Sivil darbe metotlarının beşinci aşamasında, kontrollü gerilim stratejisi uygulamaya konuyor. Bu yönteme göre ekonomik manipülasyonların körüklenmesi sağlanıyor. Gezi eylemlerinden sonra sürekli bir gizli kriz söyleminin dile getirilmesi ile etnik ve mezhepsel farklılıkların kaşınması (Alevi-Sünni geriliminin artırılması için Alevi vatandaşların evlerine çarpı işaretleri konulmuştu. Örneğin Hatay Reyhanlı’da 51 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırılar, söz konusu planın eyleme dönüştüğü operasyonlardan birisiydi.
Siyaset ve ekonomi uzmanları, İran’daki ekonomik sıkıntıların, artan gıda fiyatlarının İran’da bazı kesimleri sokağa inmenin eşiğine getirdiğini ifade ediyorlardı. Sadece zaman bilinmiyordu. Cia ve Mossad, düğmeye basmak için bir fırsat bekliyordu. Bu fırsat gecikmedi. İran’da döviz kurunun ulusal para birimi karşısındaki yükselişi ve İran Riyalinin ciddi ölçüde değer kaybetmesi karşısında; Tahran Alaeddin Alışveriş Merkezi’nde bulunan Bazariler (esnaf sınıfı) 28 Aralık 2025 tarihinde kepenk kapatıp protestolara başladı. Ardından; Lalezar, Çeharsuk ve Cumhuriyet Caddesi ve çevresindeki diğer ticari merkezlerdeki işletmeler kepenkleri indirdiler.
Tam da bu noktada, Cia ve Mossad düğmeye bastı. İran şehirlerinde protestolar patlak verirken, #FreeThePersianPeople etiketi X platformunda trend oldu. Tweet Binder’dan elde edilen veriler, paylaşımların çoğunun organik etkileşimden yoksun olduğunu ve dijital kampanyanın İran içinden kendiliğinden ortaya çıkmayıp; İsrail’le veya İsrail yanlısı çevrelerle bağlantılı dış ağlar tarafından yönetildiğini ortaya koydu. Bu ağlar, ivme yaratmada ve söylemi belirli jeopolitik hedeflere yönlendirmede merkezi bir rol oynadı. Kampanyanın en yoğun döneminde, mevcut ve eski İsrail yetkililer, vekil hesaplardan ayrı olarak doğrudan katılım gösterdiler. Örneğin, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir şöyle bir tweet attı;
“İran halkı, katil diktatör Hamaney’den kurtulmuş, özgür bir yaşamı hak ediyor. Sizin yanınızdayız!”
Eyal Yakoby ve Hillel Neuer adlı Mossad elemanları, İranlı yetkilileri aşırı şiddet uygulamakla suçlayan şu tweetleri attılar; “Son Dakika: İslam Cumhuriyeti’nin haydutları İran sokaklarında silahsız İran vatandaşlarını vuruyor”
Cia ve Mossad da, çok önceleri devşirmiş oldukları NGO (Hükümetdışı Kuruluşlar)’ları ve İranlı ajanları devreye soktu. Meşru taleplerle protesto gösterisi yapan Bazarilerin arasına sızan Cia ve Mossad ajanları “azadi/özgürlük” şeklinde slogan attılar. Mossad ve Cia; Keşm, Zencan ve Hemedan başta olmak üzere çeşitli kentlerdeki ajanları marifetiyle iğfal ettikleri sade vatandaşları sokağa döküp “Diktatöre ölüm!”, “Hamaney’e ölüm” şeklinde slogan attırdılar.
Emirkabir, Beheşti, Hâce Nasır, Şerif, Tahran Bilim ve Teknoloji Üniversitelerinin yanı sıra İsfahan Teknoloji Üniversitesi ve Yezd Üniversitesinde okuyan öğrenciler de, muhalif göstericilere katıldılar.
Rehber Ali Hamaney, protestoların başlamasından sonra 3 Ocak’ta yaptığı açıklamada, ülkede protestolara yol açan ekonomik taleplerin meşru olduğunu ancak inkılap düşmanlarının göstericilerin arasına sızıp, halkın ekonomik sorunlarından siyasi rant devşirmeğe çalıştığını ifade ederek; ülkeyi güvensiz hale getirmek isteyen gruplara karşı ise sert tedbirler alınması gerektiğini söyledi.
Seyyid Ali Hamaney, 9 Ocak’taki konuşmasında ise, ABD Başkanı Donald Trump’ı, gösterileri körüklemekle suçlayarak “yabancı güçler tarafından desteklenen ajanlara müsamaha gösterilmeyeceğini” ifade etti. Rehber devamla; “Herkes bilmelidir ki İslam Cumhuriyeti yüz binlerce şerefli insanın kanıyla iktidara geldi, sabotajcıların karşısında geri adım atmayacaktır.” ifadelerini kullandı.
Bunun üzerine, Bazariler ve ekonomik kaygılarla protestolara destek veren sade İran vatandaşları gösterilerden vazgeçip, İran yönetimini devirmek isteyen Amerikancı kalkışmacıları ve sabotajcıları yalnız bıraktılar.
Devam edecek ,,,