Barış meselesi; Bozkırın kavruk suratlı, yoksul Türk annesi ile pamuk tarlasında çalışmaktan elleri nasır tutmuş, yoksul Kürt annenin meselesidir.
Gelin, “Barış Çığlığı” üzerinden hakikate ve adalete hizalanalım.
Şimdi sesleniyoruz barış için yanıp tutuşan, umudu yüreğinde taşıyan herkese!
Şimdi sesleniyoruz; hayatının baharındaki evladını asker ocağında kaybetmiş, bozkırın kavruk suratlı, yoksul Türk annesine.
Şimdi sesleniyoruz; evladını dağda yitirmiş, pamuk toplamaktan elleri nasırlı, acısı dinmeyen yoksul Kürt annesine.
Şimdi sesleniyoruz;Toroslarin doruklarında ekmeğinin derdinde olan Yörük annesine.
Şimdi sesleniyoruz; Ankara Garı katliamında annesini, babasını, kardeşini, evladını, yârini kaybeden genç kıza, genç delikanlıya, yüreği daglanmış babaya, yetim çocuğa, öksüz evlada.
Şimdi sesleniyoruz; Soma’da, Ermenek’te ekmek teknelerinde yitip giden canların geride kalan, adaleti bekleyen kederli ailelerine.
Şimdi sesleniyoruz; Gezi’de, barışçıl eylemlerde şiddetin gölgesinde kalan, özgürlük aşkıyla dimdik duran gençlere.
Şimdi sesleniyoruz; kırk yıldır evladının kemiklerini arayan Berfo Ana, Emine Ana gibi, yüreği parçalanmış, evlatlarının cesetleri peşinde koşan Cumartesi Annelerine. Metinleri Cemilleri unutmayın.
Şimdi sesleniyoruz; kayıp çocuklarını arayan Diyarbakır annelerine, hakikat ve adalet arayışından vazgeçmeyen tüm cesur yüreklere.
Şimdi sesleniyoruz; gözünü budaktan esirgemeyen, onurlu bir gelecek davasına sevdalı, bu toprakların tüm fedakâr insanlarına!
Bu sizin davanız. Bedeli siz ödüyorsunuz barışa ses verin…
n.asln.