<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Alıntı Yazılar &#8211; Hak Yolu Haber</title>
	<atom:link href="https://www.hakyoluhaber.com/category/alinti-yazilar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.hakyoluhaber.com</link>
	<description>Hak Yolda, Doğru Haberle.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 11 Apr 2026 11:25:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.hakyoluhaber.com/wp-content/uploads/2025/09/hak-yolu-haber-1-1-150x150.jpg</url>
	<title>Alıntı Yazılar &#8211; Hak Yolu Haber</title>
	<link>https://www.hakyoluhaber.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Uganda’dan Türkiye’ye Tehdit</title>
		<link>https://www.hakyoluhaber.com/alinti-yazilar/ugandadan-turkiyeye-tehdit/</link>
					<comments>https://www.hakyoluhaber.com/alinti-yazilar/ugandadan-turkiyeye-tehdit/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakyolu Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 2026 11:23:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Alıntı Yazılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hakyoluhaber.com/?p=4168</guid>

					<description><![CDATA[Uganda Cumhurbaşkanı’nın oğlu ve Özel Harekat Komutanı Muhoozi Kainerugaba, Türkiye’ye küstah bir tehditte bulundu. Türkiye’ye 30 gün süre verdiğini söyleyen Kainerugaba, boyuna posuna bakmadan “Tüm diplomatik ilişkileri keserim” dedi. Uganda Ordusu Özel Harekat Komutanı Muhoozi Kainerugaba, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Türkiye’yi tehdit etmeye çalıştı. Kainerugaba, ülkesinin Türkiye ile diplomatik ilişkilerini kesmekle tehdit etti. Kainerugaba, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Uganda Cumhurbaşkanı’nın oğlu ve Özel Harekat Komutanı Muhoozi Kainerugaba, Türkiye’ye küstah bir tehditte bulundu. Türkiye’ye 30 gün süre verdiğini söyleyen Kainerugaba, boyuna posuna bakmadan “Tüm diplomatik ilişkileri keserim” dedi.</p>



<p>Uganda Ordusu Özel Harekat Komutanı Muhoozi Kainerugaba, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Türkiye’yi tehdit etmeye çalıştı. Kainerugaba, ülkesinin Türkiye ile diplomatik ilişkilerini kesmekle tehdit etti.</p>



<p>Kainerugaba, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>



<p>“Asıl sorun Türkiye! Onların kendilerini toparlamasını bekledik ama nafile! Eğer sorunlarımızı çözmezlerse, önümüzdeki 30 gün içinde Türkiye ile TÜM diplomatik ilişkilerimizi keseceğiz. Havayollarını da engelleyeceğiz.”</p>
<p class="source"><b>Kaynak:</b> RASTHABER</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hakyoluhaber.com/alinti-yazilar/ugandadan-turkiyeye-tehdit/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD İstihbaratı: Çin İran’a Hava Savunma Sistemi Gönderiyor</title>
		<link>https://www.hakyoluhaber.com/alinti-yazilar/abd-istihbarati-cin-irana-hava-savunma-sistemi-gonderiyor/</link>
					<comments>https://www.hakyoluhaber.com/alinti-yazilar/abd-istihbarati-cin-irana-hava-savunma-sistemi-gonderiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakyolu Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 2026 11:18:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Alıntı Yazılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hakyoluhaber.com/?p=4165</guid>

					<description><![CDATA[Paylaş Orta Doğu’daki dengeleri sarsan ve 6 haftadır devam eden ABD-İran savaşında gözler Pakistan’daki barış masasına çevrilmişken, diplomasi trafiğini gölgeleyecek yeni bir gelişme yaşandı. Amerikan medya kuruluşu CNN’in, güncel istihbarat değerlendirmelerine aşina olan üç farklı kaynağa dayandırdığı habere göre, Çin yönetimi İran’a askeri destek sağlamak için düğmeye bastı. Haberde yer alan istihbarat detaylarına göre Pekin, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><br>Paylaş</p>



<p><a href="https://www.facebook.com/sharer.php?u=https%3A%2F%2Frasthaber.com%2Fabd-istihbarati-cin-irana-hava-savunma-sistemi-gonderiyor%2F" rel="noreferrer noopener" target="_blank"></a><a href="https://twitter.com/intent/tweet?text=ABD+%C4%B0stihbarat%C4%B1%3A+%C3%87in+%C4%B0ran%E2%80%99a+Hava+Savunma+Sistemi+G%C3%B6nderiyor&amp;url=https%3A%2F%2Frasthaber.com%2Fabd-istihbarati-cin-irana-hava-savunma-sistemi-gonderiyor%2F&amp;via=HaberRast" rel="noreferrer noopener" target="_blank"></a><a href="https://rasthaber.com/abd-istihbarati-cin-irana-hava-savunma-sistemi-gonderiyor/#"></a><a href="javascript:if(window.print)window.print()"></a><a href="https://rasthaber.com/abd-istihbarati-cin-irana-hava-savunma-sistemi-gonderiyor/#"></a></p>



<p>Orta Doğu’daki dengeleri sarsan ve 6 haftadır devam eden ABD-İran savaşında gözler Pakistan’daki barış masasına çevrilmişken, diplomasi trafiğini gölgeleyecek yeni bir gelişme yaşandı. Amerikan medya kuruluşu CNN’in, güncel istihbarat değerlendirmelerine aşina olan üç farklı kaynağa dayandırdığı habere göre, Çin yönetimi İran’a askeri destek sağlamak için düğmeye bastı.</p>



<p>Haberde yer alan istihbarat detaylarına göre Pekin, kısa süre içinde İran’a askeri terminolojide “MANPADS” olarak bilinen omuzdan atılan hava savunma füze sistemleri transfer etmeye hazırlanıyor. Bu sistemler, alçak irtifada uçan savaş uçakları, helikopterler ve insansız hava araçlarına (İHA) karşı etkili bir savunma sağlıyor.</p>



<p>Pakistan’da ABD ile İran arasındaki müzakerenin saati belli oldu&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Pakistan’da ABD ile İran arasındaki müzakerenin saati belli oldu</p>



<p>İstihbarat raporlarındaki en dikkat çekici detaylardan biri ise Çin’in izleyeceği sevkiyat yöntemi oldu. Kaynaklar, Pekin’in bu silah transferinin arkasındaki izleri silmek ve silahların doğrudan Çin’den geldiğini gizlemek amacıyla, sevkiyatı “üçüncü ülkeler üzerinden” yönlendirmek için çalıştığına dair güçlü emareler bulunduğunu aktardı.</p>



<p>Gelişmeyi haberleştiren Reuters haber ajansı; ABD Dışişleri Bakanlığı, Beyaz Saray ve Washington’daki Çin Büyükelçiliği’nin konuyla ilgili yorum taleplerine henüz yanıt vermediğini bildirdi.</p>



<p>Bu kritik istihbaratın sızdırılma zamanlaması ise uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. ABD ve İran üst düzey heyetleri, 6 haftalık çatışmalara son vermenin yollarını aramak üzere bugün (Cumartesi) Pakistan’ın başkenti İslamabad’da tarihi bir müzakere için masaya oturacak. Çin’in İran’a yönelik bu hava savunma sistemi hamlesinin, barış görüşmelerindeki güç dengelerini ve ABD’nin masadaki tavrını nasıl etkileyeceği merakla bekleniyor.</p>
<p class="source"><b>Kaynak:</b> RASTHABER</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hakyoluhaber.com/alinti-yazilar/abd-istihbarati-cin-irana-hava-savunma-sistemi-gonderiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hizbullah’ın Siyonist Rejime Ağır Füze ve İHA Darbeleri</title>
		<link>https://www.hakyoluhaber.com/gundem/hizbullahin-siyonist-rejime-agir-fuze-ve-iha-darbeleri/</link>
					<comments>https://www.hakyoluhaber.com/gundem/hizbullahin-siyonist-rejime-agir-fuze-ve-iha-darbeleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakyolu Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Apr 2026 18:38:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Alıntı Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hakyoluhaber.com/?p=4159</guid>

					<description><![CDATA[Hizbullah, Lübnan’da bu rejimin işlediği vahşi suçlara karşılık olarak Siyonist rejimin hedeflerine ağır misilleme saldırıları düzenlediğini duyurdu. Hizbullah yayımladığı açıklamalarda şu ifadeleri kullandı: Ateşkes anlaşmasının düşman tarafından ihlal edilmesi ve Güney Lübnan’daki köylere yönelik tekrarlanan saldırılara karşılık olarak, Metulla ve Meskaf Am Siyonist yerleşimlerini füze saldırısıyla hedef aldık. İsrail rejimi askerlerinin et-Taybe kasabasındaki toplanma noktasını [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><a href="https://www.facebook.com/sharer.php?u=https%3A%2F%2Frasthaber.com%2Fhizbullahin-siyonist-rejime-agir-fuze-ve-iha-darbeleri%2F" rel="noreferrer noopener" target="_blank"><br></a><a href="https://twitter.com/intent/tweet?text=Hizbullah%E2%80%99%C4%B1n+Siyonist+Rejime+A%C4%9F%C4%B1r+F%C3%BCze+ve+%C4%B0HA+Darbeleri&amp;url=https%3A%2F%2Frasthaber.com%2Fhizbullahin-siyonist-rejime-agir-fuze-ve-iha-darbeleri%2F&amp;via=HaberRast" rel="noreferrer noopener" target="_blank"></a><a href="https://rasthaber.com/hizbullahin-siyonist-rejime-agir-fuze-ve-iha-darbeleri/#"></a><a href="javascript:if(window.print)window.print()"></a><a href="https://rasthaber.com/hizbullahin-siyonist-rejime-agir-fuze-ve-iha-darbeleri/#"></a></p>



<p>Hizbullah, Lübnan’da bu rejimin işlediği vahşi suçlara karşılık olarak Siyonist rejimin hedeflerine ağır misilleme saldırıları düzenlediğini duyurdu.</p>



<p>Hizbullah yayımladığı açıklamalarda şu ifadeleri kullandı:</p>



<p>Ateşkes anlaşmasının düşman tarafından ihlal edilmesi ve Güney Lübnan’daki köylere yönelik tekrarlanan saldırılara karşılık olarak, Metulla ve Meskaf Am Siyonist yerleşimlerini füze saldırısıyla hedef aldık.</p>



<p>İsrail rejimi askerlerinin et-Taybe kasabasındaki toplanma noktasını intihar İHA’larıyla hedef aldık.</p>



<p>Düşman ordusunun altyapılarını, işgal altındaki Safed kentinde, ateşkes ihlalleri ve Nebatiye kentine yönelik sürekli saldırılara karşılık olarak füze saldırısıyla vurduk.</p>



<p>İşgal altındaki Filistin’in kuzeyinde bulunan, Siyonist rejimin hava operasyonlarını kontrol ve yönetim merkezi olan Miron üssünü, ateşkes ihlalleri ve Nebatiye kentine yönelik tekrarlanan saldırılara karşılık olarak füze ile hedef aldık.</p>



<p>Bu saldırılar, Amerikan-Siyonist saldırılar ülkemize ve halkımıza karşı durdurulana kadar devam edecektir.</p>



<p></p>
<p class="source"><b>Kaynak:</b> RASTHABER</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hakyoluhaber.com/gundem/hizbullahin-siyonist-rejime-agir-fuze-ve-iha-darbeleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Telaviv Bu Gece Dehşeti Yaşadı</title>
		<link>https://www.hakyoluhaber.com/dunya/telaviv-bu-gece-dehseti-yasadi/</link>
					<comments>https://www.hakyoluhaber.com/dunya/telaviv-bu-gece-dehseti-yasadi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakyolu Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 07:22:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Alıntı Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hakyoluhaber.com/?p=4142</guid>

					<description><![CDATA[
Tel Aviv’de gece yarısı dehşeti yaşandı. İran’dan fırlatılan füzeler yağmur gibi işgal altındaki şehrin üzerine yağdı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><a href="https://www.facebook.com/sharer.php?u=https%3A%2F%2Frasthaber.com%2Firan-israilin-gecesini-gunduze-cevirdi-tel-aviv-isiklar-icinde-sabahladi%2F" rel="noreferrer noopener" target="_blank"><br></a><a href="https://twitter.com/intent/tweet?text=%C4%B0ran%2C+%C4%B0srail%E2%80%99in+Gecesini+G%C3%BCnd%C3%BCze+%C3%87evirdi%21+Tel+Aviv%2C+I%C5%9F%C4%B1klar+%C4%B0%C3%A7inde+Sabahlad%C4%B1&amp;url=https%3A%2F%2Frasthaber.com%2Firan-israilin-gecesini-gunduze-cevirdi-tel-aviv-isiklar-icinde-sabahladi%2F&amp;via=HaberRast" rel="noreferrer noopener" target="_blank"></a><a href="https://rasthaber.com/iran-israilin-gecesini-gunduze-cevirdi-tel-aviv-isiklar-icinde-sabahladi/#"></a><a href="javascript:if(window.print)window.print()"></a><a href="https://rasthaber.com/iran-israilin-gecesini-gunduze-cevirdi-tel-aviv-isiklar-icinde-sabahladi/#"></a></p>



<p>Tel Aviv’de gece yarısı dehşeti yaşandı. İran’dan fırlatılan füzeler yağmur gibi işgal altındaki şehrin üzerine yağdı.</p>



<p>ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın dördüncü gününde Tel Aviv kabusu yaşadı. Gece yarısı kenti hedef alan misilleme saldırısında füzeler adeta işgal altındaki şehrin üzerine yağarken, sığınaklarda yankılanan çığlıklar ve gözyaşları dehşetin boyutunu gözler önüne serdi.</p>



<p>Siren seslerinin geceyi yırttığı o anlarda, gökyüzünü aydınlatan ölümcül ışık hüzmeleri milyonların yüreğini ağzına getirdi.</p>



<p>Siyonist işgalcilerin panik halinde sığınaklara koşuştuğu, sokak ortasında çaresizce gökyüzüne bakarak ağladığı görüntüler, Müslümanların kalbini ferahlattı.</p>



<p>Çatışmanın sadece askeri üslerle sınırlı kalmadığı, bu gece, bölge için yeni bir tarih olarak kayıtlara geçti.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="gokyuzunu-yirtan-patlamalar"><strong>Gökyüzünü Yırtan Patlamalar</strong></h2>



<p>Savaşın dördüncü gününde Tel Aviv merkezine isabet eden füzeler, bölgedeki tüm hesapları şaşırttı. Gece yarısı gökyüzünden ölüm yağan anlarda sığınaklara koşan halkın çaresizliği saniye saniye kaydedildi.</p>



<p>İran’ın misilleme dalgası başkent semalarına ulaştığında hava savunma sistemleri peş peşe devreye girdi. Kent merkezine doğru süzülen füzelerin bazılarının havada infilak etmesiyle oluşan ateş topları ve duman bulutları görüldü.</p>



<p>İran’ın misilleme dalgası gece saatlerinde şiddetini artırdı. Hava savunma sistemlerinin aralıksız devreye girmesine rağmen, ateşlenen füzeler Tel Aviv kent merkezini vurdu.</p>



<p>Sivillerin cep telefonu kameralarına yansıyan o anlarda, sokaklarda ardı ardına patlayan mühimmat seslerinin ardından gelen büyük sessizlik ve korku dikkati çekti.</p>



<p>Saldırının ardından metropolde büyük bir kaos patlak verdi.</p>



<p>Can ve mal kaybına dair tablonun boyutu henüz netleşmedi, İsrail sıkı sansür uygulamaya devam ediyor.</p>



<p>Olay yerinden yansıyan görüntülerde, gökyüzünü kaplayan devasa ışık huzmeleri ve duman bulutları dikkat çekti.</p>



<p>Sağlık ekiplerinin ve kurtarma birimlerinin alarm durumunda vurulan bölgelere yönlendirildiği aktarıldı.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="siginaklarda-can-pazari"><strong>Sığınaklarda Can Pazarı</strong></h2>



<p>Şehrin dört bir yanında yükselen uyarı sirenleri sonrası sokaklar saniyeler içinde boşaldı. Güvenli noktalara ve apartman sığınaklarına inmeye çalışan işgalcilerin yaşadığı büyük panik gözlendi.</p>



<p>Sokak ortasında gözyaşlarına boğulanlar ve yer altı sığınaklarına doluşan binlerce işgalci için zaman adeta durdu. Çatışmanın sınırları aşıp doğrudan başkentin kalbine inmesi, bölgedeki işgalcilerde büyük bir travma yarattı. Korku kentin her köşesine sinmiş durumda.</p>



<p>Ölüm korkusuyla birbirine sarılan işgalcilerin gözyaşlarına hakim olamadığı anlar, bölgeden gelen en çarpıcı kareler olarak servis edildi.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="yetkililerden-acil-cagri"><strong>Yetkililerden Acil Çağrı</strong></h2>



<p>Kanlı krizde dördüncü güne girilirken, güvenlik kaynaklarından peş peşe hayati uyarılar geldi.</p>



<p>Tel Aviv başta olmak üzere stratejik noktalarda alarm seviyesi kırmızıya çekildi.</p>



<p>Resmi makamlarca yapılan acil bilgilendirmede, işgalcilerin “ikinci bir emre kadar sığınakları kesinlikle terk etmemeleri” vurgulandı.</p>



<p>Bölgeyi adeta bir ateş çemberine çeviren bu son saldırı dalgasının ardından sabahın ilk ışıklarıyla birlikte diplomatik ve askeri kanatlardan gelecek yeni hamleler merakla bekleniyor/milligazete</p>
<p class="source"><b>Kaynak:</b> RASTHABER</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hakyoluhaber.com/dunya/telaviv-bu-gece-dehseti-yasadi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsanlar öldürülürken İngiliz silah endüstrisi kârını artırıyor</title>
		<link>https://www.hakyoluhaber.com/alinti-yazilar/insanlar-oldurulurken-ingiliz-silah-endustrisi-karini-artiriyor/</link>
					<comments>https://www.hakyoluhaber.com/alinti-yazilar/insanlar-oldurulurken-ingiliz-silah-endustrisi-karini-artiriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakyolu Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 06:53:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Alıntı Yazılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hakyoluhaber.com/?p=4081</guid>

					<description><![CDATA[BAE Systems, 2025’te rekor kâr ve sipariş rakamları açıklarken, Gazze ve Ukrayna’daki çatışmaların küresel savunma harcamalarını artırarak şirketin silah satışlarına olan talebi yükselttiği gözlendi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em>BAE Systems, 2025’te rekor kâr ve sipariş rakamları açıklarken, Gazze ve Ukrayna’daki çatışmaların küresel savunma harcamalarını artırarak şirketin silah satışlarına olan talebi yükselttiği gözlendi.</em></p>



<p><strong>YDH-</strong>&nbsp;İngiltere merkezli silah üreticisi BAE Systems, artan küresel gerilimler ve savaşlara bağlı savunma harcamalarının etkisiyle 2025’te rekor finansal sonuçlar açıkladı. Ancak bu ekonomik başarı, özellikle Ukrayna’daki savaş ve Gazze’deki askeri operasyonlar gibi çatışmaların yol açtığı yıkım ve sivil kayıplar bağlamında ciddi eleştirilere neden oluyor.</p>



<p><strong>Rekor kâr ve büyüyen sipariş defteri</strong></p>



<p>Şirket, 2025 yılı için faiz ve vergiler öncesi 3,32 milyar sterlinlik kazanç bildirdi ve bu rakam bir önceki yıla göre %12’lik artışı temsil ediyor; satışlar ise %10 artışla 30,66 milyar sterline ulaştı ve tarihinin en yüksek seviyesine çıktı.</p>



<p>Sipariş birikimi yıl sonunda 83,6 milyar sterlinle rekor kırdı ve yıl boyunca 36,8 milyar sterlinlik yeni sipariş aldı.</p>



<p>Şirket, 2026’da da satış ve kârda çift haneli artış beklentisini sürdürüyor. Bu artış, dünyanın birçok hükümetinin savunma bütçelerini artırmasının bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.</p>



<p>CEO Charles Woodburn’ın, artan güvenlik tehditlerinin yeni bir savunma harcaması dönemini başlattığını belirterek şirketin bu ortamda güçlü konumlandığını vurgulaması, bu bağlamda özellikle tartışma yaratıyor.</p>



<p><strong>Gazze savaşı ve etik tartışmalar</strong></p>



<p>El-Meyadin’e göre, kârların artması, dünya genelindeki savaşların ve silahlanma yarışının bir yansıması olarak görülüyor. Gazze’deki askeri operasyonlar, Filistinli yetkililer ve çok sayıda insan hakları örgütü tarafından “soykırımla sonuçlanan” geniş ölçekli boyutta eleştiriliyor. Bu eleştiriler, sivillerin altyapısının yok olması ve artan sivil kayıplar göz önüne alındığında daha da sertleşiyor.</p>



<p>BAE Systems’in savunma ürünleri, küresel silah tedarik zincirinde önemli bir rol oynuyor; bu durum, şirketin İsrail dahil olmak üzere çatışma bölgelerinde kullanılan sistemlerin üretiminde yer alması nedeniyle etik soruları gündeme getiriyor.</p>



<p>İngiltere’de sivil toplum ve insan hakları örgütleri, özellikle F‑35 gibi savaş uçaklarının parçalarının tedarik edilmesinin Gazze’deki saldırılara dolaylı katkı sağladığını söylüyor.</p>



<p><strong>Silahlanmanın “yeniden modası” ve eleştiri</strong></p>



<p>Piyasa analistleri, savunma hisselerindeki yükselişi hükümetlerin artan savunma bütçelerine bağlarken, bu durumu “savaş endüstrisinin yeniden moda olması” olarak tanımlıyor. Bu, küresel jeopolitik ortamın nihaî olarak silah üreticilerinin kâr etmesine yol açtığı değerlendirmesini güçlendiriyor.</p>



<p>Eleştirmenler, savunma şirketlerinin kârlarının artmasının savaşların sürmesine hizmet eden ekonomik mekanizmaları beslediğini, bunun da siviller üzerindeki insani etkilerin artmasıyla çeliştiğini belirtiyor. Bu bakış açısına göre, silah üretimi ve satışının finansal başarısı, gerçek dünyadaki yıkım ve insan acısıyla örtüşmüyor; aksine bu yıkımı sürdürmeye katkı sağlıyor.</p>



<p><strong>Askeri harcamalar ve küresel riskler</strong></p>



<p>Artan savunma harcamaları, yalnızca güncel çatışmalarla sınırlı kalmayıp, dünya genelindeki potansiyel ve mevcut gerilimlere karşı bir tepki olarak görülüyor.</p>



<p>Analistler, Venezuela’dan Çin‑Japonya gerilimlerine, Rusya‑Ukrayna savaşına kadar çeşitli risklerin hükümetleri ordularını güçlendirmeye ittiğini belirtiyor.</p>



<p>Ayrıca, bu gelişmelerin, savunma sektörünün “ekonomik başarısının” arkasında bir dizi jeopolitik baskı ve çatışma dinamiği olduğunu gösterdiğini; bununla birlikte barış, insani güvenlik ve uluslararası hukuk açısından ciddi soru işaretleri doğurmaya devam ettiğini söylüyor.</p>
<p class="source"><b>Kaynak:</b> YDH</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hakyoluhaber.com/alinti-yazilar/insanlar-oldurulurken-ingiliz-silah-endustrisi-karini-artiriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Arap kamuoyundan ABD ve İsrail’e ret</title>
		<link>https://www.hakyoluhaber.com/alinti-yazilar/arap-kamuoyundan-abd-ve-israile-ret/</link>
					<comments>https://www.hakyoluhaber.com/alinti-yazilar/arap-kamuoyundan-abd-ve-israile-ret/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakyolu Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 06:22:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Alıntı Yazılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hakyoluhaber.com/?p=4043</guid>

					<description><![CDATA[Arap dünyasında en geniş çaplı araştırma, katılımcıların %87’sinin İsrail’in tanınmasına karşı çıktığını ve ABD’ye yönelik olumsuz algıların “dış politika kaynaklı” olarak keskinleştiğini ortaya koydu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em>Arap dünyasında en geniş çaplı araştırma, katılımcıların %87’sinin İsrail’in tanınmasına karşı çıktığını ve ABD’ye yönelik olumsuz algıların “dış politika kaynaklı” olarak keskinleştiğini ortaya koydu.</em></p>



<p><strong>YDH-</strong>&nbsp;Arap Merkezi Araştırma ve Politika Çalışmaları, 2025 yılı için hazırladığı Arap Kamuoyu Endeksi (AOI) sonuçlarını perşembe günü yayımladı.</p>



<p>15 Arap ülkesinde 40 bin 130 kişiyle yüz yüze görüşmeler yapılarak elde edilen veriler, bölgede şimdiye kadar yapılan “en büyük kamuoyu araştırması” niteliğinde.</p>



<p>Araştırma, Filistin, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’ne dair Arap kamuoyunun tutumlarının net bir şekilde belirginleştiğini, “normalleşme” anlaşmaları ve diplomatik girişimlerin bu algıyı değiştirmede etkili olamadığını gösterdi.</p>



<p><strong>Katılımcı profili ve kapsam</strong></p>



<p>Kasım 2024 ile Ağustos 2025 arasında yürütülen AOI’nin dokuzuncu sayısında, Cezayir, Mısır, Irak, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Libya, Moritanya, Fas, Filistin, Katar, Suudi Arabistan, Sudan, Suriye ve Tunus’tan katılımcılar değerlendirildi.</p>



<p>Genel hata payı ±2–3% olarak hesaplandı.</p>



<p><strong>İsrail’e karşı güçlü muhalefet</strong></p>



<p>Araştırmaya katılanların %87’si ülkelerinin İsrail’i tanımasına karşı çıktığını, sadece %6’sının desteklediğini belirtti.</p>



<p>Bu destekçilerin yarısı, tanımanın ancak bağımsız bir Filistin devletinin kurulması durumunda geçerli olacağını ifade etti. Bu oranlar, 2019/20 anketine göre “en yüksek karşıtlık seviyesini” işaret ediyor.</p>



<p>Libya %96 ile en yüksek muhalefeti gösterirken, bunu Ürdün (%95), Moritanya (%95) ve Kuveyt (%94) izledi.</p>



<p>“Normalleşme” anlaşmaları imzalanan ülkelerde, kamuoyunun muhalefet eğilimi yumuşamak yerine güçlenmiş görünüyor. Örneğin, Fas’ta İsrail’in “tanınmasına” destek 2022/23’te %20 iken 2025’te %6’ya düştü; Sudan’da ise bu oran %7’ye geriledi.</p>



<p>Katılımcılar, “tanımaya” karşı çıkış gerekçelerini ağırlıklı olarak siyasi sebeplerle açıkladı. %31,5’i “İsrail rejiminin Filistin’i işgal eden bir yerleşimci-kolonyal devlet” olarak görülmesini, %13,3’ü bölgedeki genişlemeci emellerini, %9,1’i Filistinlilere yönelik süregelen baskıyı belirtti. Dini gerekçeler sadece %2,3 oranında gösterildi; bu oran 2019/20&#8217;de yaklaşık %7 idi.</p>



<p><strong>Gazze ve Lübnan</strong></p>



<p>Anket, İsrail&#8217;in Gazze ve Lübnan&#8217;a yönelik savaşının katılımcılar üzerinde kişisel olarak ciddi etkiler bıraktığını ortaya koydu; katılımcıların %87&#8217;si doğrudan savaşın yol açtığı psikolojik stres yaşadığını belirtti. Ayrıca %70&#8217;i savaşı aktif şekilde takip ettiğini ve bunu yaparken ağırlıklı olarak uydu televizyonu (%57) ile interneti (%35) kullandığını ifade etti.</p>



<p><strong>Uluslararası aktörlerin algısı</strong></p>



<p>Güney Afrika, Filistinlilere karşı en iyi tavrı sergileyen ülke olarak %15&#8217;lik oranla en olumlu değerlendirilen uluslararası aktör oldu; bu oran, tek bir ülke için kaydedilen en yüksek değer olarak öne çıktı. Katılımcıların %83&#8217;ü, Pretoria&#8217;nın &#8216;İsrail&#8217;e karşı Uluslararası Adalet Divanı&#8217;nda açtığı davanın morallerini yükselttiğini belirtti. İspanya ve İran ise %7&#8217;lik oranla ikinci sırada yer aldı.</p>



<p>Ayrıca, Filistin&#8217;e yönelik uluslararası politikaları değerlendirmeleri istendiğinde, katılımcılar Güney Afrika&#8217;yı %62 ile &#8216;en olumlu&#8217; ülke olarak gösterdi. Türkiye %49 ile ikinci sırada yer alırken, İran %45 ile üçüncü oldu. Batı ülkeleri arasında ise İspanya %43 ile &#8216;en olumlu&#8217; değerlendirmeye sahip ülke olarak kaydedildi.</p>



<p>Öte yandan, ankete katılanların %76&#8217;sı ABD&#8217;nin Filistin&#8217;e yönelik politikasını &#8216;olumsuz&#8217; değerlendirdi; bu, ankete katılan tüm ülkeler arasında en kötü puan olarak kaydedildi. İngiltere %60, Fransa %58 ve Almanya %55 ile olumsuz değerlendirmeler aldı.</p>



<p><strong>ABD’ye bakış</strong></p>



<p>AOI 2025, ABD’ye dair 2014’te sorulan soruları tekrarladı ve neredeyse her ölçütte olumsuz görüşlerde belirgin bir artış gözlendi. Katılımcıların %56’sı ABD’ye olumsuz hisler beslediğini, bunun %54’ünün Amerikan dış politikasına dayandığını belirtti.</p>



<p>Bu oran 2014’te %50 idi. Filistin (%78), Ürdün (%72) ve Mısır (%67), olumsuz görüşlerini ağırlıklı olarak dış politikaya bağladı.</p>



<p>ABD’ye yönelik olumsuz algı, pratik tercihlere de yansıdı. Arapların ABD’yi tercih ettikleri alanlarda düşüş gözlendi: Turizm %34’ten %14’e, üniversite eğitimi %48’den %28’e, sağlık hizmetleri %45’ten %32’ye geriledi. Amerikan ürünleri satın alma oranı %42’den %25’e indi.</p>



<p>ABD toplumu algısı da zayıfladı. 1–10 ölçeğinde demokrasi 7,5’ten 6,7’ye, kişisel özgürlük 7,5’ten 6,9’a, hoşgörü 5,8’den 5,5’e, azınlıklara saygı 6,5’ten 5,7’ye düştü. Tek yüksek not teknoloji alanında korundu (8,1).</p>



<p><strong>Kamuoyu talepleri</strong></p>



<p>Katılımcıların %44’ü, ABD politikasının Filistin’e yönelik değişmesi durumunda Washington algısının iyileşeceğini belirtti. Öne çıkan talepler arasında “İsrail’e askeri desteğin durdurulması” (%17), “Filistinlilerin korunması” (%14) ve “Filistin meselesinin adil çözümü” (%13) yer aldı. %9’u ise hiçbir değişiklik olmayacağını ifade etti.</p>



<p>Üçte iki oranında katılımcı, ABD politikalarının bölgesel istikrarı tehdit ettiğini belirtti. %50–66’lık kesim, Washington’un Arap ülkelerini kontrol altına aldığını, politikalarını dayattığını, Arap devletleri arasında bölünmeleri derinleştirdiğini ve demokratik olmayan hükümetleri desteklediğini ifade etti. %55, ABD’nin bölgedeki insan haklarını koruduğu iddiasını reddetti.</p>



<p><strong>Sonuç</strong></p>



<p>2025 AOI, Arap kamuoyunun Filistin konusunda tutumunun sertleştiğini ortaya koyuyor; “normalleşme” anlaşmaları ve zaman, kamuoyu desteğini değiştirmekte etkili olamamış.</p>



<p>İsrail’i tanımaya karşı çıkış neredeyse tarihsel zirveye ulaşmış durumda ve siyasi gerekçeler bu tutumun temelini oluşturuyor.</p>



<p>Gazze’ye yönelik savaş, ABD’ye karşı önceden var olan güvensizliği derinleştirmiş; bu olumsuz algı artık Amerikan toplumu, kültürü ve yetkinliği alanlarına da yansımış durumda.</p>



<p>Washington ve Arap başkentlerindeki politika yapıcılar için mesaj açık: Diplomatik anlaşmalar imzalanabilir, ancak kamuoyunun meşruiyeti olmadan gerçek kabul görmez.</p>



<p></p>
<p class="source"><b>Kaynak:</b> YDH</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hakyoluhaber.com/alinti-yazilar/arap-kamuoyundan-abd-ve-israile-ret/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diplomasi ve savaş arasında kritik eşik: Önümüzdeki iki ay belirleyici olacak</title>
		<link>https://www.hakyoluhaber.com/alinti-yazilar/diplomasi-ve-savas-arasinda-kritik-esik-onumuzdeki-iki-ay-belirleyici-olacak/</link>
					<comments>https://www.hakyoluhaber.com/alinti-yazilar/diplomasi-ve-savas-arasinda-kritik-esik-onumuzdeki-iki-ay-belirleyici-olacak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakyolu Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 07:44:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Alıntı Yazılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hakyoluhaber.com/?p=4019</guid>

					<description><![CDATA[Birçok gözlemci önümüzdeki iki ayın, diplomasi ve savaş dahil olayların gidişatında çok önemli ve belirleyici olabileceğine inanıyor.❞]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em>Birçok gözlemci önümüzdeki iki ayın, diplomasi ve savaş dahil olayların gidişatında çok önemli ve belirleyici olabileceğine inanıyor.❞</em></p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p><strong>YDH-&nbsp;</strong>El-Ahbar&#8217;daki&nbsp;<a href="https://www.al-akhbar.com/NewspaperArticles/world/879335/%D8%B4%D9%87%D8%B1%D8%A7%D9%86-%D8%AD%D8%A7%D8%B3%D9%85%D8%A7%D9%86-%D9%84%D9%84%D9%85%D9%81%D8%A7%D9%88%D8%B6%D8%A7%D8%AA---%D8%AC%D9%88%D9%84%D8%A9-%D8%AB%D8%A7%D9%86%D9%8A%D8%A9-%D8%BA%D8%AF%D8%A7--%D8%A5%D9%8A%D8%B1%D8%A7%D9%86-%D8%A3%D9%82%D9%84-%D8%AA%D9%81%D8%A7%D8%A4%D9%84%D8%A7">yazısında</a>&nbsp;Muhammed Hacavi, Washington’ın silahlı müzakere&nbsp;baskısı ve küresel siyasi takvimin yarattığı zaman darlığı ışığında, önümüzdeki iki ayın ya köklü bir diplomatik kırılmaya ya da büyük ölçekli bir askeri çatışmaya yol açacağını savunuyor.</p>
</blockquote>



<p>İran ve ABD arasında ikinci tur görüşmelerin yarın Umman Sultanlığı&#8217;nın ev sahipliğinde Cenevre&#8217;de yapılması planlanıyor; ancak iki taraf arasında bir anlaşmaya varılmasının zorluğuna işaret eden belirtiler sürüyor ve askeri çatışma hâlâ olası bir seçenek olarak kalıyor.</p>



<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başkanlığındaki İran heyeti ile ABD Başkanı Özel Temsilcisi Steve Wittkof başkanlığındaki Amerikan heyeti arasında 6 Şubat&#8217;ta Maskat&#8217;ta &#8220;dolaylı olarak&#8221; yapılan ilk tur görüşmelerde, her iki taraf da detaylar üzerinde müzakereye girmeden pozisyonlarını, taleplerini ve beklentilerini sundu; görüşmelere devam etme kararı ise bu turun tek kazanımı olarak görülüyor.</p>



<p>Bu zaman diliminde ve İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani&#8217;nin geçen hafta Maskat ve Doha&#8217;ya yaptığı ziyaret sırasında, hem Tahran hem de Washington, aracılar vasıtasıyla ilk turla ilgili pozisyonlarının nihai değerlendirmesi hakkında bilgilendirildi.</p>



<p>Şimdi, bu pozisyonların ortak bir zemin oluşturacak şekilde esneklik gösterip göstermediği veya aradaki uçurumun hâlâ derin olup olmadığı ve anlaşmaya varma şansının düşük kalıp kalmadığı netleşecek.</p>



<p>Washington, Tahran ile &#8220;silahlı müzakereler&#8221; stratejisini sürdürüyor. Bir yandan müzakerelerin devamında ısrar ederken, diğer yandan bölgedeki askeri yığılmasını istikrarlı bir şekilde artırıyor. Bu yığılmanın temel amacı İran&#8217;ı ABD taleplerini kabul etmeye zorlamak, ikinci amacı ise görüşmelerin başarısız olması durumunda İran&#8217;a karşı büyük ölçekli bir askeri operasyona hazırlanmak olarak öne çıkıyor.</p>



<p>ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın, Tahran bir anlaşmaya varmazsa &#8220;kötü şeyler olacağı&#8221; tehdidinde bulunduğunu hatırlatmak gerekiyor. Nükleer meseleye gelince, Amerika Birleşik Devletleri, Trump&#8217;ın son açıklamalarında da yinelediği gibi, uranyum zenginleştirmenin tamamen ortadan kaldırılması konusunda ısrarını koruyor.</p>



<p>Ayrıca İran&#8217;ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarının kaldırılmasını talep ediyor. Bu sırada, ABD yetkilileri İran ile yapılacak bir anlaşmanın neleri içermesi gerektiği konusunda çelişkili açıklamalar yaparak, konuyu çevreleyen belirsizliği daha da derinleştiriyor.</p>



<p>Trump, ilk görüşmelerin ardından yalnızca nükleer mesele konusunda bir anlaşmaya varılmasının önünde hiçbir engel görmediğini belirtmiş olsa da, daha sonra Fox News&#8217;e verdiği bir röportajda bu tutumunu değiştirdi; herhangi bir anlaşmanın nükleer programın yanı sıra füze programını ve diğer tüm konuları da içermesi gerektiğini söyledi.</p>



<p>Bu pozisyon, geçen Çarşamba Washington&#8217;da görüştüğü İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu&#8217;nun duruşuna çok yakın duruyor. Dahası, Trump son günlerde İran&#8217;da &#8220;rejim değişikliğini&#8221; istenilen bir seçenek olarak defalarca dile getirdi.</p>



<p>İran ise hem anlaşmaya hem de savaşa hazır olduğunu, sırf savaştan kaçınmak için haksız veya dengesiz bir anlaşmaya boyun eğmeyeceğini ısrarla belirtiyor. Tahran, yalnızca nükleer konuda müzakereye hazır olduğunu, füze programı da dahil olmak üzere diğer konuların müzakerelerin kapsamı dışında kaldığını vurguluyor.</p>



<p>Nükleer konuda İran, zenginleştirme ilkesini &#8220;kırmızı çizgi&#8221; olarak görüyor ve bunu durdurmaya niyetli olmadığını söylüyor.</p>



<p>Bununla birlikte; zenginleştirilmiş malzemenin seviyesini ve miktarını azaltma, yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumu yurt dışına göndermeden seyreltme ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin ülkede normal faaliyetlerine devam etmesine izin verme gibi esneklik için bir çerçeve çiziyor. Buna karşılık Tahran, Washington&#8217;dan kendisine uygulanan yaptırımları kaldırmasını bekliyor.</p>



<p>Bu bağlamda, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid&nbsp;Takt-Revançi, dün yayınlanan&nbsp;<em>BBC</em>&nbsp;röportajında, &#8220;İran, Amerikalılar yaptırımların kaldırılmasını görüşmeye istekli olduklarını gösterirlerse, ABD ile nükleer bir anlaşmaya varmak için taviz vermeyi değerlendirmeye hazırdır&#8221; dedi.</p>



<p>Ancak, bu konuyu füze programı da dahil olmak üzere diğer konularla ilişkilendirmeyi defalarca reddetti. Revançi, &#8220;Amerikalılar yaptırımlar hakkında konuşmaya hazırsa, biz de bu konuyu ve nükleer programımızla ilgili diğer tüm konuları görüşmeye hazırız&#8221; diye konuştu.</p>



<p>&#8220;Sıfır zenginleştirme&#8221; konusunun artık masada olmadığını ve İran için müzakere konusu olmadığını vurguladı. Ayrıca, ülkesinin balistik füze programını ABD ile görüşmeyi reddettiğini belirterek, &#8220;İsrailliler ve Amerikalılar tarafından saldırıya uğradığımızda füzelerimiz imdadımıza yetişti; savunma yeteneklerimizden mahrum kalmayı nasıl kabul edebiliriz?&#8221; sorusunu sordu.</p>



<p>Ayrıca, İran parlamentosunun Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komitesi üyesi İbrahim Rızai, İran müzakere ekibinin Cenevre&#8217;deki yeni müzakereler turunda zaman kazanmak için bir dizi öneri hazırladığını açıkladı.</p>



<p>Rızai, &#8220;İran bu turda uranyum zenginleştirmeyi durdurmayı veya zenginleştirilmiş uranyum stokunu topraklarından çıkarmayı görüşmeyecek&#8221; derken, Washington&#8217;ın da bunu kabul ettiğini sözlerine ekledi. &#8220;Müzakerelerin sonucu konusunda çok iyimser değiliz&#8221; diyerek, Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nin anlaşmaları ihlal etme konusunda uzun bir geçmişi olduğunu hatırlattı.</p>



<p>Bu sırada, müzakerelere dış tarafların katılımının sonuçları etkileme olasılığı hâlâ mevcut. Bir yandan diplomatik yolu destekleyen; ancak İran ile ABD arasında askeri bir çatışmanın kendileri için potansiyel olarak ağır sonuçlar doğurabileceğini görerek bu çatışmayı önlemeye çalışan Türkiye, Katar, Mısır, Umman ve bir ölçüde Suudi Arabistan gibi bölgesel ülkeler var.</p>



<p>Öte yandan, Direniş Ekseni&nbsp;ile hesaplaşmayı hedefleyen ve Washington&#8217;ın değerlendirmelerini tamamen kendiyle uyumlu hale getirmek isteyen İsrail bulunuyor.</p>



<p>Her halükarda, ABD&#8217;deki FIFA Dünya Kupası ve ABD ara seçimlerinin başlangıcı dahil yaklaşan birçok küresel olay, Trump yönetiminin İran meselesini süresiz uzatmasını zorlaştıracak.</p>



<p>Bu nedenle, birçok gözlemci önümüzdeki iki ayın, diplomasi ve savaş dahil olayların gidişatında çok önemli ve belirleyici olabileceğine inanıyor.</p>



<p>Yarın Cenevre&#8217;de yapılacak görüşmeler öncesinde, Netanyahu söylemini sertleştirerek, Trump&#8217;a &#8220;Tahran ile yapılacak herhangi bir anlaşmanın balistik füzeler, nükleer program ve direniş unsurlarına&nbsp;destek konularını içermesi gerektiğini&#8221; söylediğini belirtti.</p>



<p>Netanyahu, anlaşmanın sadece zenginleştirme sürecinin durdurulmasını değil, nükleer altyapının da sökülmesini içermesi gerektiğini vurgularken, tüm zenginleştirilmiş uranyumun İran&#8217;dan çıkarılması gerektiğini de ekledi.</p>



<p>Bu açıklamalar, İsrail&nbsp;<em>Kanal 13</em>&#8216;ün&nbsp;Netanyahu&#8217;nun dün ve akşam saatlerinde üst düzey güvenlik yetkililerinin katılımıyla İran meselesi üzerine bir dizi toplantı yaptığını bildirmesinin ardından geldi.</p>



<p>Bu sırada Amerikan tarafında ise&nbsp;<em>CBS News</em>, ABD&#8217;li yetkililerin ordu ve istihbarat teşkilatları içinde &#8220;İsrail&#8217;in İran&#8217;a yönelik saldırılarını destekleme&#8221; olasılığını araştırmak üzere görüşmelerin sürdüğünü aktardı. Habere göre askeri görüşmeler, İsrail savaş uçaklarının yakıt ikmali ve uçuş rotaları meselesine odaklanıyor.</p>



<p>Ancak İsrail kanalı&nbsp;<em>i24</em>, bilgilendirilmiş kaynaklara dayanarak, ABD ve İran arasındaki müzakerelerde ilerleme kaydedildiğini ve Tahran&#8217;ın yaptırımların kalkması şartıyla taviz vermeye hazır olduğunu belirtti.</p>



<p>İsrail Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü&#8217;nden Ofer Şelah, Trump için önemli olan oyuncuların kişisel servetini ve ABD&#8217;ye getirebileceği parayı etkileyebilecek kişiler olduğunu belirterek, İsrail&#8217;in bu hikayede neredeyse hiç oyuncu olmadığını savundu.</p>



<p><strong>Çeviri: YDH</strong></p>
<p class="source"><b>Kaynak:</b> YDH</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hakyoluhaber.com/alinti-yazilar/diplomasi-ve-savas-arasinda-kritik-esik-onumuzdeki-iki-ay-belirleyici-olacak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Washington&#8217;da İran&#8217;ın Dezful füzesi paniği</title>
		<link>https://www.hakyoluhaber.com/alinti-yazilar/washingtonda-iranin-dezful-fuzesi-panigi/</link>
					<comments>https://www.hakyoluhaber.com/alinti-yazilar/washingtonda-iranin-dezful-fuzesi-panigi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakyolu Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Feb 2026 08:42:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Alıntı Yazılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hakyoluhaber.com/?p=3980</guid>

					<description><![CDATA[Dezful füzesi, hipersonik hızı, düşük hata payı ve mobil fırlatma kapasitesiyle bölgesel caydırıcılık denkleminde İran’ın elini güçlendiren stratejik bir güç çarpanı olarak öne çıkıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em>Dezful füzesi, hipersonik hızı, düşük hata payı ve mobil fırlatma kapasitesiyle bölgesel caydırıcılık denkleminde İran’ın elini güçlendiren stratejik bir güç çarpanı olarak öne çıkıyor.</em></p>



<p><strong>YDH-&nbsp;</strong>İran yapımı katı yakıtlı Dezful füzesi, sahip olduğu ileri teknolojik özelliklerle Batı’nın gelişmiş hava savunma sistemlerini etkisiz hale getirme kapasitesini kanıtlıyor.</p>



<p>Fetih füze ailesinin (110/313/Zülfikar) gelişmiş bir versiyonu olan bu roket; kompozit gövdesi ve yüksek enerjili yakıtları sayesinde 700 kilometrelik temel menzilini bin kilometreye taşıyarak kısa ve orta menzilli füzeler arasındaki boşluğu başarıyla kapatıyor.</p>



<p>Mach 7 ile 9 arasında değişen (yaklaşık 8 bin 600-11 bin&nbsp;km/s) hipersonik hızlara ulaşan Dezful, dairesel hata payını (CEP) 5-30 metre aralığına indirerek engelleme sistemlerinin kaçınma zaman çizelgelerini altüst ediyor.</p>



<p>Tek kademeli katı yakıt mimarisi sayesinde sadece 5-6 dakikalık bir hazırlık süresiyle ateşlenebilen füze, tekli veya çoklu konfigürasyonlara sahip mobil fırlatıcılar (TEL) aracılığıyla yüksek manevra kabiliyeti sunuyor.</p>



<p>Özellikle 2024 yılındaki çöl testlerinde Şehid Mehdevi gemisinden fırlatılan deniz versiyonunun bin 750 kilometrelik bir vuruş gerçekleştirmesi, Tahran’ın caydırıcılık menzilini deniz aşırı alanlara yaydığını gösteriyor.</p>



<p>450 ila 700 kilogram arasında değişen yüksek patlayıcı veya alt mühimmat taşıyabilen ayrılabilir savaş başlığı, uzatılmış burun tasarımıyla yıkıcı gücünü ikiye katlarken; radar emici boyası ve ısı azaltıcı kavisli yapısıyla radarlara yakalanma riskini minimize ediyor.</p>



<p>İslam Devrimi Lideri Ayetullah Hamenei&#8217;nin belirlediği 2 bin kilometrelik menzil sınırı dahilinde tamamen yerli imkanlarla geliştirilen Dezful, bölgesel denklemi yeniden kurguluyor.</p>



<p>2021 Peygamber-15 tatbikatlarından 2026 yılındaki 11 Şubat devrim yürüyüşlerine kadar her aşamada gövde gösterisi yapan füze, Kirmanşah ve Dezful testlerinde sergilediği performansla Haifa veya Tel Aviv gibi kritik noktaları hedef alabilecek hipersonik kaçınma yeteneklerine işaret ediyor.</p>



<p>Uzmanlar, ABD’nin mevcut hava savunma mimarisinin&nbsp;bu denli hızlı ve sofistike bir mühimmata karşı koyabilecek kadar gelişmiş olmayabileceğini&nbsp;sorguluyor.&nbsp;</p>



<p></p>
<p class="source"><b>Kaynak:</b> YDH</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hakyoluhaber.com/alinti-yazilar/washingtonda-iranin-dezful-fuzesi-panigi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD, binlerce Starlink terminalini İran’a soktu</title>
		<link>https://www.hakyoluhaber.com/alinti-yazilar/abd-binlerce-starlink-terminalini-irana-soktu/</link>
					<comments>https://www.hakyoluhaber.com/alinti-yazilar/abd-binlerce-starlink-terminalini-irana-soktu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakyolu Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 12:32:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Alıntı Yazılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hakyoluhaber.com/?p=3955</guid>

					<description><![CDATA[Washington’un, ocak ayındaki karışıklıklar sırasında binlerce Starlink terminalini gizlice İran’a sokması, “teknolojik destek” adı altında örtülü müdahale eleştirilerine yol açtı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em>Washington’un, ocak ayındaki karışıklıklar sırasında binlerce Starlink terminalini gizlice İran’a sokması, “teknolojik destek” adı altında örtülü müdahale eleştirilerine yol açtı.</em></p>



<p><strong>YDH-</strong>&nbsp;Wall Street Journal gazetesinin haberine göre, Donald Trump yönetimi, ocak ayında İran’da yaşanan karışıklıklar sırasında binlerce Starlink terminalini gizlice ülkeye soktu.</p>



<p>ABD’li yetkililere dayandırılan haberde, bu adımın, İran makamlarının “yabancı destekli bir istikrarsızlaştırma operasyonu” olarak tanımladığı süreçte doğrudan bir teknolojik müdahale anlamına geldiği belirtildi.</p>



<p>Haberde, söz konusu operasyonun, Washington’un Starlink uydu internet ekipmanlarının İran’a doğrudan transferini ilk kez fiilen sağladığı doğrulanmış örnek olduğu aktarıldı.</p>



<p>Bu durumun, hassas bir ulusal güvenlik krizi sırasında ABD’nin rolüne ilişkin ciddi soru işaretleri doğurduğu kaydedildi.</p>



<p><strong>Yaklaşık 6 bin terminal ülkeye sokuldu</strong></p>



<p>İran makamlarının ocak ayında artan şiddet olaylarını, silahlı saldırıları ve eş güdümlü sabotaj girişimlerini kontrol altına almaya çalıştığı bir dönemde, ABD’nin yaklaşık 6 bin Starlink uydu internet kitini ülkeye kaçak yollarla soktuğu bildirildi.</p>



<p>Haberde, bu sevkiyatın, İran yönetiminin terör saldırılarını engellemek amacıyla internet erişimini büyük ölçüde kestiği bir sürecin hemen ardından gerçekleştirildiği vurgulandı.</p>



<p>Habere göre, United States Department of State, yaklaşık 7 bin Starlink terminali satın aldı ve bunların büyük bölümünün ocak ayında temin edildiği aktarıldı.</p>



<p>Trump yönetimi içindeki üst düzey atamaların, bu alım için İran’daki diğer “internet özgürlüğü” projelerine ayrılan fonları Starlink’e yönlendirdiği belirtildi.</p>



<p>ABD’li yetkililer, Trump’ın sevkiyatlardan “haberdar olduğunu” ifade ederken, operasyonu bizzat kendisinin mi yoksa başka bir yetkilinin mi onayladığının netleşmediğini aktardı. Beyaz Saray’ın konuya ilişkin yorum yapmayı reddettiği de kaydedildi.</p>



<p><strong>Devlet denetimi dışı iletişim kanalları</strong></p>



<p>Haberde, gizli konuşlandırmanın, İran devlet denetiminin dışında kalan iletişim kanallarını fiilen mümkün kıldığı ifade edildi. Bunun, İran makamlarının yabancı bağlantılı ağların “toplumsal hoşnutsuzlukları silah haline getirmeye” ve protestoları örgütlü şiddete yönlendirmeye çalıştığını söylediği bir döneme denk geldiği kaydedildi.</p>



<p>Washington’un protestolarla doğrudan bir bağlantısı olduğu yönündeki iddiaları reddettiği ancak Starlink operasyonunun, Trump yönetiminin “yönetim karşıtı faaliyetleri desteklemek için şimdiye kadar bilinenin ötesinde adımlar attığını” ortaya koyduğu değerlendirmesine yer verildi.</p>



<p><strong>“Ekonomik taleplerle başlayan süreç”</strong></p>



<p>İran güvenlik kurumları, başlangıçta ekonomik taleplerle ortaya çıkan şikâyetlerin kısa sürede yabancı istihbarat servisleriyle bağlantılı yapılandırılmış ağlar tarafından hızla ele geçirildiğini bildirdi.</p>



<p>Tahran’ın, silah kaçakçılığına, şifreli iletişim ekipmanlarına ve dış planlamayla uyumlu koordineli operasyonel taktiklere dair kanıtlar sunduğu aktarıldı.</p>



<p>İranlı yetkililer, bu sürecin psikolojik harp, siber operasyonlar ve sokak düzeyinde istikrarsızlaştırmayı içeren daha geniş bir stratejinin parçası olduğunu belirtti.</p>



<p><strong>Trump’ın mesajları ve algı</strong></p>



<p>Habere göre, protestolar sürerken Trump’ın kamuoyuna açık şekilde gösterilerin devamını teşvik ettiği ve “yardımın yolda olduğunu” söylediği aktarıldı.</p>



<p>Bazı analistler bu mesajların, ABD’nin İran’a yönelik hava saldırıları düzenleyeceği beklentisini güçlendirdiğini ve bu beklentiyle daha fazla kişinin sokağa çıktığını ifade etti. Ancak böyle bir saldırının gerçekleşmediği, buna karşın ABD’nin daha sonra bölgeye ciddi askeri yığınak yaptığı belirtildi.</p>



<p><strong>Washington–Tel Aviv eşgüdümü</strong></p>



<p>Dijital müdahalenin, Washington ile İsrail arasında İran politikası konusunda derinleşen eşgüdümle eş zamanlı gerçekleştiği bildirildi.</p>



<p>Trump’ın, Washington’da İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile bir araya gelerek Tahran’a yönelik stratejiyi görüştüğü aktarıldı. Görüşmenin, karışıklıkların ardından artan gerilim ve devam eden nükleer müzakereler ortamında yapıldığı kaydedildi.</p>



<p>Trump’ın Truth Social’da yaptığı paylaşımda, nükleer meselenin diplomatik yollarla çözülmesini tercih ettiğini söylediği, “Eğer bu mümkün olmazsa, sonucun ne olacağını görmemiz gerekecek” ifadelerini kullandığı aktarıldı.</p>



<p><strong>Starlink ve VPN tartışmaları</strong></p>



<p>Haberde, Trump yönetimi içinde Starlink mi yoksa VPN hizmetlerinin mi önceliklendirilmesi gerektiğine dair yoğun tartışmalar yaşandığı da belirtildi.</p>



<p>Dönemin Ortadoğu bürosu yöneticisi Mora Namdar’ın, Starlink’in internet tamamen kesildiğinde “tek etkili araç” olduğunu savunduğu ve bu amaçla dönemin Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya resmi bir not gönderdiği aktarıldı.</p>



<p>Buna karşılık bazı internet özgürlüğü uzmanlarının, VPN’lerin kullanıcıları coğrafi tespit riskine karşı daha iyi koruduğu ve daha geniş kitlelere ulaşabildiği uyarısında bulunduğu kaydedildi.</p>



<p><strong>Starlink İran’da yasadışı</strong></p>



<p>Haberde, Starlink terminallerinin Elon Musk tarafından geliştirilen sistemin parçası olduğu hatırlatıldı. Bu cihazların İran’da bulundurulmasının yasa dışı olduğu ve çok yıllı hapis cezalarına yol açabileceği kaydedildi. Buna rağmen, analistlerin ülkede on binlerce terminalin dolaşımda olabileceğini tahmin ettiği aktarıldı.</p>



<p>Güvenlik güçlerinin, izinsiz uydu ekipmanlarını hedef alan denetimler yürüttüğü ve yetkililerin “dış destekli istikrarsızlaştırma ağlarını” dağıtma çabalarını sürdürdüğü bildirildi.</p>
<p class="source"><b>Kaynak:</b> YDH</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hakyoluhaber.com/alinti-yazilar/abd-binlerce-starlink-terminalini-irana-soktu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsrailli General İsrail’in Yıkılacağı Tarihi Açıkladı</title>
		<link>https://www.hakyoluhaber.com/alinti-yazilar/israilli-general-israilin-yikilacagi-tarihi-acikladi/</link>
					<comments>https://www.hakyoluhaber.com/alinti-yazilar/israilli-general-israilin-yikilacagi-tarihi-acikladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakyolu Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Feb 2026 07:43:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Alıntı Yazılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hakyoluhaber.com/?p=3937</guid>

					<description><![CDATA[Paylaş İsrailli emekli Tümgeneral Yitzhak Brik, devletin mevcut gidişatı ve toplumsal yapısı üzerine dikkat çeken analizlerde bulundu. Brik, ülkenin içten yaşadığı derin kutuplaşmanın ve dış dünyada artan negatif algının stratejik riskler barındırdığını ifade etti. Yapılan değerlendirmelerde, İsrail’in kuruluşunun 100. yıl dönümünü görmeden siyasi veya toplumsal bir çöküş yaşayabileceği öne sürüldü. Emekli generalin bu açıklamaları, hem [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><br>Paylaş</p>



<p><a href="https://www.facebook.com/sharer.php?u=https%3A%2F%2Frasthaber.com%2Fisrailli-general-israilin-yikilacagi-tarihi-acikladi%2F" rel="noreferrer noopener" target="_blank"></a><a href="https://twitter.com/intent/tweet?text=%C4%B0srailli+General+%C4%B0srail%E2%80%99in+Y%C4%B1k%C4%B1laca%C4%9F%C4%B1+Tarihi+A%C3%A7%C4%B1klad%C4%B1&amp;url=https%3A%2F%2Frasthaber.com%2Fisrailli-general-israilin-yikilacagi-tarihi-acikladi%2F&amp;via=HaberRast" rel="noreferrer noopener" target="_blank"></a><a href="https://rasthaber.com/israilli-general-israilin-yikilacagi-tarihi-acikladi/#"></a><a href="javascript:if(window.print)window.print()"></a><a href="https://rasthaber.com/israilli-general-israilin-yikilacagi-tarihi-acikladi/#"></a></p>



<p>İsrailli emekli Tümgeneral Yitzhak Brik, devletin mevcut gidişatı ve toplumsal yapısı üzerine dikkat çeken analizlerde bulundu. Brik, ülkenin içten yaşadığı derin kutuplaşmanın ve dış dünyada artan negatif algının stratejik riskler barındırdığını ifade etti. Yapılan değerlendirmelerde, İsrail’in kuruluşunun 100. yıl dönümünü görmeden siyasi veya toplumsal bir çöküş yaşayabileceği öne sürüldü. Emekli generalin bu açıklamaları, hem askeri çevrelerde hem de kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.</p>



<p>Yitzhak Brik, İsrail toplumunun on yıllar içerisinde ciddi bir kutuplaşma sürecine girdiğini belirtti. Toplumun farklı kesimleri arasında kök salan ayrışmanın, devletin kurumsal işleyişine zarar verdiğini vurguladı. Özellikle sağ ve sol siyasi görüşler arasındaki mesafe ile Yahudi ve Arap vatandaşlar arasındaki gerilimin geri dönülemez bir noktaya ulaştığı ifade edildi.</p>



<p>Brik’e göre, bu iç parçalanma sadece sosyal bir sorun değil, aynı zamanda ulusal güvenlik tehdidi olarak nitelendiriliyor.</p>



<p>Toplumsal dokunun zayıflamasının, devletin karar alma mekanizmalarını felç ettiği ve kolektif direnci düşürdüğü belirtiliyor. General, bu durumun devletin her kademesine nüfuz ederek sistemi içeriden zayıflattığını dile getirdi.</p>



<p>Brik, yalnızca iç sorunlara değil, dış dünyadaki İsrail algısına da dikkat çekti.</p>



<p>Bölgesel düzeyde ve küresel ölçekte İsrail’e karşı gelişen nefretin, devletin sürdürülebilirliği önünde engel teşkil ettiğini savundu. Bu dış baskının, içteki kırılganlıklarla birleştiğinde jeopolitik bir risk oluşturduğu analiz edildi.</p>



<p>İsrail’in güvenlik stratejileri konusunda uzman olan Brik, askeri gücün toplumsal birlik olmadan tek başına yeterli olmayacağını savunuyor. Devletin bekasının, toplumun farklı katmanları arasındaki nefretin sonlandırılmasına bağlı olduğu görüşünü paylaşıyor.</p>



<p>Emekli Tümgeneral, İsrail’in önümüzdeki dönemde bu yapısal sorunları çözememesi halinde 100. kuruluş yıl dönümüne ulaşamayacağı iddiasını yineledi.</p>



<p>Bu öngörü, devletin kuruluşundan bu yana geçen sürede biriken sorunların kritik bir eşiğe ulaştığı varsayımına dayanıyor. Mevcut siyasi iklimin ve toplumsal gerginliklerin bu süreci hızlandırdığı belirtiliyor.</p>



<p>Açıklamalar, İsrail savunma ve siyaset koridorlarında devletin uzun vadeli varlığına dair yapılan nadir ve sert eleştiriler arasında yer alıyor.</p>



<p>Brik, çözümün ancak toplumsal uzlaşı ve radikal politika değişiklikleriyle mümkün olabileceğini ifade ederek mevcut tablonun ciddiyetini vurguladı/aydınlık</p>



<p></p>
<p class="source"><b>Kaynak:</b> RASTHABER</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hakyoluhaber.com/alinti-yazilar/israilli-general-israilin-yikilacagi-tarihi-acikladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
