</p>



<p>Her halükârda, bu değişkenler altında ve Amerika Birleşik Devletleri’ne büyük bir darbe gelmesi durumunda, potansiyel bir Amerikan geri çekilmesiyle birlikte İsrail’in bölgesel varlığı sorgulanacaktır. Böyle bir savaşın nasıl sonuçlanacağını yalnızca Tanrı bilir.</p>



<p>Şahsen en iyi senaryonun savaşın çıkmaması olduğuna inanıyorum. Direniş Ekseni’nin kayıplarını telafi etmesi birkaç yıl sürecektir ve bu süre zarfında, bu yalnızca kişisel bir değerlendirme değil, Amerika Birleşik Devletleri’nin bölgedeki varlığını azaltmak zorunda kalması da muhtemeldir. Bu nedenle İsrail, gelecekte Hindistan, Etiyopya ve Avrupa devletleri gibi yerel müttefiklerle iş birliği içinde, Amerika’ya olan bağımlılığını azaltarak bölgeye bağımsız biçimde hakim olmayı hedeflemektedir.</p>



<p><strong>Sonuç</strong></p>



<p>Sonuç olarak, mevcut durum, kaçınılmaz bir savaşa doğru yürüyüşten ziyade son derece istikrarsız bir stratejik kesişme noktasını temsil etmektedir. Devam eden askeri konuşlanma, belirli bir sonucu garanti etmeden olasılık yelpazesini genişletmektedir.</p>



<p>Sınırlı bir çatışma kâğıt üzerinde yönetilebilir görünse de, yanlış hesaplama payı son derece dardır ve İran, ABD ve İsrail saldırılarını rejim değişikliği olarak yorumlarsa topyekûn bir savaşı tercih edebilir. ABD ve İsrail yetkililerinin, herhangi bir askeri eylemin ana hedefi olarak rejim değişikliğini ilan etmekten geri durmadığı dikkate alındığında, tırmanma dinamiklerini kontrol etmek zorlaşmaktadır.</p>



<p>Her aktör zamanı, caydırıcılık güvenilirliğini, iç kısıtlamaları ve bölgesel dengeyi farklı şekilde değerlendirmekte; bu durum risk toleransı ve stratejik tercihlerde asimetri yaratmaktadır. Sonuç olarak dayanıklılık, siyasi uyum ve sürekli maliyetleri karşılama kapasitesi, ilk saldırılardan ya da teknolojik üstünlüklerden daha belirleyici olacaktır.</p>



<p>Olayların müzakereye mi yoksa çatışmaya mı evrileceği, yalnızca askeri kapasiteye değil, aynı zamanda tarafların birbirlerine dair varsayımlarının doğruluğuna ya da yanlışlığına, muhakeme yeteneklerine ve itidal düzeylerine de bağlı olacaktır.</p>



<p><strong>Çeviri: YDH</strong></p>



<p></p>
<p class="source"><b>Kaynak:</b> YDH</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/bati-asya-savasin-esiginde-mi-yoksa-stratejik-bir-cikmazda-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İran bir kaleye dönüştü: Tahran &#8216;gelmekte olanı&#8217; biliyor ve hazır</title>
		<link>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/iran-bir-kaleye-donustu-tahran-gelmekte-olani-biliyor-ve-hazir/</link>
					<comments>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/iran-bir-kaleye-donustu-tahran-gelmekte-olani-biliyor-ve-hazir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakyolu Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 07:49:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz ve Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hakyoluhaber.com/?p=4022</guid>

					<description><![CDATA[İran, Körfez’den Pakistan sınırına uzanan hat boyunca ilan ettiği kinetik tampon bölgeler, kapatılan hava koridorları ve devreye alınan ağır angajman kurallarıyla ülkeyi fiilen askeri bir kaleye çevirdi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em>İran, Körfez’den Pakistan sınırına uzanan hat boyunca ilan ettiği kinetik tampon bölgeler, kapatılan hava koridorları ve devreye alınan ağır angajman kurallarıyla ülkeyi fiilen askeri bir kaleye çevirdi.</em></p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://ydh.com.tr//images/logo2.png" alt=""/></figure>



<p><strong>YDH-</strong>&nbsp;<em>IntelSky</em>&#8216;dan Telal Nahle&#8217;nin son raporları, İran’ın &#8220;zayıf karnı&#8221; olarak görülen Güney sahillerini denizden gelecek bir istilaya karşı&nbsp;<em>Kalkan ve Mızrak&nbsp;</em>doktriniyle tahkim ettiğini, eş zamanlı olarak ABD’nin devasa hava ikmal trafiğini durdurarak &#8220;silahı namluya sürdüğünü&#8221; ve&nbsp;<a href="https://ydh.com.tr/d/35116/taliban-iran-in-abd-ye-direnci-cografi-sinirlari-asiyor">Taliban’ın</a>&nbsp;beklenmedik bir hamleyle Amerikan karşıtı hatta eklemlendiğini gösteriyor.</p>



<p>╰┈➤&nbsp;<a href="https://ydh.com.tr/d/35293/reuters-abd-ordusu-iran-la-haftalarca-surebilecek-kesintisiz-operasyona-hazirlaniyor"><em>ABD, İran ile haftalarca sürebilecek kesintisiz bir operasyona hazırlanıyor&nbsp;</em></a></p>



<p>╰┈➤&nbsp;<a href="https://ydh.com.tr/d/34286/amerika-dan-iran-a-kapsamli-savas-hazirligi"><em>Amerika&#8217;dan İran&#8217;a kapsamlı savaş hazırlığı</em></a></p>



<p>╰┈➤<a href="https://ydh.com.tr/d/34346/amerikan-baskani-iran-i-yeryuzunden-silme-sozu-verdi"><em>&nbsp;&#8216;Amerikan başkanı, İran&#8217;ı yeryüzünden silme sözü verdi&#8217;</em></a></p>



<p>Tahran yönetimi, Avrupa’nın diplomatik çözüm arayışlarını &#8220;<a href="https://ydh.com.tr/d/35344/arakci-munih-guvenlik-konferansi-sirke-donusmus">Münih sirki</a>&#8221; olarak niteleyip Berlin’in dış politikasını İsrail’e ihale ettiğini vurgulayarak masayı devirirken, sahada tarihin en kapsamlı savunma ve saldırı provasına girişti.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>❯❯❯❯❯&nbsp;<a href="https://ydh.com.tr/d/35247/trump-iran-ile-savasa-gitmekte-neden-tereddut-ediyor">Trump, İran ile savaşa gitmekte neden tereddüt ediyor?</a></strong></h3>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://ydh.com.tr/d/34450/tum-kusatma-karsisinda-iran-neler-yapiyor"><img decoding="async" src="http://ydh.com.tr/resimler/images/Ekran%20Resmi%202026-02-15%2018_56_39.png" alt=""/></a></figure>



<p>14 Şubat saat 20:30 CET itibarıyla geçilen verilere göre, İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), Fars Körfezi ve Arap Denizi hattından gelebilecek asimetrik deniz harekatı ve sınır ötesi sızma riskine karşı &#8220;<a href="https://ydh.com.tr/d/34745/kopruden-once-son-cikis-iran-abd-birbirinin-ciddiyetini-sorguluyor">Kinetik Tampon Bölge</a>&#8221; oluşturdu.</p>



<p>╰┈➤&nbsp;<a href="https://ydh.com.tr/d/35229/iran-deniz-kuvvetleri-komutani-dusmanlarin-hareketlerini-gece-gunduz-izliyoruz"><em>İran Deniz Kuvvetleri Komutanı: Düşmanların hareketlerini gece gündüz izliyoruz</em></a></p>



<p>Yani İran askeri komutası, Fars Körfezi ve Arap Denizi üzerinden gelebilecek olası&nbsp;<a href="https://ydh.com.tr/d/35213/abd-bolgeye-ikinci-bir-ucak-gemisi-gondermeye-hazirlaniyor">bir Amerikan deniz çıkarma harekatını&nbsp;</a>veya özel kuvvetlerin kıyı şeridinden sızarak stratejik tesisleri sabote etme ihtimalini&nbsp;<a href="https://ydh.com.tr/d/35178/abd-iran-tankerlerine-el-koyma-secenegini-degerlendiriyor">en yüksek tehdit seviyesi olarak&nbsp;</a>belirledi.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://ydh.com.tr/d/35328/abd-gbu-57-icin-dugmeye-basti"><img decoding="async" src="http://ydh.com.tr/resimler/images/Ekran%20Resmi%202026-02-15%2019_06_41.png" alt=""/></a></figure>



<p>Bu tehdide karşı ilan edilen &#8220;Kinetik Tampon Bölge&#8221;, belirlenen koordinatlar içerisine giren her türlü yabancı unsurun uyarı yapılmaksızın doğrudan ateş gücüyle imha edileceği, diplomasinin yerini tamamen namluların aldığı &#8220;kesin angajman&#8221; sahası anlamına geliyor.</p>



<p>╰┈➤&nbsp;<a href="https://ydh.com.tr/d/34702/iran-korfez-in-kalbine-atesten-kilit-vuruyor"><em>İran, Körfez&#8217;in kalbine ateşten kilit vuruyor</em></a></p>



<p>Tahran bu hamlesiyle, kıyı şeridindeki savunma boşluklarını ağır topçu ateşi ve füzelerle örülmüş bir &#8220;ateşten duvarla&#8221; kapatarak, çatışmayı henüz karaya ulaşmadan deniz sınırında göğüslemeyi hedefliyor.</p>



<p>╰┈➤&nbsp;<a href="https://ydh.com.tr/d/35143/iran-in-askeri-doktrininde-saldiri-odakli-yeni-donem">İran&#8217;ın askeri doktrininde saldırı odaklı yeni dönem</a></p>



<p>15 Şubat sabahı UTC 03:30’da başlayan&nbsp;A0542 &#8211; A0550 kodlu NOTAM’lar, Sistan ve Beluçistan’dan Pakistan sınırına uzanan devasa bir hattı (A0548 ve B0126 dahil) 17 bin feet (FL170) irtifaya kadar ağır topçu atışları ve taktik hava savunma birimleri için &#8220;serbest atış alanı&#8221; ilan ediyor.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://ydh.com.tr/d/34649/iran-dan-hurmuz-de-gercek-mermili-notam-hava-sahasi-kapatildi"><img decoding="async" src="http://ydh.com.tr/resimler/images/Ekran%20Resmi%202026-02-15%2019_10_09(1).png" alt=""/></a></figure>



<p>İran askeri makamları, Sistan ve Beluçistan eyaletinden Pakistan sınırına kadar uzanan kritik hattı sivil havacılığa tamamen kapatarak fiilen bir “serbest imha bölgesi” ilan etti.</p>



<p>17 bin feet yüksekliğe kadar olan hava sahasında<a href="https://ydh.com.tr/d/34703/abd-iran-in-agir-yaniti-icin-hazirlaniyor-thaad-bataryalari-mevzi-aldi">&nbsp;ağır toplar ve hava savunma sistemlerinin devreye alınacağı duyurulurken</a>, izinsiz giren her türlü hava aracının ya da sınır hattına yaklaşan unsurların uyarı yapılmaksızın tehdit kabul edilip vurulacağı bildirildi.</p>



<p>╰┈➤&nbsp;<a href="https://ydh.com.tr/d/34646/dmo-sozcusu-abd-nin-askeri-secenegi-cokmustur"><em>DMO Sözcüsü: ABD’nin askeri seçeneği çökmüştür</em></a></p>



<p>Tahran bu adımla doğu sınırında tam kontrol sağlamayı, dış kaynaklı sızma girişimlerine karşı sert bir caydırıcılık hattı oluşturmayı ve olası bir çatışma senaryosunda birliklerine geniş angajman serbestisi tanımayı hedefliyor; bölge fiilen yüksek güvenlikli bir askeri alan statüsüne taşınmış durumda.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://ydh.com.tr/d/34280/iran-dan-olasi-abd-saldirisina-karsi-cok-katmanli-askeri-hazirlik"><img decoding="async" src="http://ydh.com.tr/resimler/images/Ekran%20Resmi%202026-02-15%2019_19_58.png" alt=""/></a></figure>



<p>Hemen ardından, 16 Şubat Pazartesi günü (yani yarın) saat 11:00 UTC’de devreye girecek olan A0492 &#8211; A0506 kodlu bildirimler, petrol sahalarının kalbi Huzistan ve Fars Körfezi üzerindeki hayati B416 ve G55 hava koridorlarını sivil uçuşlara kapatarak 5 deniz mili yarıçapında &#8220;askeri harekat bölgeleri&#8221; kuruyor.</p>



<p>╰┈➤&nbsp;<a href="https://ydh.com.tr/d/34428/isfahan-iletisimleri-kesildi-f-15-ler-saldiriya-hazir"><em>İsfahan iletişimleri kesildi; F-15’ler saldırıya hazır</em></a></p>



<p>╰┈➤<a href="https://ydh.com.tr/d/34389/siraz-da-savasin-ilk-elektronik-taarruzu-basladi"><em>&nbsp;Şiraz’da savaşın ilk elektronik taarruzu başladı</em></a></p>



<p>Bu devasa savunma ağı, İsfahan’daki stratejik tesislerin radarlarının (A0521) aynı gün karartılacak olmasıyla birleştiğinde, rejimin &#8220;gelmekte olanı&#8221; bildiğini ve aktif körleme stratejisine geçtiğini kanıtlıyor.</p>



<p>Nahle&#8217;ye göre, &#8221;Washington cephesinde ise &#8220;taşların yerinden oynatıldığı&#8221; aşama sona erdi ve &#8220;nefeslerin tutulduğu&#8221; muharebe evresine&#8221; geçildi.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://ydh.com.tr/d/34675/israilli-uzman-iran-henuz-kullanmadigi-kapasitesini-devreye-sokabilir"><img decoding="async" src="http://ydh.com.tr/resimler/images/Ekran%20Resmi%202026-02-15%2019_23_27(1).png" alt=""/></a></figure>



<p>ABD’nin 155 uçuşluk devasa askeri hava trafiğini aniden seyreltmesi, askeri doktrinde kuvvetlerin muharebe pozisyonlarını aldığı ve pistlerin saldırı sortileri için boşaltıldığı &#8220;Operasyonel Duraklama&#8221;&nbsp;anlamına geliyor.</p>



<p>❯❯❯❯❯<a href="https://ydh.com.tr/d/35203/abd-nin-iran-konusundaki-korlugu"><em>&nbsp;ABD&#8217;nin İran konusundaki körlüğü</em></a></p>



<p>❯❯❯❯❯&nbsp;<a href="https://ydh.com.tr/d/35177/iran-in-caydiciligi-ve-amerika-nin-gucunun-sinirlari"><em>İran&#8217;ın caydıcılığı ve Amerika&#8217;nın gücünün sınırları</em></a></p>



<p><em>Reuters</em>&nbsp;ve&nbsp;<em>New York Times</em>’ın sızdırdığı &#8220;hedef bankası&#8221; verileri, Trump yönetiminin artık sadece nükleer tesisleri değil, bizzat &#8220;Rejimin Başı&#8221;nı, komuta-kontrol (C2) merkezlerini ve İsfahan’daki tünel şebekelerini hedef aldığını gösteriyor.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://ydh.com.tr/d/35115/wsj-iran-in-fuze-tehdidi-trump-i-umman-da-muzakere-masasina-oturttu"><img decoding="async" src="http://ydh.com.tr/resimler/images/Ekran%20Resmi%202026-02-15%2019_31_05.png" alt=""/></a></figure>



<p>Guam’dan kalkışa hazırlanan B-52 bombardıman filoları ve bölgeye sevk edilen USS Gerald R. Ford uçak gemisi, ABD’nin bölgesel üs kısıtlarını aşan &#8220;Uzun Kol&#8221; doktriniyle vurma niyetini tescilliyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">&nbsp;</h2>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>‼ Suriye semaları İsrail&#8217;in açık koridoru oldu</strong></h2>



<p><strong>Nahle&#8217;ye göre,&nbsp;sahadaki asıl teknik kırılma, tarihte ilk kez İsrail Hava Kuvvetleri’ne (IAF) ait 264 tescil numaralı ve 4512 squawk kodlu Boeing 707-300 (Re’em) tipi ağır yakıt ikmal uçaklarının, Suriye hava sahasında hiçbir stealth masking veya elektronik gizleme yapmadan, transponderları açık şekilde operasyon yürütürken saptanması.</strong></p>



<p><a href="https://x.com/Intel_Sky/status/2023030776678265063?s=20">Suriye semalarının İsrail için &#8220;açık bir koridor&#8221; haline gelmesi</a>, İran’ın yıllardır inşa ettiği bölgesel tampon bölgelerin teknik olarak çöktüğünü ve İsrail’in İran içlerine yönelik saldırı lojistiğini tamamladığını kanıtlıyor.</p>



<p>╰┈➤&nbsp;<a href="https://ydh.com.tr/d/28210/hts-israil-suriye-semalarinda-iran-fuzesi-dusurebilir-karsi-cikmayiz"><em>HTŞ: İsrail, Suriye semalarında İran füzesi düşürebilir, karşı çıkmayız</em></a></p>



<p><em>╰┈➤&nbsp;<a href="https://ydh.com.tr/d/28443/maariv-israil-in-saldirilari-colani-ye-hizmet-etti">Maariv: İsrail’in saldırıları Colani’ye hizmet etti</a></em></p>



<p>╰┈➤&nbsp;<a href="https://ydh.com.tr/d/23638/hts-suriye-nin-akp-si-mi-olacak"><em>HTŞ, Suriye&#8217;nin AKP&#8217;si mi olacak?</em></a></p>



<p>╰┈➤&nbsp;<a href="https://ydh.com.tr/d/26269/abd-nin-buyukelci-adayi-barrack-turkiye-yi-iran-rusya-ve-cin-e-karsi-konumlandiracagiz"><em>ABD&#8217;nin büyükelçi adayı Barrack: Türkiye&#8217;yi İran, Rusya ve Çin&#8217;e karşı konumlandıracağız</em></a></p>



<p>Bu kritik gelişmeye Doğu Cephesi&#8217;nden gelen sürpriz bir hamle eklendi: Taliban sözcüsü Zebihullah Mücahid, olası bir saldırı durumunda İran ile &#8220;en üst düzey kapasitede&#8221; iş birliği yapacaklarını açıklayarak Doğu sınırındaki tüm jeopolitik hesapları altüst etti.</p>



<p>Bu hamle, İran’ın Sistan-Beluçistan&#8217;da yürüttüğü NOTAM’lı savunma bariyerini bir &#8220;Doğu Duvarı&#8221;na dönüştürürken, ABD’nin bölgedeki manevra alanını daraltan asimetrik bir ittifakı fizikselleştirdi.</p>



<p>Diplomatik sahada&nbsp;<a href="https://ydh.com.tr/d/35324/rubio-trump-iran-la-anlasmayi-cok-istiyor-ancak-yol-engebeli">Marco Rubio’nun</a>&nbsp;süreci &#8220;teolojik bir tıkanıklık&#8221; olarak tanımlaması ve&nbsp;<a href="https://ydh.com.tr/d/35357/trump-in-danismanlari-iran-ile-nukleer-anlasma-ihtimalini-zayif-goruyor">Steve Witkoff ile Jared Kushner’in</a>&nbsp;Cenevre/Viyana hattındaki son diplomatik hamlesi, Washington tarafından &#8220;son bir şans&#8221; olarak pazarlanıyor.</p>



<p>Ancak&nbsp;<a href="https://ydh.com.tr/d/35364/tumgeneral-musevi-trump-iran-ile-savasirsa-ibretlik-bir-ders-alir">Tümgeneral Musevi’nin</a>&nbsp;&#8220;Trump’a bir ders vereceğiz&#8221; şeklindeki sert askeri mukabelesi ve yetkililerin X platformundaki mavi tiklerinin kaldırılmasıyla başlayan &#8220;dijital karantina&#8221;, Tahran’ın müzakere değil, muharebe hazırlığında olduğunu gösteriyor.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<h3 class="wp-block-heading"><strong>Son saha özeti</strong></h3>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Lojistik (ABD):</strong> 155 uçuşluk devasa askeri hava ikmali durduruldu. Bu &#8220;operasyonel duraklama&#8221;, kuvvetlerin muharebe pozisyonlarını aldığını ve pistlerin saldırı sortileri için boşaltıldığını teyit ediyor.</li>



<li><strong>Savunma (İran):</strong> Güney sahilleri &#8220;Kinetik Tampon Bölge&#8221; (NOTAM A0542-A0550) ilan edildi. 17.000 feet irtifaya kadar &#8220;serbest atış&#8221; yetkisiyle denizden sızma ve amfibi çıkarma riskine karşı &#8220;Güney Duvarı&#8221; kuruldu.</li>



<li><strong>Hava sahası (İran):</strong> 16 Şubat itibarıyla İsfahan radarları karartılıyor (A0521) ve Basra Körfezi üzerindeki hayati koridorlar (B416, G55) tamamen askeri harekat bölgesine dönüştürülüyor.</li>



<li><strong>Lojistik (İsrail):</strong> 264 tescilli IAF Re’em yakıt ikmal uçağı, Suriye semalarında transponderı açık şekilde faaliyet yürüterek İran içlerine yönelik uzun menzilli hava saldırısı lojistiğini tamamladı.</li>



<li><strong>Müttefik Hattı:</strong> Taliban&#8217;ın İran lehine müdahil olmasıyla Doğu sınırı bir risk olmaktan çıkıp asimetrik bir savunma kalesine dönüştü.</li>
</ul>
</blockquote>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Değerlendirme ve nihai karar</strong></h3>



<p>Nahle&#8217;nin İki ayrı raporunun verileri, bölgenin artık&nbsp;<em>karar haftasına</em>&nbsp;girdiğini ve oyunun tüm iplerinin koptuğu bir geri sayım sürecine evrildiğini kanıtlıyor; ABD&#8217;nin lojistik gürültüsünü keserek muharebe sessizliğine geçmesi, Taliban ile kurulan sürpriz ittifakın Doğu Cephesi’ni Tahran lehine güvence altına alması ve Rubio’nun çatışmayı çözümsüz bir &#8220;ideolojik tıkanıklık&#8221; olarak tanımlaması, patlamadan önceki son sessizliğin teknik bileşenleri olarak öne çıkıyor.</p>



<p>Bu süreçte asıl kırılma noktası, 16 Şubat Pazartesi günü İsfahan gibi nükleer merkezlerin radarlarının kör edilmesi ve petrol zengini Güneybatı sektörlerinin askeri operasyon bölgesine dönüştürülmesi; bu durum Tahran&#8217;ın,&nbsp;<em>Reuters</em>&nbsp;ve&nbsp;<em>NYT</em>&nbsp;sızıntılarında işaret edilen doğrudan liderlik kadrosuna yönelik bir &#8220;kafa kesme&#8221; operasyonunu mutlak bir gerçeklik olarak kabul ettiğini açıkça ilan ediyor.</p>



<p>Gelinen aşamada Washington, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin bölgeye varışıyla tetiği çekmeye hazırlanırken, Witkoff-Kushner diplomatik misyonunun eli boş dönmesi halinde sahada konuşlu devasa askeri gücün artık daha fazla beklemeyeceği ve bölgenin kaderinin önümüzdeki 48 saat içinde silahlarla çizileceği görülüyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Tüm raporlar &amp;&nbsp;IntelSky verileri derlemesi&nbsp;</strong></h3>
<p class="source"><b>Kaynak:</b> YDH</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/iran-bir-kaleye-donustu-tahran-gelmekte-olani-biliyor-ve-hazir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trump, İran ile savaşa gitmekte neden tereddüt ediyor?</title>
		<link>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/trump-iran-ile-savasa-gitmekte-neden-tereddut-ediyor/</link>
					<comments>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/trump-iran-ile-savasa-gitmekte-neden-tereddut-ediyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakyolu Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 12:41:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz ve Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hakyoluhaber.com/?p=3958</guid>

					<description><![CDATA["Trump kazanma arzusuyla ve hızlı kazanma isteğiyle motive olur. Zafer mümkün olsa da, devasa bir maliyetle gelecektir ve hızlı, kesin bir sonuç beklemek gerçekçi değildir."]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em>&#8220;Trump kazanma arzusuyla ve hızlı kazanma isteğiyle motive olur. Zafer mümkün olsa da, devasa bir maliyetle gelecektir ve hızlı, kesin bir sonuç beklemek gerçekçi değildir.&#8221;</em></p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p><strong>YDH</strong>&nbsp;&#8211; Meşkat düşünce kuruluşunun kıdemli analisti, Savunma Analizi ve Bölgesel Güvenlik Çalışmaları uzmanlarından Araş Merzbanmehr, el-Cezire kanalının internet sitesinde yayımlanan&nbsp;<a href="https://studies.aljazeera.net/en/analyses/why-trump-hesitates-go-war-iran" rel="noreferrer noopener" target="_blank">kapsamlı analizinde</a>, ABD&#8217;nin İran ile savaşa girmeme konusundaki tereddüdünün askeri yetersizlikten değil, İran&#8217;ın uyguladığı &#8220;yıpratma ve maliyet artırma&#8221; stratejisinin Trump&#8217;ın &#8220;hızlı zafer&#8221; doktriniyle uyuşmamasından kaynaklandığını vurguluyor. Özellikle 2025&#8217;teki farazi çatışmaların ardından ABD ve İsrail&#8217;in füze savunma stoklarının erimesi ve İran&#8217;ın savunma anlayışını &#8220;kullan ya da kaybet&#8221; noktasına taşıması, topyekûn bir savaşın maliyetini her iki taraf için de sürdürülemez kılıyor. Uzman, Trump&#8217;ın başkanlığını riske atacak uzun soluklu bir bataklık yerine, İran&#8217;ı istikrarsızlaştırmayı amaçlayan sembolik askeri darbeleri ve ekonomik baskıyı tercih edeceğini öngörüyor.</p>
</blockquote>



<p>Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun kaçırılmasıyla uluslararası hukukun pervasızca ayaklar altına alınmasının ardından, Orta Doğu’daki tansiyon son haftalarda dramatik bir şekilde yükseldi ve bu durum, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında doğrudan bir çatışma yaşanacağına dair spekülasyonları alevlendirdi.</p>



<p>Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a karşı neden henüz askeri bir harekâta girişmediğini anlamak hayati önem taşıyor. Washington’ın tereddüdü, ezici bir askeri kapasiteden yoksun oluşundan kaynaklanmıyor; aksine, bu kapasite fazlasıyla mevcut. Tereddüdün asıl sebebi, İran söz konusu olduğunda gücün hıza tahvil edilememesidir; oysa hız, Donald Trump’ın en çok kıymet verdiği para birimidir.</p>



<p>Batı’daki yaygın kanı, İran’ın zayıf düştüğü, kapasitesini aştığı ve sadece durumu idare etmeye çalıştığı yönünde. Ancak bu inanç, İran’la yapılacak bir savaşın hızlı, kontrol edilebilir ve nihayetinde ABD’nin lehine sonuçlanacağı şeklindeki hatalı bir fikre dayanıyor. Bu görüş, tehlikeli derecede safça.</p>



<p>İran, on yıllarını hızlı bir zafer kazanmak için değil, düşmanlarıyla gireceği herhangi bir çatışmanın uzun soluklu ve maliyetli olmasını garanti altına almak için harcadı. Stratejisi toprak fethi veya gösterişli taktiksel başarılar üzerine kurulu değildir. Bunun yerine, dayanıklılık ve bedel ödetme üzerine inşa edilmiştir. İran nakavt peşinde koşmaz; düşmanlarını kaynaklarını tüketen, siyasi sermayelerini eriten ve zamanı yutan uzun soluklu çatışmalara çekerek, en güçlü orduları bile nihayetinde bitkin düşürmeyi amaçlar.</p>



<p>İşte Amerika Birleşik Devletleri’nin tereddüt etmesinin ve özellikle Donald Trump’ın temkinli davranmasının sebebi tam da budur. Trump bir kumarbazdır, ancak intihara meyilli değildir. Zarları ancak şansın kendi yanında olduğuna inandığında ve kazancın anında geleceğini gördüğünde atar. Oysa İran farklı bir gerçekliği temsil ediyor: Devasa riskler, sınırlı kazanç, kesin bir çözüme giden makul bir yolun yokluğu ve temiz bir zaferin garantisinin bulunmayışı.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Füze savunmasının basit matematiği</h2>



<p>Gelişmiş aktörler arasındaki modern savaş, artık öncelikle silah platformları, taktikler veya doktrinle ilgili değil. Mesele, aritmetikten ibaret. Daha spesifik olmak gerekirse, her şey saldırı mühimmatları ile savunma önleyicileri arasındaki değişim oranına ve bunların arkasındaki cephaneliklerin derinliğine dayanıyor.</p>



<p>Analistler önleme oranlarına takıntılıdır: Kaç İran füzesinin düşürüldüğü veya İsrail ya da Amerikan füze savunma sistemlerinin ne kadar etkili performans gösterdiği konuşulur. Ancak asıl önemli olan savunmanın ilk gün ne kadar iyi performans gösterdiği değil, ne kadar uzun süre sürdürülebileceğidir.</p>



<p>Balistik füze savunma (BMD) önleyicileri sadece pahalı değil, aynı zamanda üretimleri de yavaştır. Saldırı füzeleri, özellikle de İran yapımı olanlar, nispeten ucuzdur ve büyük ölçekte üretilmeleri daha kolaydır. Pratikte, tek bir önleyici, tek bir füzenin imhasını garanti etmez. Gerçekte, savunmacılar başarısızlık riskini azaltmak için gelen tehdit başına sıklıkla iki önleyici ateşler. Açıkçası, bu durum savunmacı için sorunludur.</p>



<p>İran bu dinamiği anlıyor. Stratejisi, füze savunma sistemlerini hızlıca yenmekten ziyade onları tüketmek üzerine kurulu. Füzelerin yüzde 80&#8217;inin, hatta yüzde 90&#8217;ının önlenmiş olması önemsizdir; eğer savunmayı aşan o küçük yüzde ekonomik hasar verebiliyor, hava sahasını kapatabiliyor veya moralleri bozarak siyasi baskı yaratabiliyorsa, amaç hasıl olmuş demektir. Zamanla, savunma kaynakları tükendiği için sızma oranı artar.</p>



<p>Haziran 2025 İran-İsrail Savaşı, bu gerçeğin sahadaki bir örneğiydi. İsrail’in Arrow-2 ve Arrow-3 önleyicileri ciddi oranda tüketildi. ABD, THAAD bataryalarını devreye sokarak ve ABD Donanması muhriplerinden fırlatılan gemi konuşlu SM-3 önleyicilerinin yanı sıra çok sayıda MIM-401 Talon önleyicisi harcayarak &#8220;yedek güç&#8221; olarak devreye girmek zorunda kaldı. Taktiksel olarak savunma işe yaradı. Stratejik olarak ise ABD’nin tekrarlamayı göze alamayacağı bir maliyet getirdi.</p>



<p>Bir cephaneliğin derinliği, herhangi bir çatışmadaki en kritik faktördür. Yüksek nitelikli BMD önleyicilerini yerine koymak yıllar alır. En iyimser tahminlerle bile, ABD THAAD stoklarının Haziran 2025 öncesi seviyelerine dönmesi 2027 civarını bulacaktır. Bu durum, Çin’in askeri yığınağına devam ettiği ve aynı önleyicilerin Batı Pasifik’teki caydırıcılık için hayati önem taşıdığı bir dönemde gerçekleşiyor.</p>



<p>İsrail’de kullanılan her önleyici, başka amaçlar için kullanılamaz hale gelir. Füze savunma varlıkları Orta Doğu’ya her konuşlandırıldığında, bir fırsat maliyeti doğar. Amerika Birleşik Devletleri artık izole bir ortamda hareket etmiyor; sınırlı kaynaklarla çok cepheli bir rekabeti dengeliyor.</p>



<p>Buna karşılık İran’ın tek yapması gereken, saldırı cephaneliğinin kendisine karşı dizilen savunma envanterinden daha büyük kalmasını sağlamaktır. Bu açıdan bakıldığında, İran belirleyici bir avantaja sahiptir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">İran’ın yerli ekosistemi</h2>



<p>İran’ın yetenekleri, genellikle parça parça değerlendirildiği için yanlış anlaşılıyor. İran sistemleri, koordineli bir ekosistem -bir sistemler bütünü- olarak işleyecek şekilde tasarlanmıştır; her bir bileşen, İran’ın kendine has askeri-coğrafi bağlamındaki belirli roller için optimize edilmiştir.</p>



<p>İran balistik füzeleri, seyir füzeleri ve saldırı dronları, İran’ın stratejik ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde, ülkenin spesifik ortamında operasyon yapmak üzere terzi işi üretilmiştir. Bu sistemler tek başlarına çalışmak üzere tasarlanmamıştır; sürekli ve amansız bir baskı yoluyla düşman savunmasını bunaltmayı ve tüketmeyi amaçlarlar. Bu durum, mühimmatların daha yüksek bir yüzdesinin düşman savunmasını başarıyla delmesiyle baskının kademeli olarak artmasına olanak tanır ve nihayetinde çatışmanın çözümüne giden yolu açar.</p>



<p>Bu ekosistem, çoklu menzil sınıflarında balistik füzeleri, Paveh ailesi gibi seyir füzelerini, Şahid-136 gibi pervaneli saldırı dronlarını ve diğerlerini içerir.</p>



<p>İran dronlarını &#8220;etkisiz&#8221; diyerek küçümsemek, meselenin özünü kaçırmak demektir. Düşürülen dronlar bile bir maliyet dayatır. Muharebe hava devriyelerini meşgul eder ve hava savunma mühimmatlarının harcanmasını zorunlu kılar. Bu, bir yıpratma biçimidir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Ensarullah</h2>



<p>Yemen, İran’ın bölgesel stratejisinde kendine özgü bir konuma sahiptir. Sırf askeri açıdan bakıldığında, İsrail’e belirleyici darbeler indirmek için ideal bir platform olamayacak kadar uzaktır. Bu durum, bazı gözlemcilerin Ensarullah’ın rolünü marjinal veya sembolik olarak görmezden gelmesine yol açtı. Bu bir hatadır.</p>



<p>Ensarullah’ın birincil rolü İsrail’e doğrudan, belirleyici saldırılar düzenlemek değildir. Bunun yerine odak noktası deniz yoluyla baskı kurmak, ekonomik aksama yaratmak ve stratejik tacizdir. Babü&#8217;l Mendep Boğazı, küresel ticaretin büyük bir hacminin aktığı dar bir tıkanma noktasıdır.</p>



<p>Ensarullah’ın cephaneliğindeki İran tedarikli gemisavar mühimmatlarının çoğu, harp başlığı kapasitesinden ziyade menzil için optimize edilmiştir. Harp başlıkları nispeten küçüktür ve genellikle mütevazı sayılarda fırlatılırlar. Amaç savaş gemilerini tamamen yok etmek değil, başka yerlerde görevlendirilebilecek deniz varlıklarını buraya bağlamaktır.</p>



<p>Aslında Yemen, fiilen bir &#8220;varlık gösteren güç&#8221; (force in being) işlevi görüyor. Sadece inandırıcı gemisavar yeteneklerinin varlığı bile, çeşitli donanmaların ticari trafik için refakat görevleri yürütmesini zorunlu kılıyor. Savaş gemileri sınırlı bir kaynaktır; Kızıldeniz’e gönderilen her muhrip, Körfez veya Pasifik gibi bölgelerde bir eksik demektir. Ek olarak, bu tehditler sigorta primlerini artırarak Kızıldeniz’den geçiş maliyetini yükseltiyor. Sonuç olarak bazı nakliye şirketleri, gemileri için eskort koruması olsa bile riski çok yüksek görerek bölgeden tamamen kaçınmayı tercih ediyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Tasarım gereği dayanıklılık</h2>



<p>Yaygın bir analitik hata, tırmanışın ikili (binary) olduğunu varsaymaktır: İran ya devasa, belirleyici bir saldırı başlatır ya da hiçbir şey yapmaz. Gerçekte, İran’ın uzun süreli bir çatışmadaki tercih ettiği saldırı modeli, muhtemelen periyodik büyük salvolarla serpiştirilmiş küçük çaplı günlük fırlatmalardan -balistik füzeler, seyir füzeleri ve saldırı dronları- oluşacaktır.</p>



<p>Balistik füze savunma sistemleri kısa ve yoğun çatışmalar için optimize edilmiştir. Haftalarca süren sürekli teyakkuz hali ve bunun getirdiği mürettebat yorgunluğu için optimize edilmemiştir. Bakım işleri birikir. Önleme oranları yüksek kalsa bile, hazırlık seviyesi erozyona uğrar.</p>



<p>Bu mantık, İsrail ve Amerikan hava kuvvetleri için de geçerlidir. Sürekli hava savunma operasyonları, aksi takdirde taarruz görevlerinde kullanılabilecek muharebe hava devriyelerini gerektirir. Hava sahasını savunmak için bağlanan her uçak, İran’a saldıramayan bir uçak demektir. İran bunu başarı hanesine yazar.</p>



<p>Daha da önemlisi, İran’ın cephaneliği tam da bu tempoyu sürdürmek için çeşitlendirilmiştir: Balistik füzeler, seyir füzeleri ve saldırı dronları. Her sistem diğerinin zayıflığını telafi eder. Hiçbiri tek başına belirleyici değildir; ancak birlikte, savunmacıların asla dinlenmesine izin verilmeyen bir ortam yaratırlar. Göz ardı edilen gerçek şudur ki, savaşlar genellikle hangi tarafın diğerinden daha uzun süre dayanabildiğiyle karara bağlanır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Seyir füzeleri</h2>



<p>Haziran 2025 İran-İsrail Savaşı sırasında İran seyir füzeleri önemli bir rol oynamadı. Ancak bu, ABD’yi içeren olası bir gelecekteki çatışmada etkili olmayacakları anlamına gelmiyor.</p>



<p>Seyir füzeleri önemlidir çünkü balistik füzelerin çözemediği sorunları çözerler. İnsanlı uçakların daha ucuz ikameleridir. Çoğu balistik füzeden daha isabetlidirler. Alçak irtifada uçarak tespit süresini ve savunma reaksiyon pencerelerini azaltırlar. Ayrıca altyapıya saldırmak için son derece uygundurlar.</p>



<p>İran’ın seyir füzesi programı, balistik füze isabet oranları ve hava gücü sınırlamalarından duyulan hayal kırıklığının bir sonucudur. Petrol tesisleri, limanlar ve güçlendirilmiş uçak sığınakları gibi bazı hedef türleri için isabet, yıkıcı güçten daha önemlidir.</p>



<p>Son tasarım değişiklikleri, güdüm ve fırlatıcı konseptlerinde bir olgunlaşmaya işaret ediyor. Seyir füzeleri ayrıca sivil-askeri çatışmasızlığı (deconfliction) zorlaştırır. Kullanımları neredeyse hava sahasının kapanmasını garanti eder, bu da önlemeler başarılı olsa bile anında ekonomik maliyetler doğurur.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Denizcilik boyutu</h2>



<p>Körfez, Hürmüz Boğazı ve Bab el-Mendeb Boğazı, su üstü gemilerinin kara konuşlu saldırı sistemlerine kıyasla doğası gereği dezavantajlı olduğu daraltılmış ortamlardır.</p>



<p>İran’ın deniz saldırı yetenekleri genellikle Çin’inkilerle olumsuz bir şekilde kıyaslanır. Bu kıyaslama meselenin özünü kaçırır. İran’ın Körfez’de ciddi bir risk yaratmak için DF-21D tipi sistemlere ihtiyacı yoktur. Çok daha dar sularda, daha yavaş ve daha az manevra kabiliyetine sahip hedeflere karşı ve istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR) kısıtlamalarının çok daha yönetilebilir olduğu menzillerde faaliyet gösterir. Bu kapsamda, &#8220;daha kaba&#8221; gemisavar balistik füzeler ve gemisavar seyir füzeleri bile stratejik açıdan anlamlı olabilir.</p>



<p>ABD uçak gemileri artık tartışmalı kıyı şeritlerinden yüzlerce kilometre uzakta faaliyet gösteriyor. Bu riski azaltır ancak aynı zamanda daha az sorti, daha uzun uçuş süreleri, tanker desteğine daha fazla bağımlılık ve standoff (uzak mesafe) mühimmatlarına daha yoğun bir güven anlamına gelir. Bunun önemli olması için hiçbir geminin batırılmasına gerek yoktur.</p>



<h2 class="wp-block-heading">&#8220;Kullan ya da kaybet&#8221; sorunu</h2>



<p>İsrail’in üst düzey isimlere yönelik suikastları -çoğunlukla evlerinde, bazen aile üyeleriyle birlikte- yeni bir psikolojik dinamik getirdi. İranlı liderler artık sadece soyut bir rejim bekasını tartmıyor. Kişisel bekalarını tartıyorlar.</p>



<p>Bu durum, &#8220;kullan ya da kaybet&#8221; zihniyeti yaratıyor. Tırmanış başladığında itidal daha az rasyonel hale gelir. Önceden yedekte tutulan yeteneklerin kullanılmamasını gerekçelendirmek zorlaşır. İran Yüksek Ulusal Savunma Konseyi’nin, İran’ın &#8220;objektif tehdit emarelerine&#8221; dayanarak önleyici saldırılar düzenleme hakkını saklı tuttuğuna dair benzeri görülmemiş beyanı, bu yeni gerçekliğin bir kanıtıdır.</p>



<p>İran Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Abdurrahim Musevi de, son 12 günlük çatışmanın ardından İran’ın askeri doktrinini revize ettiğini, tamamen savunma pozisyonundan saldırı pozisyonuna geçtiğini ve herhangi bir saldırıya ezici bir yanıt vereceğini belirtti.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Davidson penceresi</h2>



<p>Amerika Birleşik Devletleri artık tek büyük askeri oyuncu olduğu bir dünyada faaliyet göstermiyor. Daha önce belirtildiği gibi, Orta Doğu’da ateşlenen her önleyici, Batı Pasifik’te bir fırsat maliyeti taşır.</p>



<p>2025’te THAAD ve SM-3 envanterlerinin tükenmesi, Çin ve Tayvan ile ilgili &#8220;Davidson penceresi&#8221; olarak adlandırılan dönemle çakışacak şekilde, yaklaşık 2027’ye kadar telafi edilemeyecektir.</p>



<p>İran bunu biliyor. İsrail bunu biliyor. Trump bunu biliyor. İşte bu yüzden sembolik eylem, topyekûn savaştan daha cazip geliyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">7 Ekim sonrası Direniş Ekseni</h2>



<p>İran’ın mevcut duruşuna dair ciddi bir analiz, rahatsız edici bir itirafla başlamalıdır: İran ve Hizbullah’ın yaklaşık yirmi yıldır izlediği strateji, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’e düzenlediği saldırıdan sonra çöktü. Genellikle &#8220;ne savaş ne barış&#8221; olarak tanımlanan bu strateji aptalca değildi. Aksine, uzun süre işe yaradı. İsrail’i caydırmak için bölgesel tırmanış tehdidine dayanırken, tam ölçekli bir savaşın maliyetlerinden kaçınıyordu.</p>



<p>Yıllarca İsrail, istihbarat veya yetenek eksikliğinden değil, ekonomisini ve toplumunu mahvedebilecek bir savaş riskini almak istemediği için birçok yüksek değerli Hizbullah ve İran hedefini vurmaktan kaçındı. Hizbullah’ın cephaneliği Demokles’in kılıcı işlevi gördü ve İran bu caydırıcılık dengesini güçlendirdi.</p>



<p>Bu dengeyi bozan şey Hizbullah’ın eylemleri değil, Hamas’ın 7 Ekim’deki beklenmedik başarısı ve ardından gelen psikolojik şoktu. İsrail, Gazze’de tam savaş düzenine geçti ve daha önce siyasi olarak kabul edilemez olacak maliyetleri sineye çekti. Gazze savaşı uzadıkça, çatışmayı kuzeye genişletmenin marjinal maliyeti giderek azaldı.</p>



<p>İran ve Hizbullah bu değişimi yanlış okudu. Verdikleri tepki -savaşı tetiklemeden dayanışma sinyali vermek için ayarlanmış sınırlı saldırılar- stratejik açıdan tutarsızdı. İsrail’in artık &#8220;ayar&#8221; ile ilgilenmediği bir ortamda, tırmanışı ince bir ayarla yönetmeye çalıştılar. &#8220;Ne savaş ne barış&#8221; paradigması bir tuzağa dönüştü.</p>



<p>İsrail acımasızca tırmandırdı. Nisan 2024’te Suriye’deki İran konsolosluk yerleşkesinin bombalanması, yanıp sönen kırmızı bir uyarı işareti olmalıydı. 30 Temmuz 2024’te Beyrut’ta Fuad Şükür’ün, ertesi gün Tahran’da İsmail Heniye’nin öldürülmesi olayların seyrini daha da dramatik bir şekilde değiştirdi. Eylül ayına gelindiğinde, Hizbullah’a yönelik çağrı cihazı ve el telsizi saldırıları, eski kurallardan geriye ne kaldıysa hepsini yok etti.</p>



<p>Hizbullah ve İran felç oldu; yetenek eksikliğinden değil, iki korku arasında sıkışıp kaldıkları için: Topyekûn savaş korkusu ve aciz görünme korkusu. İsrail bu felci fark etti ve istismar etti. Caydırıcılık, İran’ın stratejisi saçma olduğu için değil, kitlesel şiddetin tetiklediği siyasi ve psikolojik değişimlerin gerisinde kaldığı için başarısız oldu.</p>



<p>Bu başarısızlık önemlidir çünkü bölgedeki tırmanış dinamiklerini yeniden şekillendirdi. Eski denge yok oldu. Aktörler artık yanlış hesaplamaların daha muhtemel olduğu ve itidalin sürdürülmesinin daha zor olduğu çok daha az istikrarlı bir ortamda faaliyet gösteriyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Irak’ta ileri konuşlanma</h2>



<p>2024’ün başlarından bu yana en az takdir edilen değişimlerden biri, Ürdün’ün İran’a karşı Amerikan askeri planlamasındaki artan önemidir. İran’ın saldırı yetenekleri -kusurlu olsalar da- çoğu Körfez ülkesini tarafsız kalmaya zorlamakta başarılı oldu. İran’ın petrol, gaz, tuzdan arındırma, havacılık ve daha geniş ekonomik altyapılarına yönelik oluşturduğu tehdit, siyasi davranışları şekillendirecek kadar gerçektir.</p>



<p>Ürdün hava üsleri, pratik amaçlar bakımından İran’a İsrail hava üsleri kadar uzaktır. İran’ın kısa menzilli saldırı mühimmatları -Arap devletlerini baskı altına almak için en uygun olanlar- Ürdün’e karşı kullanılamaz.</p>



<p>Sonuç olarak Ürdün, bölgede -İsrail’in kendisi dışında- ABD’nin nispeten sınırlı İran karşı kozuyla açıkça saldırı güçleri konuşlandırabileceği tek yer haline geldi. Ürdün’den kalkan Amerikan uçakları, mesafeden, yoğunlaştırılmış savunmadan ve kıt BMD varlıklarını ekonomik kullanan kompakt bir ayak izinden yararlanarak İran’ı vurabilir.</p>



<p>İran buna Iraklı devlet dışı müttefikleri aracılığıyla yanıt verebilir ve muhtemelen verecektir. Ancak bu kart sadece belirli sayıda oynanabilir. Irak bir Yemen değildir ve oradaki İran etkisi, iç siyaset ve Irak’ın yeniden bir savaş alanına dönüşme konusundaki hassasiyetleri ile sınırlıdır.</p>



<p>Bu değişen geometri, İran’ın saldırı sistemlerini neden Irak’a ileri konuşlandırmaya ağırlık verdiğini açıklamaya yardımcı oluyor. Lübnan çok yakın ve çok açıkta. Yemen birçok sistem için çok uzak. Irak ise İsrail’e etki edecek kadar yakın ve Amerikan güçlerini tehdit etmek için kullanışlıdır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Hava gücü neden tek başına çözüm getiremez?</h2>



<p>Amerikan hava gücünün her şeye kadir olduğu ve nokta atışı saldırılarla İran sorununu çözebileceğine dair inatçı bir inanç var: Füze sahalarını yok et, üretimi felç et, liderliği başsız bırak ve çekip git. Bu inanç, gerçekliği göz ardı ediyor.</p>



<p>İran’ın saldırı sistemleri dağınık, mobil ve giderek daha fazla güçlendirilmiş durumda. Balistik füze fırlatıcılarını bulmak zor ve yok etmek daha zordur. Seyir füzeleri ve dron fırlatıcıları ucuz, mobil ve kolayca gizlenebilir niteliktedir. Sahte hedefler hedeflemeyi daha da karmaşık hale getirir.</p>



<p>Standoff (uzak mesafe) mühimmatları sınırlı ve pahalıdır. Harp başlıkları genellikle güçlendirilmiş yeraltı tesislerini yok etmek için yetersizdir. Bu tür hedeflere karşı tercih edilen silah genellikle ağır nüfuz edici bombalardır; bu da gerçek bir standoff mühimmatı değildir ve uçakların tartışmalı hava sahasına daha yakın çalışmasını gerektirir.</p>



<p>Hava gücü bedel ödetebilir. Savaşı bitiremez. Trump’ın yüzleştiği -ve kaçınmaya çalıştığı- gerçek budur.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Ekonomik savaş</h2>



<p>İran’ın Arap devletleri üzerindeki kozu, analistlerin dar bir bakış açısıyla petrol altyapısına odaklanması nedeniyle genellikle hafife alınır. Gerçekte, İran’ın ekonomik bir felaket yaratmak için petrol sahalarını yok etmesine gerek yoktur. Hava sahasını kapatabilir.</p>



<p>Sivil havacılık; küresel merkezler olan Dubai, Doha ve Abu Dabi’nin can damarıdır. Hava sahası kapanışları -geçici bile olsa- zincirleme etkilere sahiptir: Uçakların yönlendirilmesi, sigorta artışları, mahsur kalan yolcular ve itibar kaybı. Herhangi bir anda milyarlarca dolar değerinde geniş gövdeli uçak havalimanlarında açık hedef olarak beklemektedir.</p>



<p>Bu kırılganlık, Arap arabuluculuk çabalarını bölgesel uyum çağrılarından çok daha iyi açıklamaktadır. Bu devletler fedakârlıktan ötürü tarafsız değildir. Kontrol edemedikleri bir savaşta ikincil hasar (collateral damage) olmaktan kaçınmaya çalışan rasyonel aktörlerdir.</p>



<p>Sivil hava sahasının kapatılması, aynı zamanda yaklaşan çatışmanın en net erken uyarı göstergelerinden biridir. Balistik füzelerin aksine, seyir füzeleri ve saldırı dronları sivil hava trafiğinden güvenli bir şekilde ayrıştırılamaz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Trump</h2>



<p>Donald Trump, &#8220;sıcak el yanılgısına&#8221; (hot-hand fallacy) -bir dizi başarının elverişli koşullardan ziyade doğal yetenekten kaynaklandığı inancı- özellikle yatkındır.</p>



<p>Hitler, erken dönem başarılarını kaderin bir işareti sanan bir kumarbazdı. Ren Bölgesi’nin yeniden silahlandırılması, Anschluss, Çekoslovakya’nın işgali ve Fransa’nın yenilgisi, yenilmez olduğu yönündeki yanlış inancı besledi. Her kumar başarılı oldu; Almanya yenilmez olduğu için değil, rakipleri tereddüt ettiği için. Bu başarılar artan bir aşırı güvene yol açtı. Sonunda Hitler, düşmanlarının endüstriyel gücünü, nüfus gücünü ve dayanıklılığını hafife alarak pervasız bir risk aldı. Kazanan serisi feci bir başarısızlıkla sona erdi.</p>



<p>Trump’ın durumu farklı, ancak psikolojik kalıp tanıdık. Agresif tavırlarının taviz getirdiği durumları tekrar tekrar tecrübe etti. Baskının işe yaradığına inanıyor çünkü daha önce işe yaradı. Tehlike, bunun her zaman işe yarayacağını varsaymakta yatıyor.</p>



<p>İran; Venezuela, Libya veya 2003’teki Irak gibi değildir. Orta Doğu’daki en büyük balistik füze cephanelikleri de dâhil olmak üzere önemli askeri yeteneklere ve zorluklara, dış baskılara dayanmak üzere inşa edilmiş kurumlara sahip büyük, dirençli bir ülkedir. Bölgesel erişimi, direniş ve hayatta kalma odaklı kültürü, hızlı kazanmak zorunda olmadığı anlamına gelir; tek ihtiyacı olan rakiplerinin hızlı kazanmamasını sağlamaktır.</p>



<p>Trump, başarısız bir askeri kumarın bir başkanlığı nasıl yok edebileceğini biliyor. Ayrıca uzun süreli bir Orta Doğu savaşının kendi anlatısını yerle bir edeceğini de anlıyor. Bu yüzden sembolik saldırılar -ucu açık bir tırmanış olmaksızın kararlılık gösterileri- tam ölçekli bir savaştan çok daha cazip geliyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Sonuç</h2>



<p>Hızlı bir zafer illüzyonu ortadan kalktığında, geriye kalan tek şey gerçek kazananı olmayan, uzun süreli bir yıpratma savaşıdır. Bu bakış açısından, diplomasi tek gerçekçi seçenek haline gelir. Orta Doğu halihazırda bir dizi sorunla boğuşuyor ve savaşa dönüşecek herhangi bir tırmanış, dahil olan herkes için felaket olur.</p>



<p>Çinli askeri general ve stratejist Sun Tzu, meşhur sözünde şöyle der: &#8220;Bir orduyu kuşattığınızda, bir çıkış yolunu açık bırakın.&#8221; Bu, düşmanın kaçmasına izin vermek anlamına gelmez. Çinli siyasetçi ve şair Du Mu’nun Savaş Sanatı üzerine yorumunda açıkladığı gibi, amaç &#8220;ona güvenli bir yol olduğuna inandırmak ve böylece çaresizliğin verdiği cesaretle savaşmasını engellemektir.&#8221;</p>



<p>Bu mantık burada da geçerlidir. İran ve daha geniş &#8220;Direniş Ekseni&#8221;, bölgeyi ateşe verme imkânlarına sahiptir ve eğer kaybedecek hiçbir şeyleri kalmadığına inanırlarsa, bunu yapmaktan kaçınacaklarını düşünmek için çok az neden vardır. İranlı yetkililer bunu ima ettiler. Daha da önemlisi, 2026 yılı Trump başkanlığı için kritik bir yıldır. Kaçınılmaz ekonomik çöküntüsüyle birlikte Orta Doğu’da uzun süreli bir savaş uğruna başkanlığını riske atacağını hayal etmek zordur; ki bu, onun platformu için &#8220;aforoz&#8221; (anathema) niteliğindeydi ve muhtemelen hâlâ öyledir.</p>



<p>Trump kazanma arzusuyla ve hızlı kazanma isteğiyle motive olur. Zafer mümkün olsa da, devasa bir maliyetle gelecektir ve hızlı, kesin bir sonuç beklemek gerçekçi değildir. Bu yüzden, kontrol edilemeyen bir tırmanışa neden olmadan güç gösteren sembolik bir saldırının çok daha olası olduğuna inanıyorum. Bu, tıpkı kurbağayı yavaşça kaynatmak gibi, İran’ı kademeli olarak istikrarsızlaştırmayı amaçlayan artırılmış ekonomik ve siyasi baskıyla eşleştirilebilir.</p>



<p><strong>Çeviri: YDH</strong></p>



<p></p>
<p class="source"><b>Kaynak:</b> YDH</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/trump-iran-ile-savasa-gitmekte-neden-tereddut-ediyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eski CIA analistleri: Çin&#8217;in İran&#8217;a verdiği radarlar ABD’nin hava hareketliliğini kısıtlayabilir</title>
		<link>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/eski-cia-analistleri-cinin-irana-verdigi-radarlar-abdnin-hava-hareketliligini-kisitlayabilir/</link>
					<comments>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/eski-cia-analistleri-cinin-irana-verdigi-radarlar-abdnin-hava-hareketliligini-kisitlayabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakyolu Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2026 07:01:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz ve Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hakyoluhaber.com/?p=3897</guid>

					<description><![CDATA[Çin’in İran’a teslim ettiği YLC-8B tipi gelişmiş stratejik radar sistemi, Batı Asya’daki hava üstünlüğü denklemini kökten değiştirme potansiyeli taşıyor.

]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading"><em>Çin’in İran’a teslim ettiği YLC-8B tipi gelişmiş stratejik radar sistemi, Batı Asya’daki hava üstünlüğü denklemini kökten değiştirme potansiyeli taşıyor.</em></h3>



<p><strong>YDH-&nbsp;</strong>Eski CIA analistleri Larry Johnson ve Ray McGovern,&nbsp;Çin’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği stratejik teknoloji transferinin,&nbsp;ABD’nin bölgedeki askeri hareket kabiliyetini &#8220;imkansız&#8221; hale getirebileceğini öne sürdü.</p>



<p>Analist Larry Johnson,&nbsp;Çin tarafından İran’a teslim edilen&nbsp;YLC-8B tipi üç boyutlu stratejik radar sistemininoperasyonel kapasitesine dikkat çekti.&nbsp;</p>



<p>Bu sistemin en ayırt edici özelliği,&nbsp;ABD envanterinin temel taşı olan&nbsp;F-35&nbsp;gibi beşinci nesil düşük görünürlüklü (hayalet) savaş uçaklarını tespit edebilme yeteneği.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://ydh.com.tr/d/34924/pentagon-un-kabusu-thaad-in-yeterliligi-supheli"><img decoding="async" src="http://ydh.com.tr/resimler/images/Ekran%20Resmi%202026-02-09%2020_43_33.png" alt=""/></a></figure>



<p>Üstelik bu radar,&nbsp;bölgedeki GPS sinyallerini kör etme yeteneğine sahip gelişmiş bir elektronik harp modülüyle birlikte konuşlandırılmış durumda.</p>



<p>Sistemin sahaya sürülmesiyle birlikte İran&#8217;ın savunma derinliğinin katlanarak arttığı ifade ediliyor.&nbsp;</p>



<p>Johnson’ın teknik değerlendirmesine göre; bu sistemlerin sınırdan sadece 150 kilometre içeriye yerleştirilmesi dahi,&nbsp;Fars Körfezi ve Umman Denizi üzerinden yaklaşan tüm hava unsurlarının&nbsp;600 ile 700 kilometre mesafeden&nbsp;itibaren takibe alınması ve hedeflenmesi anlamına geliyor.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://ydh.com.tr/d/34445/amerikan-medyasi-f-35-pahali-ve-verimsiz-bir-yatirim"><img decoding="async" src="http://ydh.com.tr/resimler/images/Ekran%20Resmi%202026-02-09%2020_44_24.png" alt=""/></a></figure>



<p>Bu durum,&nbsp;Pentagon’un yıllardır üzerine inşa ettiği &#8220;hava üstünlüğü&#8221; doktrinini,&nbsp;İran sınırları çevresinde teknik olarak geçersiz kılıyor.</p>



<p>İran’a yönelik ekonomik ve diplomatik baskıların arttığı bir dönemde gerçekleşen bu askeri tahkimat,&nbsp;Tahran’ın savunma paradigmasında &#8220;pasif savunmadan aktif ve teknik caydırıcılığa&#8221; geçişini simgeliyor.&nbsp;</p>



<p>Uzmanlar,&nbsp;Çin menşeli bu stratejik radar sevkiyatının sadece bir donanım transferi olmadığını; aynı zamanda Avrasya güçlerinin Batı Asya’daki ABD hegemonyasına karşı kurduğu teknik işbirliğinin en somut kanıtı olduğunu vurguluyor.</p>



<p></p>
<p class="source"><b>Kaynak:</b> YDH</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/eski-cia-analistleri-cinin-irana-verdigi-radarlar-abdnin-hava-hareketliligini-kisitlayabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TEPKİ HAKTIR;                                                  ANADOLU ALEVİ HAREKETİ</title>
		<link>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/tepki-haktir/</link>
					<comments>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/tepki-haktir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakyolu Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 10:17:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz ve Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hakyoluhaber.com/?p=3778</guid>

					<description><![CDATA[MİLLİ BEDEN, BAĞIMSIZ BEYİN VE RUHLARIN; İLİM İLE, BİLİNÇLİ, YAPICI, HAKKA SARILARAK HAYRI HEDEFLEDİĞİ TEPKİLER! ANADOLU ALEVİ HAREKETİ Alevi-Sünni Kardeşliği Çalışma Grubu YOK OLAMAZ EFENDİM! DEVLET ALEVİ İBADET YERLERİNE KÜLTÜR YERİ ADI VERİYORMUŞ&#8230;! Önce şunu soralım, bu ve benzer konularda bir tepki verildiğinde bir suçlama yapıldığında, bir kara çalınacağında neden “DEVLET” tanımı kullanılır? Devlet nedir? [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>  </p>



<p>MİLLİ BEDEN, BAĞIMSIZ BEYİN VE RUHLARIN;</p>



<p>İLİM İLE, BİLİNÇLİ, YAPICI, HAKKA SARILARAK HAYRI HEDEFLEDİĞİ TEPKİLER!</p>



<p><strong>ANADOLU ALEVİ HAREKETİ</strong></p>



<p><strong>Alevi-Sünni Kardeşliği Çalışma Grubu</strong></p>



<p>YOK OLAMAZ EFENDİM!</p>



<p>DEVLET ALEVİ İBADET YERLERİNE KÜLTÜR YERİ ADI VERİYORMUŞ&#8230;!</p>



<p>Önce şunu soralım, bu ve benzer konularda bir tepki verildiğinde bir suçlama yapıldığında, bir kara çalınacağında neden “DEVLET” tanımı kullanılır?</p>



<p>Devlet nedir? Kimdir? Nelerden, kimlerden oluşur? Türklerde Töre, devlet tanımı ve inancı bilinmesi, göz önünde bulundurulması gereken büyük önem taşıyan bir gerçektir.</p>



<p>Devlet, “yasama, yargı, yürütme” olmak üzere üç temel öge ile teşkil olmuştur. Bu her öge kendine bağlı bir takım kurum ve örgütlenmelerle varlığını sürdürür. Bu ögeler bütün güç, birim ve işlevleri ile; vatan/toprak bütünlüğü, ulusun bütünlüğü ve bağımsızlığı, ülkenin tam bağımsızlığı bölünmez bütünlüğünü sağlamak korumaktır! Bu kutsal, ihmal edilmez sorumluluğu (bu aynı zamanda bu vatanın kadın erkek her evladının, kendini bu toprağa ait hisseden her bireyin sorumluluğudur.) çerçevesinde; bu topraklara ve bu topraklarda yaşayan her canlıya gereken tüm ihtiyaçları sağlamaktır.</p>



<p>Bilindiği gibi bütün bu ögeler, kendi kurumsal varlığı yerinde ebedi olmasıyla birlikte her birimin yönetim ve hizmetlileri için “ehliyet ve seçim” şartı vardır. Yani kurumlarıyla devleti oluşturan gerekli tüm yapılar toprak ve millet var oldukça sabit var olacaktır ama bu kurumlarda var olan hiçbir grup, birey hiç kimse ebedi olamayacaktır. Bunun da sağlayıcısı millettir.</p>



<p>Evet, bu vatan da, ALEVİ gerçeğinin varlığı inkarı mümkün olmayan bir konudur!</p>



<p>Bu öyle bir gerçek ki, sayısal varlığı, enerjisi, konumu, tepki kabiliyeti ve tarihsel, coğrafi, siyasi, kültürel bilgi, birikim, tecrübesi onları bu coğrafyada göz ardı edilmez bir konuma yerleştirmiştir.</p>



<p>Bu neden ile ülkemiz içerisinde ve dışında dost düşman her çevre, her kurum, her sosyal ve siyasi, düşünsel ve inançsal yapı, teşkilat ve hatta her devlet özellikle de bu toprakların egemen devleti, milleti, bu topraklarda kök salmış töre, milli değerler ve bu toprakta sarsılmaz bir hal ile varlığın sürdüren din ile sorunları, hesapları olan tüm güçler Alevileri ilgi ve faaliyet alanları içine alarak kendi çıkarlarıyla ilgili sorunlarını çözmek, hesapladıkları sonuçlara ulaşabilmek; Türkiye’yi ve Türk milletini, Türk töresini ve İslam dinini yok edebilmek, vurabilecekleri her darbeyi vurabilmek için tüm güç ve olanaklarını seferber etmişlerdir.</p>



<p>Acaba Türkiye’de Aleviler kitlesel bir öneme; tarihsel, siyasi, kültürel, toplumsal bilgi ve birikime, sosyal enerji, tepki ve eylem kabiliyeti, birlik anlayışı gibi özelliklere sahip olmasaydı; zayıf, sayısal azınlıkta, sosyalleşme yoksunu, tembel bir topluluk olsaydı; onlar üzerinde içte ve dışta bu denli ilgi, bu korkunç uğraşlar olur muydu?!</p>



<p>Bu hileler, bu çirkin uğraşlar; hiçbiri Alevilerin kendi gerçeği, hakkı, yararı için değil. Hiçbiri, Hakkın rızası gözetilerek değil. Hepsi, Alevileri Alevilikten koparmak, uzaklaştırmak için! Kendi çıkarlarına ulaşmada binek ayarlamak için! Kendi yırtıklarını yamamak için!</p>



<p>Devlet değil! Ülkemizde meclisi oluşturan oy hakkına sahip çoğunluğun oluşturduğu grup da nedense ısrarla kendince bildiği uygun gördüğü bir yaklaşım, konuyla ilgili bazı çalışmalar içinde; bu durum karşısında her birimiz ne yapılması gerektiği konusunu bilgi, titizlik, yapıcılık, iman dahilinde Hakka bağlı yol evladı karakteriyle, inancına ve töresine zarar getirmeden tepkisini göstermelidir. Her batıl karşısında hak olan alternatifi edep ve erkanına sadık kalarak ortaya koyabilmeli ve onu savunmalıdır. Bu doğal ve aynı zamanda hak olan tepkidir!</p>



<p>Ama bu tepki, bu karşı duruş; Alevilerin varlık gerçeğine uygunluk ve sadakat içerisinde ise, Hakkın rızası gözetiliyorsa, şuurlu bir imana, ait olunan dini ve milli değerlere bağlılık üzere ise. Yani işin hilesine kaçmadan! Milli olmayan bir şuurla dış güçlere tutunmadan, Art niyet ve gizli emeller olmadan, çıkar hesapları yapılmadan&#8230;!</p>



<p>Gelelim “KÜLTÜR” dayatmasına; şimdi kültür tanımlamasına karşı olanların alternatifi nedir?</p>



<p>“DİN” mi? Devlette, millette sizi hangi tanımlamayla tanısın?</p>



<p>Neden çoğunluk dernek ve vakıfların kimliği “Kültür” olarak tanımlanmış?</p>



<p>Karşılaştıralım kaç adet “İNANÇ, İBADET” tanımlamasıyla Alevi dernek ve vakıf var?</p>



<p>Doğru ve güzel “Cem evlerimiz ibadethanelerimizdir!”</p>



<p>İbadet ne demektir?</p>



<p>İbadet: Arapça bir kelime olup “abd/kul” kökünden türetilmiştir. Kulluk, itaat, tapınma, boyun eğmek… manalarına gelmektedir. Özetle bir genelleme yapmak gerekirse ibadet; dinsel bir kavramdır ve anlam ve eylem olarak tüm dinlerde olduğu gibi İslam dini temel kaynağı Kuran-ı Kerimde birçok yerde kullanılmıştır. Bu ayetlere baktığımızda “ibadet” kelimesi hakkında en sağlıklı bilgi elde edilecektir.</p>



<p>Örneğin: Fatiha suresi, 5. ayette; abd/kul kökeni (biz) zamiri ile kullanılarak, kulluk/ibadet ederiz manasıyla <strong>“yalnız sana kulluk/ibadet ederiz”</strong> bilgisi olarak buyrul-muştur.</p>



<p>Bakara suresi, 21. ayette; yine aynı kökten “ibadet ediniz” manası kullanılarak şöyle buyrulmakta<strong>: “Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet edin. Böylece korunanlardan olursunuz.”</strong></p>



<p>Kısaca şöyle diyebiliriz, İbadet: Tüm varlığın sahibi, onları en iyi bilen, daima onların hayrını, korunmasını isteyen merhametli, sevecen yaratıcısı, kulluğa layık olan Tanrıya, buyrukları, rızası yönünde yapmamızı mana/içerik ve fiil/şekil olarak bildirdiği, tavsiye ettiği, yap/yapma veya şöyle yap/şöyle yapma veya şu ya da şunlar gibi yap, şu ya da şunlar gibi yapma yönlendirmesiyle/hidayet edişiyle buyurduklarıdır. İbadet konularını, içeriği ve yer, zaman ve şeklini ibadet edilen belirler ve emreder.</p>



<p>Bu asli tariften sonra ayrıca şu açıklamayı yapmak kaçınılmaz, mutlak bir gerçektir.</p>



<p>İbadet: Düşünce, irade, güç sahibi olarak yaşayan insanın bütün niyet, düşünce ve fiilleridir.</p>



<p>İbadet: İnsanın aklı erdiği andan itibaren; Tanrıyı ve rızasını, yaratılış gayesini göz önünde bulundurup fıtratı ve insani değerlere sarılarak insan olma bilinciyle gerçekleştirdiği bütün <strong>niyet, düşünce ve amel/fiillere </strong>denir. Nefes almaktan ölüm anına kadar yapılan her şey ibadettir. Namazda, oruçta, hac da, zekat da, cem de, semahta de, musahiplik te, rızalık da, sadaka da, aç olanı doyurmak, yetimin başını okşamak, muhtaç olanın ihtiyacını gidermek, yalan, zulüm, zalim, kan dökme, sömürü&#8230; gibi şeylerden kaçınmak, haksız savaşlara karşı olmak, haklı savunmalar, vatan, millet, şeref, insanlık, adalet uğruna yapılması gereken savaşlardan kaçmamak, iyiliği tavsiye etmek kötülüklere mani olmak, Allah’ın şiarlarını canlı ve yükseklerde tutmak, bayramları bayram bilmek kutlamak, matemleri matem bilmek yas tutmak (Muharrem ayını ibret bilerek anmak, matem tutmak) &#8230; yani yaşarken yapılan her amel ibadettir.</p>



<p>Şimdi gelelim “ibadet yeri/mekânı/evi” kavramına; bu kavram Ehli sünnet toplumunda “Cami”, Şia toplumunda “Mescit” bugünün Alevi toplumunda “Cem evi” adlandırılmıştır. Elbette Ehli sünnette, “Mescit” adı da aynı gaye ama birkaç farklı nedenler eklendiği konumlarda kullanılmaktadır.</p>



<p>Bugün ülkemizde tartışma konusu yaratma heveslileri (üstelik çoğu da ne cami ne cem evi ehli olmadıkları halde) “Cami-Cem evi” konusunu dillerine dolamış iki zıtlık keşfetmiş, bundan (ya kendine ya perde arkasındaki sahiplerine) ne yontarım peşinde! Elbette samimi olarak tepki duyan inançlı, değerlerine sahip çıkan, geçmişine, geleneğine, töresine bağlı pak ve mazlum, bu topraklara ait Alevi canlar bu sözün muhatabı değildir. Kim ibadet mekanına ne adı verirse versin. Bunca mala/mülke, para/pula, şöhrete/makama, ateşe/taşa, siyasete/siyasilere, sahibine/çıkar sağladığı yere kulluk yapanlar varken; Alevilerin ibadet yerleri, bu yerin tanımsal adı mı tartışma konusu?</p>



<p>Cem evi mi? Cami mi? Her ikisi de aynı manada olup hiçbir içerik farkı yoktur! Her ikisi de toplanma yeri, toplanılan yer anlamındadır. Alevilerde “Cem evi” tanımlaması 1970’lerden sonra ortaya çıkmıştır. Alevinin ibadet yeri öncelikle yaşadığı evi ve yurdudur. Bunun dışında, Aleviler ibadetlerini “Dergâh, Tekke, Zaviye gibi yerlerde yapmışlardır ve ibadetin yapıldığı oda, salon veya bölüme “Meydan” denmiştir.</p>



<p>Gerçek ne isimdir, nede bina!</p>



<p>Konu isimi ne olursa olsun, yeri nerde olursa olsun, nasıl bir şekilde yapılmış ve nasıl görünümle olursa olsun hatta kurulmuş bina olmasa bir dağ başında belirlenmiş ne duvarı ne damı olmayan bir toprak parçası olsun… bunlar konu değil!</p>



<p>Konunun aslı orada ne niyet ve hedef ile neler yapıldığıdır!</p>



<p>İslam’da çok büyük masraflarla süslenmiş koca koca kubbeler, minareler, avizeleri olan ibadet mekanları yoktur. Bu Emevî anlayışının ürünü veya ifrat sonucu ortaya çıkmış bir sonuçtur!</p>



<p>Oysa konunun gerçeği bu adlandırmalarla tam karşılık bulmamıştır, doğru olan bu değildir. Doğru olan fiilin içeriği ile ilgili olmalıdır ama toplanmayla ilgili değil. Çünkü Tanrı toplanmayı buyurmuyor; kulluğun yerine getirilmesini yani ibadet edilmesini istiyor! Eğer konu adlandırma ise her ikisi de yanlış (Yapı şekli, bina olarak görünümünde eleştiri her ikisi içinde geçerlidir.)</p>



<p>Ulu Tanrı bu konuda uygun adı vermiştir ve bu konu ile bazı noktalara dikkat buyurmuştur. Bu yönde birkaç kutsal buyruk ile; ibadet ve ibadet edilen mekanla ilgili gerekli bilgiler edinelim.</p>



<p>Tevbe suresi, 107-108. ayet:<strong> “Zarar vermek, hakkı gizlemek, inananlar arasında fitne çıkarmak, önceden Allah ve Peygamberiyle savaş açanları gözlemek için mescit kuran kimseler var. Onlar, biz iyilikten başka şey istemedik diye yemin edecekler. Onların yalancı olduklarına Allah tanıktır.</strong></p>



<p><strong>Asla orada durma! Elbette, ilk günden itibaren takvâ/korunma üzerine kurulmuş Mescit de durman haktır. Orada temizlenmeyi seven adamlar vardır.</strong></p>



<p><strong>Allah, Temizlenenleri sever.”</strong></p>



<p>İbadet yerleri:İbadet için hak olan yerlerdir.Tanrı ile irtibata geçilerek duyarlılık, korunma güç ve kabiliyetini yükseltmek; arınma, Tanrı sevgisini kazanmak yerleridir.</p>



<p>Hakka ve halka zarar vermek, doğruları gizlemek, insanlar arasında fesat çıkarmak, Tanrı ve seçkinlerine karşı düşünceler ve eylemler yapan, yapmak isteyenler, yalancıların bulunduğu, yalanlar üzere kuru yerler mescit olamaz!</p>



<p>İbadet yerleri bilgisini, Tanrı ve onun seçkinlerinden öğrendiğimiz gibi ibadetleri, nasıllığı, niteliği, niceliği de onlar tarafından öğrenilir. Yeryüzü serüveni dahilinde yapılan her düşünce ve fiil ibadettir. Secdelerin Tanrıya has kılınarak yapıldığı ibadetler, secdelerin arzulara, hevese, nefsin kötü isteklerine yapıldığı ibadetler. <strong>“Arzusunu Tanrı edineni gördün mü? …”</strong> (Câsiye: 23/Furkan: 43)</p>



<p>Elbette, yeryüzü mescit kılınmıştır ama kimse kendi kendine ibadetler buyuramaz!</p>



<p>İbadetler Tanrıya has olduğu gibi, belirleyen ve bildiren de odur!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/tepki-haktir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İRAN’DAKİ SON OLAYLARIN ANALİZİ -2-                                                 Av. Talip Ersöz</title>
		<link>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/irandaki-son-olaylarin-analizi-2-av-talip-ersoz/</link>
					<comments>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/irandaki-son-olaylarin-analizi-2-av-talip-ersoz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakyolu Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2026 17:33:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz ve Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hakyoluhaber.com/?p=3637</guid>

					<description><![CDATA[Sivil darbe metotlarının beşinci aşamasında, kontrollü gerilim stratejisi uygulamaya konuyor. Bu yönteme göre ekonomik manipülasyonların körüklenmesi sağlanıyor. Gezi eylemlerinden sonra sürekli bir gizli kriz söyleminin dile getirilmesi ile etnik ve mezhepsel farklılıkların kaşınması (Alevi-Sünni geriliminin artırılması için Alevi vatandaşların evlerine çarpı işaretleri konulmuştu. Örneğin Hatay Reyhanlı&#8217;da 51 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırılar, söz konusu planın eyleme [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p></p>



<p></p>



<p>Sivil darbe metotlarının beşinci aşamasında, kontrollü gerilim stratejisi uygulamaya konuyor. Bu yönteme göre ekonomik manipülasyonların körüklenmesi sağlanıyor. Gezi eylemlerinden sonra sürekli bir gizli kriz söyleminin dile getirilmesi ile etnik ve mezhepsel farklılıkların kaşınması (Alevi-Sünni geriliminin artırılması için Alevi vatandaşların evlerine çarpı işaretleri konulmuştu. Örneğin Hatay Reyhanlı&#8217;da 51 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırılar, söz konusu planın eyleme dönüştüğü operasyonlardan birisiydi.   </p>



<p>                               Siyaset ve ekonomi uzmanları, İran&#8217;daki ekonomik sıkıntıların, artan gıda fiyatlarının İran&#8217;da bazı kesimleri sokağa inmenin eşiğine getirdiğini ifade ediyorlardı. Sadece zaman bilinmiyordu. Cia ve Mossad, düğmeye basmak için bir fırsat bekliyordu. Bu fırsat gecikmedi. İran&#8217;da döviz kurunun ulusal para birimi karşısındaki yükselişi ve İran Riyalinin ciddi ölçüde değer kaybetmesi karşısında; Tahran Alaeddin Alışveriş Merkezi&#8217;nde bulunan Bazariler (esnaf sınıfı) 28 Aralık 2025 tarihinde kepenk kapatıp protestolara başladı. Ardından; Lalezar, Çeharsuk ve Cumhuriyet Caddesi ve çevresindeki diğer ticari merkezlerdeki işletmeler kepenkleri indirdiler.                                                                                              </p>



<p>                                                                                                                                                                            Tam da bu noktada, Cia ve Mossad düğmeye bastı. İran şehirlerinde protestolar patlak verirken, #FreeThePersianPeople etiketi X platformunda trend oldu.  Tweet Binder&#8217;dan elde edilen veriler, paylaşımların çoğunun organik etkileşimden yoksun olduğunu ve dijital kampanyanın İran içinden kendiliğinden ortaya çıkmayıp; İsrail&#8217;le veya İsrail yanlısı çevrelerle bağlantılı dış ağlar tarafından yönetildiğini ortaya koydu. Bu ağlar, ivme yaratmada ve söylemi belirli jeopolitik hedeflere yönlendirmede merkezi bir rol oynadı.                                                                                                                                                                     Kampanyanın en yoğun döneminde, mevcut ve eski İsrail yetkililer, vekil hesaplardan ayrı olarak doğrudan katılım gösterdiler. Örneğin, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir şöyle bir tweet attı;                                </p>



<p> &#8220;İran halkı, katil diktatör Hamaney&#8217;den kurtulmuş, özgür bir yaşamı hak ediyor. Sizin yanınızdayız!&#8221;                                              </p>



<p>                                                                                                                                                                      Eyal Yakoby ve Hillel Neuer adlı Mossad elemanları, İranlı yetkilileri aşırı şiddet uygulamakla suçlayan şu tweetleri attılar;                                                                                                                                                                          &#8220;Son Dakika: İslam Cumhuriyeti&#8217;nin haydutları İran sokaklarında silahsız İran vatandaşlarını vuruyor&#8221;        </p>



<p>Cia ve Mossad da, çok önceleri devşirmiş oldukları NGO (Hükümetdışı Kuruluşlar)&#8217;ları ve İranlı ajanları devreye soktu. Meşru taleplerle protesto gösterisi yapan Bazarilerin arasına sızan Cia ve Mossad ajanları “azadi/özgürlük&#8221; şeklinde slogan attılar. Mossad ve Cia; Keşm, Zencan ve Hemedan başta olmak üzere çeşitli kentlerdeki ajanları marifetiyle iğfal ettikleri sade vatandaşları sokağa döküp “Diktatöre ölüm!”, &#8220;Hamaney&#8217;e ölüm&#8221; şeklinde slogan attırdılar. </p>



<p>  Emirkabir, Beheşti, Hâce Nasır, Şerif, Tahran Bilim ve Teknoloji Üniversitelerinin yanı sıra İsfahan Teknoloji Üniversitesi ve Yezd Üniversitesinde okuyan öğrenciler de, muhalif göstericilere katıldılar.</p>



<p> Rehber Ali Hamaney, protestoların başlamasından sonra 3 Ocak&#8217;ta yaptığı açıklamada, ülkede protestolara yol açan ekonomik taleplerin meşru olduğunu ancak inkılap düşmanlarının göstericilerin arasına sızıp, halkın ekonomik sorunlarından siyasi rant devşirmeğe çalıştığını ifade ederek; ülkeyi güvensiz hale getirmek isteyen gruplara karşı ise sert tedbirler alınması gerektiğini söyledi.    </p>



<p>  Seyyid Ali Hamaney, 9 Ocak&#8217;taki konuşmasında ise, ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ı, gösterileri körüklemekle suçlayarak &#8220;yabancı güçler tarafından desteklenen ajanlara müsamaha gösterilmeyeceğini&#8221; ifade etti. Rehber devamla; &#8220;Herkes bilmelidir ki İslam Cumhuriyeti yüz binlerce şerefli insanın kanıyla iktidara geldi, sabotajcıların karşısında geri adım atmayacaktır.&#8221; ifadelerini kullandı. </p>



<p>                                                         Bunun üzerine, Bazariler ve ekonomik kaygılarla protestolara destek veren sade İran vatandaşları gösterilerden vazgeçip, İran yönetimini devirmek isteyen Amerikancı kalkışmacıları ve sabotajcıları yalnız bıraktılar.</p>



<p>Devam edecek ,,,                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                  </p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/irandaki-son-olaylarin-analizi-2-av-talip-ersoz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşte Dünya Sıralamasındaki Yerimiz</title>
		<link>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/iste-dunya-siralamasindaki-yerimiz/</link>
					<comments>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/iste-dunya-siralamasindaki-yerimiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakyolu Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2026 10:58:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz ve Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hakyoluhaber.com/?p=3633</guid>

					<description><![CDATA[Toplum Çalışmaları Enstitüsü, bireylerin birbirine duyduğu güveni ele alan “Dünyada Toplumsal Güven” başlıklı araştırmasının sonuçlarını yayımladı. Dünya Değerler Araştırması (WVS) verilerine dayanan çalışma, ülkeler arasındaki güven düzeylerini karşılaştırmalı olarak ortaya koydu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Toplum Çalışmaları Enstitüsü, bireylerin birbirine duyduğu güveni ele alan “Dünyada Toplumsal Güven” başlıklı araştırmasının sonuçlarını yayımladı. Dünya Değerler Araştırması (WVS) verilerine dayanan çalışma, ülkeler arasındaki güven düzeylerini karşılaştırmalı olarak ortaya koydu.Toplum Çalışmaları Enstitüsü, bireylerin birbirine duyduğu güveni ele alan “Dünyada Toplumsal Güven” başlıklı araştırmasının sonuçlarını yayımladı. Dünya Değerler Araştırması (WVS) verilerine dayanan çalışma, ülkeler arasındaki güven düzeylerini karşılaştırmalı olarak ortaya koydu.</p>



<p>Araştırma kapsamında katılımcılara yöneltilen “Çoğu insan güvenilirdir” sorusuna verilen yanıtlar, toplumsal güvenin en yüksek olduğu ülkelerin başında İskandinav ülkelerinin geldiğini gösterdi.</p>



<p>Bu alanda Danimarka yüzde 73,9 ile ilk sırada yer alırken, onu Norveç (%72,1) ve Finlandiya (%68,4) izledi. Çin yüzde 63,5 ile dördüncü, İsveç ise yüzde 62,8 ile beşinci sırada yer aldı.</p>



<h3 class="wp-block-heading">TÜRKİYE ALT SIRALARDA KALDI</h3>



<p>Türkiye, araştırmada yüzde 14’lük güven oranıyla 61’inci sırada konumlandı. Bu sonuç, Türkiye’de her 100 kişiden yalnızca 14’ünün çevresindeki insanlara güvendiğini ortaya koydu. Araştırmacılar, bu tablonun toplumsal ilişkilerdeki kırılganlığı yansıttığına dikkat çekti.</p>



<h3 class="wp-block-heading">EKONOMİ VE KURUMLAR BELİRLEYİCİ ROL OYNUYOR</h3>



<p>Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün değerlendirmesinde, toplumsal güvenin bireysel tercihlerden çok ekonomik yapı ve kurumsal işleyişle bağlantılı olduğu vurgulandı. Açıklamada, gelir düzeyi yüksek ve kurumsal yapıları güçlü ülkelerde güven oranlarının daha yüksek seyrettiği ifade edildi.</p>



<h3 class="wp-block-heading">GÜVEN SORUNU YAPISAL BOYUT TAŞIYOR</h3>



<p>Analizde, Türkiye’nin Latin Amerika ve Afrika’daki bazı ülkelerle benzer şekilde düşük güven düzeyine sahip olmasının yapısal nedenlerle ilişkili olduğu belirtildi. Uzmanlara göre toplumsal güvenin artması için ekonomik istikrarın sağlanması, sosyal koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi ve belirsizliklerin azaltılması kritik önem taşıyor.</p>



<p></p>
<p class="source"><b>Kaynak:</b> KARAR</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/iste-dunya-siralamasindaki-yerimiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kurşunsuz Savaş &#8211;                                               Yazar-Muhammed Ali Senoberi</title>
		<link>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/kursunsuz-savas-trumpin-irani-korkutma-stratejisi-neden-basarisizliga-mahkum/</link>
					<comments>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/kursunsuz-savas-trumpin-irani-korkutma-stratejisi-neden-basarisizliga-mahkum/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakyolu Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2026 07:31:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz ve Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hakyoluhaber.com/?p=3588</guid>

					<description><![CDATA[Tarih genellikle, medyatik heyecanı değil, stratejik sabrı olanlar lehine hüküm verir. Donald Trump&#8217;ın İran&#8217;a yönelik siyasi tavrında bugün görülen, yeni bir strateji değil, uluslararası ilişkiler tarihinde defalarca denenmiş ve başarısızlığa uğramış eski bir modelin yeniden üretimidir.&#160; Ekonomik baskıya ve muhalif ağları kışkırtmaya dayanarak korku salmaya, psikolojik tehdit oluşturmaya, belirsizlik hissi vermeye ve algı savaşı yürütmeye [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>Tarih genellikle, medyatik heyecanı değil, stratejik sabrı olanlar lehine hüküm verir.</p>
</blockquote>



<h3 class="wp-block-heading"></h3>



<p>Donald Trump&#8217;ın İran&#8217;a yönelik siyasi tavrında bugün görülen, yeni bir strateji değil, uluslararası ilişkiler tarihinde defalarca denenmiş ve başarısızlığa uğramış eski bir modelin yeniden üretimidir.&nbsp;</p>



<p>Ekonomik baskıya ve muhalif ağları kışkırtmaya dayanarak korku salmaya, psikolojik tehdit oluşturmaya, belirsizlik hissi vermeye ve algı savaşı yürütmeye çalışarak, doğrudan savaşa girmeden kaybetmekte olduğu oyunu kazanca dönüştürmeyi amaçlıyor. Ancak tarih, siyaset sosyolojisi ve İran&#8217;ın medeni tecrübesi gösteriyor ki bu yolun sonu başarısızlıktan başka bir şey değildir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Medya çağında güç yanılsaması</h2>



<p>Trump, klasik bir stratejist olmaktan çok, ‘gösteri siyaseti’ çağının bir ürünüdür; tweet&#8217;lerin topçu ateşinin, medya manşetlerinin ise diplomasinin yerini aldığı bir çağ.</p>



<p>Askeri bir savaşın İran&#8217;la olan siyasi maliyetinin Amerika&#8217;nın kapasitesini aştığını iyi bilmektedir; bu nedenle &#8220;algı savaşına&#8221; sığınmıştır: Toprakları değil, zihinleri ele geçirmeyi hedefleyen bir savaş.</p>



<p>Binlerce yıl önce Sun Tzu&#8217;nun yazdığı gibi: &#8220;En büyük zafer, düşmanı savaşmadan yenmektir.&#8221; Ancak Trump&#8217;ın gözden kaçırdığı temel nokta, bu kuralın ancak karşı tarafın kimlik, tarih ve sosyal sermayeden yoksun olduğu durumlarda işe yaradığıdır. İran tam da bu durumun zıddıdır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Yaptırımlar; baskı aracı mı, yoksa zayıflık aynası mı?</h2>



<p>Ekonomik yaptırımların, Washington mantığında, İran halkını yönetime karşı kışkırtması gerekiyordu; ancak pratikte, sosyal dayanışmayı kırmaktan çok, Amerika ve müttefiklerinin iç çatlaklarını ortaya çıkardı.&nbsp;</p>



<p><strong><em>Tarihsel tecrübe göstermektedir ki güçlü bir medeni hafızaya sahip toplumlarda dış baskı, genellikle iç çöküşe değil, iç bütünleşmeye yol açar.</em></strong></p>



<p>Roma İmparatorluğu, milattan sonra üçüncü yüzyılda tam da bu noktada tökezledi; ekonomik baskı, enflasyon ve psikolojik savaşlar, dış düşmanları değil, seçkinlerin kendine aşırı güvenini yok etti.&nbsp;</p>



<p>Büyük sosyolog Immanuel Wallerstein, ‘Dünya Sistemleri’ teorisinde, hegemon güçlerin çöküşten önce kontrol yanılsamasına kapıldıklarını gösterir; güç araçlarının gerçek kapasitelerinin ötesinde kullanıldığı bir aşamadır bu.&nbsp;</p>



<p>İran&#8217;a yönelik sonu gelmeyen yaptırımlar, Amerika&#8217;nın gücünün göstergesi olmaktan çok, bu aşamaya girildiğinin işaretidir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">İran; Tarihsel dirençliliğe sahip bir toplum</h2>



<p>İran, basit siyaset bilimi kalıplarıyla açıklanamaz. Bu topraklar, genç bir ulus-devlet değil, yaşayan bir medeniyettir; Büyük İskender&#8217;in istilasını, Moğol akınlarını, modern sömürgeciliği ve dayatılan savaşı geride bırakmış ve her seferinde kendini yeniden üretmiştir.&nbsp;</p>



<p>İran&#8217;da ‘dirençlilik’ kavramı bir slogan değil; kolektif olarak yaşanmış bir tecrübedir.</p>



<p>Sekiz yıllık savaş sırasında, birçok Batılı analist İran&#8217;ın çöküşünü kaçınılmaz görürken, bu toplum, varoluşsal tehdit koşullarında maddi ve manevi kaynaklarını yaratıcı bir şekilde seferber edebileceğini gösterdi.&nbsp;</p>



<p>Bugün de, Trump&#8217;ın algı savaşı aynı sert duvara çarpmaktadır: Direniş kültürü.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kargaşa çıkaranları silahlandırmak; yine hesap hatası</h2>



<p>Trump stratejisinin temel taşlarından biri, sosyal hoşnutsuzlukları kışkırtmaya ve kargaşa çıkaran ağları silahlandırmaya bel bağlamaktır; daha önce Latin Amerika, Orta Doğu ve hatta Doğu Avrupa&#8217;da denenmiş bir reçetedir bu.&nbsp;</p>



<p>Ancak tecrübeler gösteriyor ki bu yöntem, hedeflenen siyasi düzeni yıkmaktan çok, kontrol edilemeyen bir istikrarsızlığa yol açmaktadır; genellikle planlayıcılarını da etkisi altına alan bir istikrarsızlık.</p>



<p>Libya, Suriye ve hatta Afganistan örnekleri, her dürüst gözlemci için yeterlidir. Amerika bu dosyalarda sadece kazanmadı, aynı zamanda hâlâ devam eden güvenlik ve ahlaki maliyetler ödedi.&nbsp;</p>



<p>Karmaşık sosyal yapısı, köklü kurumları ve derin tarihsel hafızasıyla İran&#8217;ın bu tarz reçetelerle dize getirilebileceğini düşünmek, tehlikeli bir basitlikten başka bir şey değildir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Trump ve Titanik metaforu</h2>



<p>Trump, Amerika&#8217;yı Titanik&#8217;in kaptanı gibi görmektedir; ona göre ‘batmayacak kadar büyük’ bir gemi. Ancak tarih, kendine has acımasızlığıyla bize göstermiştir ki dokunulmazlık yanılsaması, çöküşün ilk işaretidir.&nbsp;</p>



<p>Titanik, teknoloji eksikliğinden değil, seçkinlerinin kibirleri yüzünden derinlere gömüldü.</p>



<p>İran, bu metafor içinde bir buz dağı değil, uluslararası sistemin sert gerçekliğidir; bağırış, tehdit ve yaptırımlarla yok olmayacak bir gerçeklik.&nbsp;</p>



<p>Bir çatışma çıkması durumunda, bu Amerika için hızlı bir zafer değil, toplumsal bir yıpranma olacaktır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Oyunun sonu; tarihin yargıladığı yer</h2>



<p>Trump da gidecek; tıpkı ondan önce gelen ve giden birçokları gibi. Ancak geride kalacak olan, medeni bir aktör olarak İran&#8217;dır; yavaş hareket edebilen, ama derin ve kalıcı olan bir aktör.&nbsp;</p>



<p><strong><em>Tarih genellikle, medyatik heyecanı değil, stratejik sabrı olanlar lehine hüküm verir.</em></strong></p>



<p>Bu kurşunsuz mücadelede İran sadece yenilmeyecek, aynı zamanda medeniyetlerin psikolojik savaşla yok edilemeyeceğini bir kez daha gösterecektir.</p>



<p>Amerika bu yola devam ederse, İran&#8217;ı zayıflatmaktan çok, tarihin aynasındaki imajını lekeleyecektir.</p>



<p>Ve tarih, sosyal medyanın aksine, unutmaz.&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;Yazarın Diğer Yazıları&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;18 Ocak 2026 &#8211; İran&#8217;daki son olayların iç ve dış boyutları&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;29 Temmuz 2025 &#8211; İran’a yönelik savaşla bölge ülkelerine mesajlar verildi&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;03 Mart 2025 &#8211; Özgürlükten sonra terör: İsrail rejiminin Filistinli esirlere yönelik sistematik politikası&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;26 Şubat 2025 &#8211; Görkemli bir sahne: Nasrallah ve Safiyuddin’in cenaze töreni, Hizbullah’ın stratejik derinliğini ortaya koydu&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;08 Şubat 2025 &#8211; Zafer Yanılsaması: Gazze’nin tehciri üzerine tehlikeli oyun&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;17 Ocak 2025 &#8211; Gazze’de ateşkes; kim ne kazandı?&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;26 Aralık 2024 &#8211; Müslüman Kardeşler ve rotasını gözden geçirme gerekliliği&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;20 Aralık 2024 &#8211; Rus komutana yönelik suikastın arkasında Mossad var: Moskova’nın sessizliği daha fazla suikasta yol açabilir&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;09 Aralık 2024 &#8211; Jeopolitik mücadele: Akdeniz&#8217;de NATO-Rusya savaşı&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;20 Kasım 2024 &#8211; Barışın ve savaşın müttefikleri: Savunmadan saldırıya Hizbullah ve İran&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;12 Kasım 2024 &#8211; Amerikan Hegemonyasının Sonu: Dünya, yeni çok kutuplu düzeni nasıl yeniden inşa ediyor?&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;04 Kasım 2024 &#8211; İran, Hamas ve Hizbullah: Siyonist rejime ve istikbara karşı küresel direnişin yolu&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;27 Ekim 2024 &#8211; İran, Siyonist rejimin savunma ve saldırı efsanesini yerle bir etti&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;04 Ekim 2024 &#8211; İran&#8217;ın füze saldırıları, işgalcilerin hava savunma sistemlerini nasıl felç edip askeri üslerini yok etti?&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;19 Eylul 2024 &#8211; Güvenmenin bedeli: Batı teknolojisi nasıl Lübnan halkına karşı bir terör silahı haline geldi&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;11 Eylul 2024 &#8211; İran Cumhurbaşkanı Dr. Mesud Pizişkiyan&#8217;ın Irak ziyareti&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;27 Ağustos 2024 &#8211; Erbain&#8217;deki askeri operasyon ve ilham, gurur ve istikrar kaynağı dini bir olay&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;10 Ağustos 2024 &#8211; Tahran, İsrail&#8217;in nükleer tehditlerine nasıl tepki verecek?&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;02 Temmuz 2024 &#8211; İran seçimlerinde yüzde 40 katılıma dair gerçekçi bir bakış&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;12 Haziran 2024 &#8211; Nuseyrat katliamı&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;22 Mayıs 2024 &#8211; Anka gibi küllerinden doğmak: İran’ın sarsılmaz direnişi&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;12 Nisan 2024 &#8211; GPS ve küresel sulta düzeninin şirketleri Gazze soykırımında Siyonist rejime nasıl yardımcı oluyor?&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;04 Nisan 2024 &#8211; İran’ın aktif caydırıcılık denklemine dönüş: Siyonist rejim tarihi bir intikam bekliyor&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;29 Mart 2024 &#8211; Birleşmiş Milletleri Çin’e veya Rusya&#8217;ya taşıma zorunluluğu&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;25 Mart 2024 &#8211; Amerika ve İsrail, Rusya’dan intikam mı aldı?&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;21 Şubat 2024 &#8211; Gazze soykırımı ve İsrail’in mevcudiyet krizi&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;08 Şubat 2024 &#8211; Gazze soykırımının durdurulması için İsrail’in hayat damarlarının kesilmesi&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;04 Ocak 2024 &#8211; Kirman terörü; İşgalci Siyonist rejimi güçlü ve hızlı bir tepki bekliyor&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;Paylaş:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li></li>
</ul>



<h4 class="wp-block-heading">İlginizi çekebilir</h4>



<p><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/kursunsuz-savas-trump-in-iran-i-korkutma-stratejisi-neden-basarisizliga-mahkum#"></a></p>



<ul class="wp-block-list">
<li><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34780/vaat-edilmis-sular-siyonistlerin-litani-takintisi"></a><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34780/vaat-edilmis-sular-siyonistlerin-litani-takintisi">Vaat edilmiş sular: Siyonistlerin Litani takıntısı</a>
<ul class="wp-block-list">
<li><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34780/vaat-edilmis-sular-siyonistlerin-litani-takintisi">LÜBNAN DOSYASI</a></li>



<li>31 Ocak 2026</li>
</ul>
</li>



<li><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34779/iran-dan-sularda-stratejik-esik-sehit-ebu-mehdi-fuzesi-ilk-kez-sahada"></a><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34779/iran-dan-sularda-stratejik-esik-sehit-ebu-mehdi-fuzesi-ilk-kez-sahada">İran’dan sularda stratejik eşik: Şehit Ebu Mehdi füzesi ilk kez sahada</a>
<ul class="wp-block-list">
<li><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34779/iran-dan-sularda-stratejik-esik-sehit-ebu-mehdi-fuzesi-ilk-kez-sahada">İRAN</a></li>



<li>31 Ocak 2026</li>
</ul>
</li>



<li><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34788/trump-irak-temsilcisini-gorevden-aldi"></a><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34788/trump-irak-temsilcisini-gorevden-aldi">Trump, Irak temsilcisini görevden aldı</a>
<ul class="wp-block-list">
<li><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34788/trump-irak-temsilcisini-gorevden-aldi">IRAK</a></li>



<li>31 Ocak 2026</li>
</ul>
</li>



<li><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34787/ab-ve-ingiltere-rus-petrolune-uyguladigi-tavan-fiyati-dusurdu"></a><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34787/ab-ve-ingiltere-rus-petrolune-uyguladigi-tavan-fiyati-dusurdu">AB ve İngiltere, Rus petrolüne uyguladığı tavan fiyatı düşürdü</a>
<ul class="wp-block-list">
<li><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34787/ab-ve-ingiltere-rus-petrolune-uyguladigi-tavan-fiyati-dusurdu">RUSYA</a></li>



<li>31 Ocak 2026</li>
</ul>
</li>



<li><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34786/arjantin-de-havalimani-calisanlari-grevde"></a><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34786/arjantin-de-havalimani-calisanlari-grevde">Arjantin&#8217;de havalimanı çalışanları grevde</a>
<ul class="wp-block-list">
<li><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34786/arjantin-de-havalimani-calisanlari-grevde">BATI YARIM KÜRE</a></li>



<li>31 Ocak 2026</li>
</ul>
</li>



<li><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34785/trump-tan-eski-baskan-obama-icin-tutuklama-cagrisi"></a><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34785/trump-tan-eski-baskan-obama-icin-tutuklama-cagrisi">Trump&#8217;tan eski Başkan Obama için tutuklama çağrısı</a>
<ul class="wp-block-list">
<li><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34785/trump-tan-eski-baskan-obama-icin-tutuklama-cagrisi">BATI YARIM KÜRE</a></li>



<li>31 Ocak 2026</li>
</ul>
</li>



<li><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34784/amerikan-rejimini-ic-savas-korkusu-sardi"></a><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34784/amerikan-rejimini-ic-savas-korkusu-sardi">Amerikan rejimini iç savaş korkusu sardı</a>
<ul class="wp-block-list">
<li><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34784/amerikan-rejimini-ic-savas-korkusu-sardi">BATI YARIM KÜRE</a></li>



<li>31 Ocak 2026</li>
</ul>
</li>



<li><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34783/kuba-diplomaside-olaganustu-hal-ilan-etti"></a><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34783/kuba-diplomaside-olaganustu-hal-ilan-etti">Küba, diplomaside olağanüstü hal ilan etti</a>
<ul class="wp-block-list">
<li><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34783/kuba-diplomaside-olaganustu-hal-ilan-etti">BATI YARIM KÜRE</a></li>



<li>31 Ocak 2026</li>
</ul>
</li>



<li><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34782/abd-de-demokratlar-butce-anlasmazliginda-hizli-gecis-yolunu-kapatti"></a><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34782/abd-de-demokratlar-butce-anlasmazliginda-hizli-gecis-yolunu-kapatti">ABD&#8217;de Demokratlar bütçe anlaşmazlığında hızlı geçiş yolunu kapattı</a>
<ul class="wp-block-list">
<li><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34782/abd-de-demokratlar-butce-anlasmazliginda-hizli-gecis-yolunu-kapatti">BATI YARIM KÜRE</a></li>



<li>31 Ocak 2026</li>
</ul>
</li>



<li><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34781/ab-trump-a-karsi-eylem-plani-hazirliyor"></a><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34781/ab-trump-a-karsi-eylem-plani-hazirliyor">AB, Trump&#8217;a karşı eylem planı hazırlıyor</a>
<ul class="wp-block-list">
<li><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/d/34781/ab-trump-a-karsi-eylem-plani-hazirliyor">BATI YARIM KÜRE</a></li>



<li>31 Ocak 2026</li>
</ul>
</li>
</ul>



<p><a href="https://ydh.com.tr/makale/670/kursunsuz-savas-trump-in-iran-i-korkutma-stratejisi-neden-basarisizliga-mahkum#"></a></p>
<p class="source"><b>Kaynak:</b> YDH</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/kursunsuz-savas-trumpin-irani-korkutma-stratejisi-neden-basarisizliga-mahkum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Analist Bhakal: Körfez Tonkin senaryosu Hürmüz&#8217;de yeniden devrede</title>
		<link>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/analist-bhakal-korfez-tonkin-senaryosu-hurmuzde-yeniden-devrede/</link>
					<comments>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/analist-bhakal-korfez-tonkin-senaryosu-hurmuzde-yeniden-devrede/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakyolu Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Jan 2026 07:40:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz ve Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hakyoluhaber.com/?p=3576</guid>

					<description><![CDATA[Analist Bhakal, CENTCOM’un uyarılarını "suçluyu önceden ilan etme stratejisi" olarak nitelendirerek tehlikeli bir 'sahte bayrak' operasyonuna karşı dünyayı uyardı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em>Analist Bhakal, CENTCOM’un uyarılarını &#8220;suçluyu önceden ilan etme stratejisi&#8221; olarak nitelendirerek tehlikeli bir &#8216;sahte bayrak&#8217; operasyonuna karşı dünyayı uyardı.</em></p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://ydh.com.tr//images/logo2.png" alt=""/></figure>



<p><strong>YDH-&nbsp;</strong>Dünya ekonomisinin can damarı olan Hürmüz Boğazı, son yılların en tehlikeli askeri eşleşmesine sahne oluyor.</p>



<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) 1-2 Şubat tarihlerinde gerçekleştireceği devasa &#8220;canlı ateş&#8221; tatbikatı öncesinde, ABD bölgeye dev bir armada sevk ederek Tahran’a &#8220;en üst perdeden&#8221; uyarıda bulundu.</p>



<p>Duyurulan tatbikat, sadece bir eğitim faaliyeti olmanın ötesinde bir güç gösterisi niteliği taşıyor.</p>



<p>DMO Deniz Kuvvetleri, stratejik &#8220;Kadir-380L&#8221; füze sistemlerini savunma pozisyonuna getirdiğini ve envantere yeni katılan bin adet stratejik savaş İHA’sını operasyonel olarak denetleyeceğini açıkladı.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://ydh.com.tr/d/34747/iran-hurmuz-bogazi-nda-canli-ates-tatbikati-baslatiyor"><img decoding="async" src="http://ydh.com.tr/resimler/images/Ekran%20g%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BCs%C3%BC%202026-01-31%20031054.png" alt=""/></a></figure>



<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu hareketliliğin &#8220;her türlü senaryoya karşı hazırlık&#8221; olduğunu vurgularken, bölgedeki Rusya ve Çin varlığıyla pekişecek olan ortak deniz tatbikatı planları da Washington’daki alarm seviyesini yükseltti.</p>



<p>ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), USS Abraham Lincoln uçak gemisinin başını çektiği dev filonun bölgeye ulaşmasıyla eş zamanlı bir bildiri yayımladı.</p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://ydh.com.tr/d/34746/centcom-dan-devrim-muhafizlari-na-hurmuz-uyarisi"><img decoding="async" src="http://ydh.com.tr/resimler/images/Ekran%20g%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BCs%C3%BC%202026-01-31%20031159.png" alt=""/></a></figure>



<p>Açıklamada İran&#8217;a &#8220;profesyonel davranma&#8221; çağrısı yapılırken, olası bir sürtüşmenin sorumluluğu şimdiden Tahran yönetiminin omuzlarına yüklendi.</p>



<p>Washington’dan gelen bu çıkış, Başkan Donald Trump’ın nükleer müzakerelerin tıkanması durumunda &#8220;askeri seçeneklerin masada olduğu&#8221; yönündeki restini takip ediyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading">&nbsp;</h3>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Bhakal: Körfez Tonkin senaryosu tekrarlanıyor</strong></h3>



<p>Bölgedeki bu patlayıcı atmosferi değerlendiren ünlü dış politika analisti&nbsp;<strong>Maitreya Bhakal</strong>, yaşananların basit bir gerilimden ziyade planlı bir sürecin parçası olduğu görüşünde.</p>



<p>Bhakal, sosyal medya ve analiz mecralarında yankı uyandıran değerlendirmesinde, dünya kamuoyunu bekleyen tehlikeye&nbsp;<a href="https://x.com/MaitreyaBhakal/status/2017384800815091886?s=20">şu sözlerle</a>&nbsp;dikkat çekti:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p><em>&#8220;Dünya şimdi Körfez Tonkin olayı benzeri bir İran versiyonuna veya ABD&#8217;nin &#8216;misilleme&#8217; saldırılarını haklı çıkarmak için benzer bir şeye tanık olacak. Belli ki, İran savaşı başlatacak ve bundan tamamen sorumlu tutulacak. Herkes ABD&#8217;nin asla ilk atışı yapmadığını bilir.&#8221;</em></p>
</blockquote>



<p>Bhakal’ın atıf yaptığı 1964 Körfez Tonkin olayı, ABD’nin Vietnam Savaşı’na girmesine neden olan ancak yıllar sonra sahte veya çarpıtılmış olduğu ortaya çıkan bir gelişmeydi.</p>



<p>Güvenlik uzmanları, CENTCOM’un İran’ın rutin tatbikatlarını &#8220;güvensiz&#8221; olarak niteleme eğiliminin, olası bir sıcak çatışmada &#8220;suçluyu önceden ilan etme&#8221; stratejisi (editoryal tuzak) olabileceği konusunda Bhakal ile hemfikir.</p>



<p>Pazar günü başlayacak olan tatbikatta, Amerikan ve İran kuvvetlerinin burun buruna gelmesi beklenirken; analistler, binlerce kilometre öteden gelen bir donanma ile kendi karasularını koruyan bir güç arasındaki bu temasın, &#8220;yanlış bir hesaplama&#8221; mı yoksa &#8220;planlı bir kıvılcım&#8221; mı doğuracağını endişeyle takip ediyor.</p>



<p></p>
<p class="source"><b>Kaynak:</b> YDH</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/analist-bhakal-korfez-tonkin-senaryosu-hurmuzde-yeniden-devrede/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İRAN&#8217;DAKİ SON OLAYLARIN ANALİZİ -1-                                             Av. Talip Ersöz Yazdı</title>
		<link>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/irandaki-son-olaylarin-analizi-1-av-talip-ersoz-yazdi/</link>
					<comments>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/irandaki-son-olaylarin-analizi-1-av-talip-ersoz-yazdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakyolu Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Jan 2026 20:23:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz ve Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hakyoluhaber.com/?p=3417</guid>

					<description><![CDATA[Bu yazımızda, İran olayları ile Gezi Parkı eylemlerinin mukayese ederek, Cia-Mossad ve Soros'a bağlı Açık Toplum Vakfı'nın olaylardaki rolünü ortaya koymaya çalışacağız]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bu yazımızda, İran olayları ile Gezi Parkı eylemlerinin mukayese ederek, Cia-Mossad ve Soros&#8217;a bağlı Açık Toplum Vakfı&#8217;nın olaylardaki rolünü ortaya koymaya çalışacağız. Sorosçuların farklı ülkelerde rejim değişikliği için kullandığı yöntemler, Gene Sharp‘ın yazdığı Şiddet İçermeyen Hareketin Politikası ile Diktatörlükten Demokrasiye adlı kitaplarından esinlenmiş bulunuyor. Sharp, anılan eserlerinde, etkili bir sivil itaatsizlik hareketi için 198 farklı eylem metodu öneriyordu. ● İlk plânda bir örgüt adı ya da bir hashtag belirlenir. Gezi Parkında belli bir örgüt olmasa da ‘Occupy/İşgal‘ şeklinde bir hashtag belirlendi. İran&#8217;daki olaylarda ise #FreeThePersianPeople şeklinde bir hashtag kullanıldı. ● İkinci plânda, basit ve etkileyici sloganlar oluşturulup yaygınlaştırılır. Gezi Parkı eylemlerinde &#8220;Her yer Taksim, her yer direniş&#8221; şeklinde bir ana slogan kullanıldı. İran&#8217;daki eylemlerde atılan ana sloganlar ise; &#8220;Kahrolsun Hamaney, Diktatöre ölüm&#8221;, “Cavid Şah/Yaşasın Kral&#8221; ve “Bu Son Savaş/Pehlevi Geri Dönecek” şeklindeydi. ● Üçüncü plânda, ulusal ve uluslararası medya desteğinin alınması sağlanır. Gezi eylemlerinde, CNN International saatler boyunca canlı yayın yaptı. İran&#8217;daki olaylarda ise; Londra&#8217;dan Farsça yayın yapan &#8220;Iran International&#8221; televizyon kanalı ile &#8220;BBC Persian&#8221; ve &#8220;Manoto&#8221; televizyon kanalları dezenformasyon dolu yayınlar gerçekleştirdi. İran International kanalı, Suudi Arabistan tarafından fonlanan bir kanaldır. Kanal, yayın hayatına başlarken Suudilerden 250 milyon dolar finansal destek aldı. ● Dördüncü plânda, uluslararası vakıf ve sivil toplum örgütlerinden parasal destek sağlanır. Gezi olaylarının NED, Açık Toplum Vakfı tarafından fonlandığı kesin olarak biliniyor. İran&#8217;da eylemleri ise, CİA&#8217;nın sivil uzantısı olan NED tarafından devşirilip fonlanan üç Hükümetdışı Kuruluş (Non-Governmental Organizations-NGO) ile George Soros&#8217;un Açık Toplum Vakfı finanse etmiştir. Bu NGO&#8217;lardan biri, ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA)&#8217;dır. Hrana, CİA&#8217;nın sivil uzantısı olan Ulusal Demokrasi Vakfı (NED) tarafından fonlanıyor. İran&#8217;daki olayları fonlayan diğer bir NGO Tavaana&#8217;dır. Tavaana, 2010 yılında ABD Dışişleri Bakanlığı Demokrasi İnsan Hakları ve Çalışma Bürosundan alınan karşılıksız bir fonla kuruldu. Kuruluş 2011 ile 2024 yılları arasında 15,9 milyon dolar bağış almıştır. 2014 tarihli bir NED broşürüne göre, Tavaana&#8217;nın fon aldığı kuruluşlar; Ulusal Demokrasi Vakfı (NED), Hollanda Dışişleri Bakanlığı ve Amerika Birleşik Devletleri Uluslararası Kalkınma Ajansı&#8217;dır. İran&#8217;daki olayları fonlayan diğer bir NGO ise CİA&#8217;nın sivil uzantısı NED tarafından fonlanan Boroman İnsan Hakları Merkezidir. Browman, mevcut İran yönetimine muhalif kız kardeşler Laden ve Roya Bowman, Nazanin Bonyadi ve Francis Fukuyama gibi tanınmış isimler tarafından yönetiliyor. NED 2024 yılında Roya Borouman&#8217;a İran yönetimine karşı yürüttüğü faaliyetlerden dolayı bir madalya (tasma) taktı. Bowman Merkezi, 2011 ile 2024 yılları arasında; George Soros&#8217;un Açık Toplum Vakfı, Lindh ve Harry Bradley Vakfı ve Cia&#8217;ya bağlı diğer kuruluşlardan toplam 13,5 milyon dolar bağış aldı. Merkezin, &#8220;Ne Yapıyoruz&#8221; sayfasında: &#8220;Amacımız İran&#8217;da barışçıl ve demokratik bir geçişe hazırlanmak ve daha adil bir gelecek inşa etmektir.&#8221; şeklinde bir ifadeye yer veriliyor. Devam edecek</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hakyoluhaber.com/analiz-ve-roportaj/irandaki-son-olaylarin-analizi-1-av-talip-ersoz-yazdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
