Andaç Aydın Arıduru
andacaydinariduru@gmail.com
Hazine ve Maliye Bakanlığı 2025 yılı ekim ayı bütçe dengesi verilerini yayımladı. Yayımlanan 2024 ve 2025 yılları Ocak-Ekim dönemi Merkezi Yönetim Bütçe Denge Tabloları, bütçe finansmanının yükünün sermaye kesiminden alınarak, ücretleriyle geçinmeye çalışan geniş halk kitlelerinin üzerine yıkıldığını ortaya koydu. Hazinenin faiz ödemeleri ocak-ekim döneminde geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 73,5 oranında arttı. 2025 yılında merkezi bütçeden ayılan faiz giderleri bütçesinin yüzde 93,3’ü kullanılırken ücretlerden alınan gelir vergisi ve dolaylı vergiler bütçenin ana kaynağını oluşturdu.
Vergi gelirlerinin alt kalemleri incelendiğinde, şirket karları üzerinden alınan kurumlar vergisindeki artışın son derece düşük kaldığı görüldü. 2024 yılının Ocak-Ekim döneminde 685 milyar 236 milyon TL olarak gerçekleşen Kurumlar Vergisi tahsilatı, 2025 yılının aynı döneminde 868 milyar 139 milyon TL seviyesine çıkabildi.
Şirketlerin ödediği vergideki yıllık artış oranı yüzde 26,69 seviyesinde oldu. Türkiye’de yıllık enflasyonun ve yeniden değerleme oranlarının çok daha yüksek seyrettiği bir ortamda, yüzde 26,69’luk bir artış varken Ekim ayında TÜİK tarafından açıklanan yıllık enflasyon yüzde 32,87 seviyesine idi. Artış oranının enflasyona göre yüzde 6,18 puan düşük kaldı. Şirketlerin ödediği vergi böylece reel olarak azaldı.
Sermaye kesimi için tablo böyleyken, emeğiyle geçinen milyonlar için durum tam tersi oldu. Ücretini daha eline almadan “kaynakta kesinti” (tevkifat) yoluyla vergisini peşin ödeyen ücretli çalışanların üzerindeki vergi yükü katlandı.
“Gelir vergisi tevkifatı” kalemi 2024 yılının ilk 10 ayında 1 milyar 89 milyon 500 bin TL düzeyindeyken 2025 yılının ilk 10 ayında ücretlerden kesilen gelir vergisi miktarı 2 milyar 90 milyon 595 bin TL’ye çıktı. Ücretli emekten alınan gelir vergisi geçen yıla kıyasla yüzde 92 oranında arttı. 2025 yılında tevkifat yoluyla toplanması hedeflenen gelir vergisi 121,9 milyar TL aşılmış oldu.
Gelir vergisindeki geçtiğimiz yıla göre artış oranı yüzde 91,9 oldu. Gelir vergisi tahsilatı, kurumlar vergisi tahsilatının yaklaşık 2.6 katına ulaştı. Böylece, devletin kasasına giren her 1 liralık kurumlar vergisine karşılık, Üctretli emeğin cebinden 2.6 lira gelir vergisi alınmış oldu.
Katma Değer Vergisi (KDV) tahsilatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 58,29 oranında artış gösterdi. Vatandaşın belini büken bir diğer kalem olan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) gelirleri ise toplamda yüzde 38,89 oranında yükseldi. ÖTV’nin alt kalemlerine mercek tutulduğunda, toplu taşımadan nakliyeye iğneden ipliğe her şeye zam olarak yansıyan petrol ve doğalgaz ürünlerindeki vergi artışı yüzde 31,78 olurken; otomobil sahibi olmayı hayal haline getiren motorlu taşıt alımlarındaki ÖTV tahsilatı yüzde 46,09 oranında arttı.
Gelir vergisindeki yüzde 92 düzeyindeki rekor artışa ve KDV, ÖTV gibi dolaylı vergilerdeki yüksek tahsilata rağmen, bütçe 10 ayda 1 trilyon 440 milyar TL açık verdi. Faiz dışı dengenin 379 milyar TL fazla vermesine rağmen faiz giderleri ve teşvik ödemeleri bütçedeki açığı büyüttü. Kurumlardan alınan vergilerin yüzde 31’i ise yine kurumlara ödenen sigorta primi işveren payı teşvikleri yatırımlara verilen teşvikler ile yine doğrudan patronlara döndü. Verilen teşviklerin boyuru ise geçtiğimiz yıla göre yüzde 14 oranında büyüdü.
Yurttaşlardan toplanan devasa vergilerin nereye harcandığı sorusunun cevabı ise “Faiz Giderleri” kaleminde gizli. 2025 yılının ilk 10 ayında bütçeden yapılan faiz harcamaları 1 trilyon 819 milyar TL’ye ulaştı. Geçtiğimiz yıla göre yüzde 73,5 oranında artan faiz giderleri ödemesi 2025 yılı bütçesinde yapılması beklenen toplam faiz ödemelerinin yüzde 93,3’üne gitti. Hazine yılın ilk 10 ayında her gün ortalama 6 milyar lira, her saat ise yaklaşık 250 milyon lira faiz ödemesi yapıldı.
Kaynak: EVRENSEL